Kategori: Haberler

post thumbnail

Ofset Baskı Makineleri (2)

1.5.Tabaka Ofset Baskı Makine Üniteleri

1.5.1.Kâğıt Verici Asansör

a-Emici sistem

19. yüzyıl sonlarına kadar kâğıt verme işlemi el ile yapılırdı. Ofset makinelarının gelişmesi ile kâğıt verici sistemler geliştirilmiştir. 1792 de Alman mühendis Klein ilk olarak istifdeki kâğıdın en üst tabakasının hava üfleyici ile kaldırılmasını denemiştir.

Kalkan kâğıt ön pozaya ulaştırılmıştır. Başlangıçta kırma makineları için düşünülen bu sistem bugün dahi uygulanmaktadır.

b-Rotary sistem (Spiess)

bu sistemde kâğıt, transport bantları ile alınıp yürütülürdü. Vakum kullanılmazdı. Vakum ile kâğıdın emilmesi sonradan sağlanmıştır. En üstteki, serbest duran kâğıt küçük bir sürtme çarkı ile hareket ettirilip, pozaya götürülür. Aparatın çalışması muntazamdır. Kâğıt havalandırma için makinenın durdurulması gerekmez.

Rotary kâğıt verici sistem bugün, özellikle kırma makinelarmda kullanılmaktadır.

c-Nonstop kademeli sistem

mabeg ve Spiess gibi özel kâğıt verici asansör imalatçı firmalar, günümüzde bu sistemi uygulamaktadır. Verici asansörün kalbini teşkil eden ve kâğıt istifi üzerinde bulunan emici kafa, emme, üfleme ve hava akımını mekanik olarak düzenlemektedir. Kâğıdın arka kenarında bulunan iki emici, kâğıdı birbirinden ayırır ve ileri doğru iter. Aynı anda ayak biçiminde şekil verilmiş olan bir üfleyici altta kalan kâğıtlara basınç yapar. Böylece bu kâğıtların, en üstteki kâğıtla birlikte emilmesi önlenmiş olur. Bu arada diğer iki üfleyici 5 ile 8 tabakayı üfleyerek birbirinden ayırarak havalandırır. Havalanan kâğıtlardan en üstte bulunan, iki adet taşıma emiciler tarafından kaldırılıp 10 cm. kadar öne itilir, kâğıt, tabla üzerinde 2 transport makaralarının altına itilmiş olur. Taşıma emicileri tekrar geri dönüp diğer kâğıdı alırlar, bir önceki kâğıdın altına sürerler. Böyle devam edip giden kâğıt taşımacılığı, kâğıtlara merdiven gibi bir kademe biçimi verir. Bu sebeple sisteme nonstop kademeli sistem diyoruz.

Emici kafa, üfleyiciler, kâğıt ayırma emicileri, taşıma emicileri, havalanan kâğıdı tekrar yere indirici fırçalar, düzenleyici ağırlıklar ve ayaklar hareketli oldukları gibi kâğıt ve baskı şartlarına göre ayarlanabilir. Yerleri değiştirilebilir.

Kâğıt baskıya geçtikçe verici asansör yukarıya doğru hareket eder. İstif asansöründe birkaç yüz kâğıt kalınca -ki bu kâğıtlar demir çubuklar üzerinde dururlar-alt kısma kâğıt istifi yapılıp, üstteki kalan kâğıtların seviyesine kadar yükseltilir. Sonra demir çubuklar çıkarılır. Böylece makine durdurulmadan kâğıt istifi yapılmış olur. İşte bu imkânlardan dolayı “Nonstop” yani durdurmadan kâğıt istifi terimi kullanılır.

1.5.2.Kâğıt Girişi

a-Aparat tablası

Aparat tablası, verici asansör ile baskı ünitesi arasındaki bağlantıyı teşkil eder. Üzerinde sonsuz dönen 4 ile 8 adet transport bantı vardır. Daha üstte çelik borudan yapılmış bir çerçeve bulunur. Bu çerçeve üzerine monte edilmiş olan ve ayarlanabilir nitelikteki plastik tekerlekler, fırça makaraları, bilyalar, kâğıdı durdurucu ve düzeltici fırçalar, tabla üzerinde yürüyen kâğıt tabakalarına yön verirler.

b-Kâğıt düzeltme mekanizmaları

Baskı ünitesi ile temas etmeden önce çok kısa bir süre durdurulan kâğıt, makaslara paralel hale getirilir. Hafif bir yamukluk varsa düzeltilir.

c-Poza düzeni

Düzeltilen kâğıt,poza mekanizması tarafından yana doğru itilerek veya çekilerek,yan tarafının düzgünlüğüde sağlanmış olur.Yan poza,ileri geri hareket eden bir segman ve bunun da üzerindeki yine hareketli bir kâğıdı yana doğru çeken veya iten makaradan oluşur.Her ikisi, durdurulmuş olan kâğıdı 2-6 mm arasında iter veya çeker.

d-Makaslar

Ön ve yan pozası ayarlanan kâğıt, makaslar tarafından sıkıca tutulur ve döner haldeki baskı kazanına itilir, basılan kâğıt istife giderken makaslar geri döner ve yeni kâğıdı baskı kazanma götürür.

e-Emniyet düzeni

Emici kafa ile makaslar arasında, makineların tiplerine göre değişen güvenlik tertibatları bulunur. Bunlar çift kâğıt akımını, kâğıdın geçmemesini veya kâğıdın eğri veya kırışık olma durumlarını kontrol ederler ve makinenın süratini rölantiye alır. Gerekli elektrik kontağı, ya doğrudan doğruya mekanik dokunma şeklinde fotosel ile yani ışık teması ile sağlanır.

3-Kâğıt İstif asansörü

Tüm ofset makinelarında, basılan kâğıtlar zincirli makas sistemi tarafından alınır ve istif asansörüne gönderilir. Hızla gelen kâğıtlar emici silindir tarafından durdurulur, daha doğrusu kâğıtların hızı kesilir. Yanlardaki düzenleyiciler ise kâğıtların yan düzenlemelerini sağlarlar.

4-Ayar düzeni

Baskıya başlamadan önce makinenın baskıya hazır hale getirilmesi gerekir. Bunu sağlayacak olan baskı ustası ve onun yardımcısı el ele verip makine ayarlarım gözden geçirir. Böylece kalıp, kâğıt, boya ve baskı makinesı arasında gerekli uyum sağlanabilir.

Ayar için yapılması gereken işlemler şunlardır:

Kalıp, kazana, germe çubuğu vasıtası ile takılır, vidalanır. Ayar rehber ve skalası, kalıbın düzgün ve ortalıklı takılmasında yardımcı olur. Daima aynı kalınlıktaki plaka tipi kullanıldığı taktirde, alt besleme standart olur ve ayrıca sorun yaratmaz.

Kâğıt, havalandırılarak asansöre yerleştirilir. Ebadına göre daima makinenın ortasına ayarlanır. Önemli olan, kâğıt istifinin asansörde havalı olarak yerleşmiş olması ve kenarlarının birbirine yapışık olmamasıdır. Boya mümkün olduğu kadar kutudan alındığı gibi kullanılabilmelidir. İlave gerekiyorsa, mermer taş üstünde veya duruma göre boya haznesinde spatül ile iyice karıştırılır. Boyanın rengi, baskı orijinaline, inceliği de kâğıda uygun olmalıdır. Kalıptaki şekillerin durumuna ve hizalarına göre, boya ayar vidaları ile boya akış ayarı yapılır. Makine ayarlarından bazıları her baskı başlangıcında yapılır. Bazı ayarlar ise, işin durumu ile direkt olarak ilgilidir. Ayar için başlıca hareket noktası kâğıdın ebadı, kalınlığı ve cinsidir. Buna göre aşağıda deyinebileceğimiz ayarlamalar yapılır.

Baskı Ünitesi: Kâğıt, boya ve kalıbın cinsine göre boya ve su merdaneleri ve bunların kalıpla temas durumlarıkontrol ve ayar edilir. Ezici merdanelerin basıncı 1/10 mm kalınlığındaki astralon bantlarla ayarlanır.

Kâğıt Girişi: Emici kafa, kâğıdın özelliğine göre hassas şekilde ayarlanır, vakum lastikleri düzenlenir vekontrolden geçirilir.Tabla ve Pozaları: Kâğıtların tabla üstünde teker teker gönderen transport makaraları basınçları, sperler,makaslar ve çift kâğıt kontrol elemanları birer birer gözden geçirilir, gerekli düzenlemeler yapılır.Kâğıt İstifi: Basılan kâğıtların, tek renkli makinelarda istife, çok renkli makinelarda 2. baskı ünitesine gönderilmesi için gerekli kontrol ve ayar yapılır

Bütün bu temel ayarların doğru ve eksiksiz olup olmadığını kontrol etmek için aşağıda sıralanan biçimde baskıya geçilir.

Kâğıt, boya ünitesi çalıştırılmadan boş olarak makineden geçirilir.

Merdanelere boya verilir.

Yıkanmış ve su verilmiş olan kalıba ilk boya verilir.

İlk baskıya geçirilir.

Makineden çıkan ilk kâğıtlar üzerinde gerekli renk tonu, boya dağılımı, resimlerin duruşu, montaj hataları, kayma, çiftleme ve her türlü ayar bozuklukları hassas şekilde tetkik edilir. Birkaç baskıdan sonra boya-su dengesinin de kurulmuş olması gerekir.

Sorumludan baskı onayı alınır ve esas baskıya başlanır.

BASKI

Esas baskının başlangıcından bitimine kadar baskıcının dikkat etmesi gereken hususlar: Renk tonunun aynı kalması, Ayarlı baskının bozulmaması, Basılan işin temizliği, Makinenın emin biçimde çalışması, Kâğıdın daima düzgün gitmesi, Az boya ve az su ile kurulan dengesinin sürdürülmesi.

5-Mürekkep ünitesi

Ofset sisteminde gerekli boya film tabakası 1/500 mm kalınlığındadır ve tipoya nazaran daha incedir. Boya haznesinden baskı kalıbına gelen boyanın bu kadar incelmesi için merdanelerin saısı, düzeni ve çaplan büyük önem taşır. Merdanelerin başlıca görevi, boyayı rastgele inceltip kalıba vermek değildir. Önemli olan, boyanın tüm plakaya eşit incelikte dağılmasının sağlanmasıdır. Bunun sağlanması için merdanelerin sürtünme diğer mekanik ve ısıya dayanıklı olması gerekir. Ayrıca kademesiz ve hassas boya ayar imkanı+, kaliteli baskı faktörlerinden birisidir.

Her tabaka ofset makinesinde, bir taşıyıcı merdane bulunur. Bu merdane, boya haznesine bitişik verici silindirden boyayı alır ve ezici geniş silindire verir. Sağa, sola hareket eden küçük çaplı ezici merdaneler (vargel) büyük silindire yardımcı olurlar. Bu merdaneler, çelik, bakır veya plastikten yapılmıştır. Bu konuda mevcut üç ayrı sistem yürürlüktedir. Boya ünitesi imalatçıları bu sistemler üzerinde birleşememektedir.

Birinci sistemde boya silindirleri, baskı kalıbı kazanının yarıçapı kalınlığındadır.

İkinci sistemde ise silindir çapları daha küçüktür. (Roland, Narris)

Üçüncü sistemde ise irili ufaklı birçok silindir iki sistemin karışımım oluşturmaktadır. Bu sistem biraz pahalıya mal olur. (Roland parva, Color-Metal, Solna gibi)

Boya ünitesindeki silindir alanlarının kalıp kazanına olan orantısı ilgili boya ünitesinin kalitesi hakkında bir bilgi verir, ancak bu orantının aşırıya kaçması bir şey kazandırmaz.

Baskı kalıbı ile direkt temas halindeki merdaneler arasında da bazı farklılıklar mevcuttur. Şöyleki:

Bütün merdanelerin aynı kalınlıkta boya vermesi,

Her merdanenin kendinden öncekine oranla daha çok boya vermesi,

En çok boyayı en son merdanenin vermesi (Parva)

İlk iki merdanenin diğerlerine oranla daha çok boya vermesi,

Yukarıdaki sistemler arasında, uygulama yönünden pek kayda değer farklılık yoktur. Boya üniteleri, modern baskı makinelarının güçlü ve güvenli unsurlarından birisidir.

6-Su ( nem ) ünitesi

Su ünitesi, ofset sisteminin zayıf ve problem yaratmaya devam eden bir ünitesidir. Gerek baskı başlangıcında ve gerekse yaş baskı diyebileceğimiz veb ofsette, boya yoğunluğunun denge dışına çıkmasına neden olmaktadır.

Boya-su dengesinin kurulması, muhafaza ve kontrolü, önemli bir miktar fersude baskıya sebep olur.

Kuru ofset (Letterset) ile su kullanımı kaldırma deneyleri pek başarılı sonuçlar verememiştir; çünkü yuvarlak klişe maliyetinin yüksekliğini bir yana bırakalım, kauçuktan baskı, dengesiz bir tram noktası vermektedir. İnce noktalar yayılmaktadır. Boya merdanelerinin ince ayarı ve sürekli kontrolü için harcanan emek ve zaman, su ünitesine harcanandan daha az değildir.

Bu nedenle Avrupa’da ve özellikle Amerika’da su ünitesinin geliştirilmesi, zayıf yanlarının düzeltilmesi için çaba harcanmaktadır.

En çok uygulanan sistemdir. Su haznesindeki krom kaplamalı çelik silindirden alınan su, bez hortumlu verici merdaneye aktarılır. Su merdaneleri, su emici havlu gibi bez

post thumbnail

Ofset Baskı Makineleri (1)

1.1.Tanımı ve Çeşitleri

Ofset baskıyı tabaka ofset ve rulo ofset olarak ikiye ayırmamız gerekir. Tabaka ofset makineları, adından da anlaşılacağı gibi kesilmiş tabaka kâğıtlara baskı yaparken rulo ofset makinelarmda bobin kâğıtlar kullanılır, bunlara ileride temas edeceğiz.

Şimdi tabaka ofset konusunu inceleyelim:

Tabak ofseti üç grupta toplayabiliriz:

1) Büro teksir makineları

2) Küçük ofset makineları

3) Orta ve büyük boy ofset makinelan

1.2.Büro Tipi Makineler

Takriben 25-35 cm baskı alanına sahip olan bu makinelerle büro için gerekli formüller, cetvel işleri, küçük el ilanları gibi şeyler basılır. Bu tip makinelerin normal çalışma alanları budur, ama ihtiyaçlar insana neler yaptıramaz. Bazı küçük matbaalarda bu makinelerle renkli kartpostal, tebrik ve hatta takvim basıldığını da görebilirsiniz. Renkli işlerin pek hassas ve temiz basılamamasın başlıca nedenleri boya ve su merdanelerinin sayı ve çap itibarıyla yetersiz olması ve ayrıca siper ve poza ayarlarının yeterince hassas olmasıdır. Genellikle negatif film ve dolayısıyla negatif hazır emayeli kalıplar kullanılır, bu kalıplar karton ve alüminyumdandır

1.3.Küçük Ofset Makineleri

Büro teksir makineleri da aslında küçük ofset makineleri sınıfına dahildir. Fakat küçük ofset makinesi derken 46-64 cm makineler dahil olmak üzere tüm bu ebadın altındaki makineler kastedilir. Çok çeşitli fabrikalar bu tür makineler imal etmektedirler.

ı-Küçük ofset makinelerinin çalışma sistemleri

Çok değişik ebat, baskı sürati ve kalitede makine bulunması nedeni ile seçimde yardımcı olabilmek kastıyla bazı özelliklerden söz etmekte yarar vardır. Çünkü bu ölçüdeki makinelerin alıcısı çoktur. Halbuki büyük boy tabaka ofset veya rulo ofset alımından önce zaten piyasa araştırması tüm detayları ile yapılmaktadır veya yapma imkanını büyük firmalar bulabilirler.

Makinenin boya ve su ünitesinin sahip olduğu merdane sayısı arttıkça, boya-su dengesi kolay sağlanır. Boya kâğıda daha eşit biçimde dağılır. Makinenin çift kâğıt veya kâğıtsız baskı yapmasını önleyen kontrol sistemine sahip olması bir avantajdır. Makinenin baskı ölçüsü, çok kullanılan kâğıt normuna uygun olmalıdır.

Makinenin numaratör, perforaj veya ikinci bir rengi de basabilecek konstrüksiyona, sahip olup olmadığı araştırılabilir.

Makinenin geçirebileceği kâğıt kalınlığı bir hayli önemli olabilir.

Makinenin sağlamlığı ve ağırlığı, titreşim yapıp yapamayacağı hakkında bir fikir verebilir.

Bütün bu özellikler ve saatteki baskı sürati makinenin fiyatı ile doğru orantılı olmalıdır.

1.4.Orta ve Büyük Ofset Makineleri

Bu gruba 50-70 cm den 110-160 cm ebadındaki kâğıtlara baskı yapabilen makineler dahildir.

Bu alanda 15-20 fabrikanın ürettiği 100 ün üzerinde makine modeli bulunmasına rağmen, makinelerin konstrüktif özellikleri birbirine çok yakın olduğu için bunları kavramak, küçük ofset ve rulo ofsetlere oranla daha kolaydır.

1970 yıllarına kadar genellikle tek renkli makineler çoğunlukta idi. Fakat artık bu makineler çoğunlukla küçük matbaalar tarafından kullanılmaktadır. Kapasitesi büyük olan matbaalar tek renkli makineleri 3. veya 5. renk baskısı, yaldız baskısı veya arka baskı için kullanmaktadır. Çift renkli ve 4 renkli ofset baskı makineleri daha rasyonel basım imkanı sağlamaktadır. Tüm ofset makinelerinin ortak özelliği, kalıp, kauçuk ve baskı kazanlarının silindirik biçimde olması ve dönerek hareket etmesidir. Bu özellik, ofsetin hızlı bir baskı sistemi olmasını sağlamıştır. Boya – su dengesinin sağlanmasından doğan problemlerin ortadan kaldırılması ve renk doyumunun sağlanması için letterset denilen, fotopolimer klişelerle baskı yapan kuru ofset makineleri geliştirilmiştir. Ancak bunlarla ulaşılan kalite henüz tam tatmin edici değildir.

1.4.1.Tek Renkli Makineler

Bu makinelar üç silindir sistemi ile çalışır: Kalıp, kauçuk ve baskı kazanları normal olarak aynı büyüklüktedir. Bazı makineların baskı kazanı küçüktür. Kauçuk ve kalıp kazanının çapları ise iki kat çapındadır. Diğer önemli özellikleri kâğıt ebadına göre değişmektedir. Makinelar arasında başkaca kayda değer bir farklılık yoktur. Çünkü makineda yüksek baskı süratine ulaşmak ve kalite faktörleri, donanımdan tasarruf etmeyi engellemektedir.

1.4.2.Çok Renkli Makineler

a-Silindir düzenine göre makineler

1-Parelel dizi kazan sistemi

tek renkli makinelardaki kal, kauçuk, baskı kazan takımları birbiri ardına birbirlerine paralel olarak dizilmiştir. Her ünite, yani kazan takımı ayrı baskı kazanına sahiptir. Üniteler arasında bulunan nakil kazanı, kâğıdın taşınmasını sağlar. Renk sayısına göre üniteler altıya kadar çıkar. Mesela, dört renk ön ve iki renk arka baskısı yapılan kâğıt, istife gider. M.A.N. Nebiolo, Color-metal Marinoni, Planeta gibi makinelar böyle çalışır.

2-Roland beş kazanlı sistem

Burada iki kalıp ve iki kauçuk kazanı arasına bir baskı kazanı yerleştirilmiştir. Kazanlar dikey biçimde ve hafif kavisli olarak dizilmiştir. İki renk baskısı yapılan kâğıt, zincirli taşıma sistemi tarafından alınır ve diğer çift renk ünitesine veya istife gönderilir. Roland, Solna ve König-Bauer fabrikaları bu sistemi uygulamaktadırlar.

3-V sistem makineler

yan yana dizilen iki kalıp ve iki kauçuk kazanının altında bir baskı kazanı bulunur. Çift renk basan bu ünite bir V şekli oluşturur. Çift renk baskı yapılan kâğıt, aktarma kazanı vasıtası ile diğer üniteye geçerek diğer iki rengi alır veya istife gider. Çift veya 4 renkli Doğu Alman yapısı Planeta makinelanndan bazıları bu sisteme sahiptir.

4-Satelite sistem makineler

Dörts veya daha fazla baskı ünitesi bir büyük baskı kazanı etrafında toplanmıştır. Makaslar kâğıdı bir defa tutar ve tüm renklerin basımından sonra taşıma ünitesine teslim eder. Bu sistemin avantajı ayar hassasiyetini büyük ölçüde sağlamasındadır. Bu sisteme “Vomag” sistemi de denmektedir.

5-Ön –Arka baskı makineleri

Bu sistemde tabaka kâğıt, aynı baskı ünitesinde hem ön, hem de arka yüzüne baskı alır ve üniteyi terk eder. Burada kauçuk kazanlar arasından geçen kâğıt, gerekli baskı basıncını her iki kauçuk kazanlarından alır. Kauçuk

Düzeltilen kâğıt, poza tertibatı tarafından yana doğru çekilerek, onun yan düzgünlüğü de sağlanmış olur. Yan poza, ileri geri hareket eden bir segman ve bunun da üzerindeki yine hareketli bir kâğıdı yana doğru çeken makaralardan oluşur. Her ikisi, durdurulmuş olan kâğıdı 2-6 mm çeker.

post thumbnail

Renklerin Dili

Renklerin Dili

Renklerin Dili – Yeşil
Renklerin Dili – Kahverengi
Renklerin Dili – Kırmızı
Renklerin Dili – Sarı
Renklerin Dili – Turuncu
Renklerin Dili – Mavi
Renklerin Dili – Pembe
Renklerin Dili – Beyaz
Renklerin Dili – Siyah

Renklerin insanlar üzerindeki etkisi hiç de yabana atılır cinsten değil. Her ne kadar ‘zevkler ve renkler tartışılmaz’ dense de uzmanların elde ettikleri dikkat çekici sonuçların bu tartışmanın yapılmasında gecikildiğini açıkça gösteriyor.Girdiğiniz bir lokantadan neden kalkmak istemediğiniz, yolda yürürken neden birden bire acıktığınız, neden kapalı bir alanda otururken sıkıldığınız ya da neden bir kişi ile konuşmaya kalktığınız zaman size kaçamak cevaplar verdiğini hiç merak ettiniz mi?

İnanmayacaksınız belki ama işte bütün bunların cevabı renkler…Renkler kendi dilleriyle karşınızdakine, muhatabınıza sizin karakterinizi sizden önce anlatıyor. İşte renklerin yadsınamaz etkisini fark eden batılı şirketler, bunu iş hayatında sıklıkla kullanmaya başlamış ve çok da başarılı olmuşlar. Hayatımızı şekillendiren, bizi kimi zaman neşeli, kimi zaman da düşünceli yapan renkler ve marifetleri saymakla bitmez.

Renkler hayatımızın parçası. Peki renklerin hayatımızı nasıl etkilediğini biliyor musunuz? Renk seçiminin kimi zaman karakterimizi yansıttığından ya da seçtiğimiz rengin bize olumlu ve olumsuz etkileri olduğundan haberiniz var mı?

KIRMIZI : Bu renk canlılık ve dinamizmle ilgili bir renktir. Mutluluğu temsil eder. Kırmızı renk, fiziksel olarak; ataklığı, canlılığı ve duygusal bağlamda; bir işi sonuna kadar götüren azmi ve kararlılığı gösterir.

İştah açar. O yüzden dünyadaki gıda firmalarının çoğu logosunda kırmızıyı kullanır. Kırmızı tansiyonu yükseltir, kan akışını hızlandırır. Yanlış bir inanış vardır; boğaların kırmızıya saldırdığı sanılır. Oysa boğalar renk körüdür. Kırmızıya değil, kendilerine sallanan koyu renkli beze saldırır. YEŞİL : Duygusal olarak bizi en çok etkileyen bir organımız olan kalp organının , bu rengin yaydığı enerji alanında olduğu düşünülür. Doğanın ve baharın rengidir. Güven veren renktir. O yüzden bankaların logolarında hakim renktir. Yeşil yaratıcılığı körükler. Bu yüzden büyük lokanta mutfaklarında yeşil tercih edilir. Hastanelerde de yeşil rahatlatıcı özelliği nedeniyle kullanılır. Yeşil alanda insanların daha az mide rahatsızlığı çektiği saptanmıştır.

SİYAH : Duygusallığı ve hüznü simgeler. Gücü ve tutkuyu temsil eder. Bizde ve batıda siyah matemi temsil ederken, Japonya’da siyah mutluluktur. Siyah fonda kullanılırsa karamsarlığı çağrıştırır. Einstein konsantre olabilmek için perdeleri siyah, gün ışığı olmayan odaları tercih ederdi.

MAVİ : Vücudumuzda boğaz bölgesini yansıtan bir renktir. Mavi renk gökyüzünün ve geniş ufukların, denizin simgesidir. Sınırsızlığı ve uzak bakışlılığı simgeler. Huzuru temsil eder ve sakinleştirir. Araplar mavinin kan akışını yavaşlattığına inanır, nazar boncuğu o yüzden mavidir. Batıda intiharları azaltmak için köprü ayaklarını maviye boyarlar. Duvarları mavi olan okullarda çocukların daha az yaramazlık yaptığı saptanmıştır.

LACİVERT : Kozmik renk olarak kabul edilir; sonsuzluğu, otoriteyi, verimliliği simgeler. O yüzden dünyadaki firmaların yarıdan fazlası logolarında laciverdi kullanır. Lacivert giyen kişiler kendilerini çok daha karizmatik ve inandırıcı hissederler. İnsanların üzerinde başarılı ve güçlü imajı bırakır.

MOR : Eskiden beri ihtişam ve lüksün son basamağı olarak düşünülür. Tarih , yüksek sınıfların, saray mensuplarının daima morla bezendiklerini kaydeder. Nevrotik duyguları açığa çıkardığından, insanların bilinçaltını korkuttuğu saptanmıştır. İntihar edenlerin beğendiği renktir.

PEMBE : Uyum ,neşe , şirinliğin ve sevginin simgesi. Rahat hissettiren ve dinlendiren bir renktir. Bu yüzden bazı büyük mağazalar tezgahtarlarına pembe üniforma giydirir ki, müşteriler kendilerini rahat hissetsin diye. Pembe aynı zamanda çocuk rengidir.

SARI : Sarı zeka , incelik ve pratiklikle ilgilidir. Toplumsal yaşamı ve birlikte çalışmayı yansıtan bir anlamı vardır. Geçiciliğin ve dikkat çekiciliğin sembolüdür. Dikkat çekiciliğinden dolayı dünyada taksiler sarıdır. Sarı ayrıca hüzün ve özlemin rengidir. Sonbaharın tüm hüzünlü güzelliğinde onun her rengini izlemek mümkündür. : Temizliği ve saflığı temsil eder. İstikrarı, devamlılığı simgeler. Politikacılar beyazı pek severler, çünkü temiz, dürüst izlenimi vermek isterler..

KAHVERENGİ : Gerçekçiliğin, plan ve sistemin rengidir. Kansas Ünv.�de bir sergide, duvarların rengi değiştirilebilir hale getirilmiş. Fonda beyaz kullanıldığında insanlar sergide yavaş hareket etmiş. Fon kahverengiye döndüğünde ise insanlar müzede daha çok yeri daha az zamanda gezmişler. Kahverengi insanı hızlandırır. Bu yüzden fastfoodlar iç mekanda kahverengi kullanır. Kahverengi toprak rengidir. Kıyafetlerde pek tercih edilmez, çünkü kahverengi giyen insanlar kalabalıkta dikkat çekmezler.

İşte renklerin dünyası, şirketlerin bunu nasıl kullandıkları…

post thumbnail

Grafik Tasarımcının Eğitimi İçin Bazı Öneriler

Reklâm sektörünün önemli beklentilerinden biri yetişmiş, hem de iyi yetişmiş piyasa elemanıdır. Bu elemanların egitim öncesi seçimlerine bakıldıgında ciddi bir sorun görülür. Daha ortaögretim kurumlarındayken �Ben grafik tasarımcı olacagım diye önceden hedefini belirleyip üniversiteye gelen bilinçli ve istekli ögrenci sayısı çok azdır. Ne yazık gereken puanı tutturamayıp, istedigi fakülteye giremeyen, yetenek sınavı dönemlerinde yogunlaştırılmış desen kurslarından geçtikden sonra şansını denemeye kalkan ögrenci sayısı çok daha fazladır. Bu ögrencileri sınava alan kurumlar, yaptırdıkları desen ya da renkli çalışmayla sadece, gördügünü algılamayı ve onu dogru yansıtmayı degerlendirip seçim yapmaya kalkarsa; kendini dogru ifade eden, özgür düşünen, yaratıcı, problemi anlayan-çözen, tahlil ve sentez yapma yetenegine sahip olmak.

Sürekli degişen, gelişen, yenilenen dünyamızda grafik tasarım egitimi veren kurumlar ile egitici kadrolar ne kadar kendilerini yenileyebiliyorlar? Bu kurumlar, insan kaynakları, finansal kaynaklar, fiziksel kaynaklar ve bilgi kaynakları yönünden yeterli mi? Yöneticiler rasyonel çözümler üretebiliyor mu? Çözüm üretilemiyorsa yönetilenler ne yapıyor? Seyirci mi kalıyor yoksa sorumluluk duyup gücü oranında gayret mi gösteriyor?

Mevcut müfredat programlarının günümüz koşullarına uyup uymadıgına, gereksinmeleri karşılayıp karşılamadıgına bakmak gerekir. Geleneksel egitim anlayışları yerine, çagdaş, akılcı, özgür, araştırmacı, denemeye ve sorgulamaya yatkın anlayışların yer aldıgı programlara ve bunların uygulayıcılarına yer verilmelidir. Egitim kurumlarında; yakından tanıma ve kullanma zahmetine katlanamadıkları teknolojilerin, yaratıcılıgı engelledigi düşüncesine sahip, ögrencilere salt beceri egitimi veren, sadece kendi görüş ve anlayışlarını dayatmaya kalkışan egiticiler hâlâ varsa işimiz zordur. Eger araştırmaya, denemeye ve sorgulamaya yönelik akılcı iletişim problemleri yerine, hayali projelerle zaman geçiriliyorsa bu sefer de kaynaklar boşa harcanıyordur.

Grafik tasarım egitimi veren kurumlar, piyasayla çok yönlü bir işbirligi içinde olmalıdır. Bu işbirligi, karşılıklı görüşme, tartışma ve çözüm önerileri getirmeden öteye, bir dayanışma ve yardımlaşma olgusu yaratabilmelidir. Reklam ajansları, egitim kurumlarını kendileri için iyi yetiştirilmiş, nitelikli piyasa elemanı üreten fabrikalar olarak görmemelidirler. Bu kurumların sorunlarına sahip çıkarlarsa, kendileri için yararlı olacak elemanın niteliğinin o ölçüde artacağını unutmamalıdırlar. Egitim kurumlarına devletin katkısı ortadadır. Bunun yeterli olmadığı da bir gerçektir. Grafik egitimi için iyi bir alt yapının gerekliliği herkesçe bilinmektedir. Eger dogru teknolojilerle iyi donatılmış kurumlar artarsa, reklam sektörünün yı bilen, … Kullanabilen grafik tasarımcı aranıyor diye verdikleri ilanlara daha az rastlanacaktır.

Egitim kurumlarının, kendi kabukları içinde, gelişmelerden habersiz bir devinimle kalmayıp, dışarıya açılmaları gerekir. Özellikle programlarında yer verdikleri konular, ögrenciyi hayata hazırlayıcı, gerçek iletişim projeleri olmalıdır. Gerektiginde ajanslar ile ortak proje çalışmalarına girebilmeli, kuruma katkısı olacak sponsorlarla çalışabilmelidir. Ve en önemlisi bu kurumlar, uzun ajans deneyimine sahip, alanında özgün ürünler yaratmış, gelişmeleri, çagdaş yaklaşımları takip eden, gençlerin gelecege hazırlanmasında önemli katkıları olabilecek tasarımcıların, ajans sahiplerinin, deneyimlerinden yararlanmalıdır. (Bazı üniversiteler bu uygulamayı başarıyla sürdürmektedir.) Ayrıca ögrencilerin �İnsan Psikolojisi, Felsefe, Sosyoloji, İletişim, Pazarlama, İşletme Yönetimi, Ekonomi� gibi konularda bilgi birikimine sahip olmaları saglanmalıdır.

Grafik tasarım egitimi almak için üniversiteye gelen ögrencilerin iyi yetişmesi, geldikleri kurumun olanakları, egitimcilerin çabaları yanında biraz da kendi sorumluluklarına baglıdır. Gelecegini kurma aşamasında olan bu gençlerin, önce kendilerine, ailelerine ve ülkelerine karşı sorumlulukları oldugunu bilmeleri gerekir. Her ögrenci, isterse dört yıllık süreyi iyi degerlendirerek, alanında gerekli bilgi ve becerilere sahip, kendine güvenen bir tasarımcı olarak hayata atılabilir. Önceliklerini iyi saptamaz, zamanı ve olanakları dogru kullanmazsa, ögrenmek için gerekli çabayı göstermezse, üretici degil, sürekli tüketici kalmaya ve ne yazık diplomalı bir işsiz olmaya mahkumdur. Ögrencinin, sadece kendi alanına yönelik disiplinlerle donanması yetmez, yaratıcılıgını olumlu yönde etkileyecek müzik, edebiyat, felsefe gibi alanlara da ilgi duyması gerekir. Etkili mesajlar yaratabilmek, Reklam sektörü, grafik tasarımcı adayları için ikinci bir okuldur. Gelecegi şekillendirecek bu gençlere, sektörün düzenli staj olanagı vermesi, burs ve benzeri katkılarda bulunması önemli bir gereksinmedir. Ögrencinin ise piyasa sorunlarını kavraması ve hayata hazırlanması için staj sürecini verimli geçirmesi gerekir. Bu süreç, vakit öldürmek ya da formları doldurtmak için harcanmamalıdır. Ögrenci, bir tasarım ürününü her kademesinde dikkatle izlemeli, ajans çalışanlarının sorumluluklarını iyi gözlemelidir. Gerektiginde sorunları paylaşmalı ve katkıda bulunmalıdır. Ajans yöneticilerinin ise çalışma ilkelerini önceden söylemesinde, bilgilendirme yapmasında yarar vardır. Belirsizlik, bilgisizlik ve ilgisizlik, disiplinli çalışma alışkanlıgını daha başından yok eder. Bu da verimsizlige neden olur.

Her meslekte oldugu gibi, grafik tasarımcının da başarısı, kendini iyi yetiştirmesine, yaptıgı işi sevmesine baglıdır. Tasarımcı, gelişmesini, ilerlemesini saglayan kaynakları kurutmamalıdır. Üzerinde yaşanılan dünya, estetik degerlere sahip, yaratıcı, sorun çözücü tasarımcıların katkılarıyla daha güzel görselliklere sahip, daha yaşanılır olacaktır. Bu konuda herkese görev düşmektedir.

post thumbnail

Görüntü Formatları (2)

1.8.MacPaint

MacPaint formatı daha çok ikili renk modunda olan görüntüleri Macintosh uygulamalarına taşımak için kullanılır.

Bu formatın kullanılabilmesi için görüntü boyutunun 576*720′den daha büyük olmaması gerekir, Görüntü açıldığında sayfadaki konumunu kayıt sırasında belirlemek mümkündür.

1.9.PCX

PCX formatı Zsoft firması tarafından PC Paintbrush yazılımı için geliştirilmiştir. Bugünkü yazılımların çoğu PCX formatının 5 inci sürümünü destekle¬mektedir. 3 üncü sürüm özel renk paletini desteklemez. Bu nedenle 3 üncü sürüm bir PCX dosyası açılırken standart bir renk paleti kullanılır.

1.10.PDF

PDF (Portable document format – taşınabilir belge biçimi) formatı Adobe’nin Macintosh, Windows,UNIX ve DOS için geliştirdiği yayıncılık formatıdır. PDF içerisinde piksel ve vektör tabanlı resim, Postscript metin ve linkler bulunabilmektedir. (16)

Adobe Acrobat yazılımıyla birlikte kullanılan PDF formatı, baskı öncesi süreçler açısından iş akışını hızlandırarak ciddi maliyet ve zaman tasarrufları sağlayarak, günümüzde matbaacılığın yeniden şekillendirilmesine katkıda bulunmaktadır.

1.11.PICT

PICT formatının Macintosh grafik ve yazım programları tarafından sık kullanıldığını birçok Macintosh’cu size anlatabilir. Bazı kişiler aynı nedenle PICT formatının kullanılabilecek en iyi format olduğunu düşünürler ki bu doğru değildir. PICT aynı renkten oluşan büyük alanları etkili bir şekilde sıkıştırmaktadır. PICT formatının dezavantajı dosyaların yapısından dolayı çabuk bozulabilmesidir. Ayrıca renk ayırımında bazı yazılımlarda sorun çıkardıkları bilinmektedir.

1.12.PIXAR

PIXAR bilgisayarları tarafından kullanılan bir formattır. PIXAR iş istasyonları üç boyutlu grafik ve animasyonlarda kullanılmaktadır.

1.13.Pixel Palnt

Pixel Paint dosya formatı Macintosh Pixel Paint uygulama resimlerini açma olanağını verir. Pixel Paint sadece indekslenmiş renk ve gri skala palet¬lerini destekler.

1.14.PNG

PNG Portoble Network Graphics formatı patentsizdir. PNG kayıpsız Wave Table sıkıştırma yöntemini kullanır. Şu anda mevcut olmayan kayıpsız gerçek renk ve saydamlık bilgilerini içeren resim kalitesini İnternet’e taşımayı amaçlamaktadır. PNG dosyalarındaki saydamlık bilgileri alfa kanalı içerisinde saklanmaktadır. Adam7 yönetimi kullanılarak sıralı yükleme olanaklı olmak-tadır. Ayrıca sıkıştırma için değişik filtreleme algoritmaları sıkıştırma öncesi kullanılabilmektedir,

1.15. PSD

Photoshop Document (PSD) Photoshop uygulamasına özel bir formattır. Formatı farklı işletim sistemleri ve uygulamalar arasında dosya değiş tokuşu sırasında kolaylık sağlamaz. PSD çok sayıda alfa kanalım, path’ı ve katmanı desteklemektedir. PSD dosyaları ikili dosya, indekslenmiş renk, gerçek renk RGB, CMYK, Lab biçimlerini destekler. Çalışma sırasında oldukça uygun olan PSD nihai işlerin matbaa veya internet paylaşımı için uygun değildir.

1.16.Raw

RAW değişik bilgisayarlar ve işletim sistemleri arasında bilgi iletimine izin veren esnek bir formattır, Kanal sayısı, her kanaldaki piksel derinliği dosya uzantısı ve başlık bilgileri tanımlanabilir. Kayıt sırasındaki parametre bilgileri açmak amacıyla dosyayı alan kişiye verildiğinde RAW dosyaları kolaylıkla açılabilmektedir,(16)

1.17.RIFF

RGB olarak kayıt yapan RIFF, Painter programının kullandığı özellikleri dosya ile birlikte kaydetmeye yarar. RIFF ile Floater adı verilen katmanları, plug-in’lerin dinamik özelliklerini dosya ile birlikte kaydedebilirsiniz. Diğer programa özel formatlarda olduğu gibi RIFF dosyasını çoğu başka program açamaz.

1.18.Scitex CT

Scitex Continuous Tone (CT) formatı Scitex bilgisayarları RGB, CMYK ve Gri skala resimler tartından kullanılan bir fomattır, Patentli Scitex baskı sistemleri ile basılan resimlerde ve elde edilen filmlerde Moire desenlerine çok az rastlanmaktadır, bu nedenle yüksek kaliteyi arzulayan profesyonel bir çok dergide kullanılmaktadır.

1.19. TARGA

Truevisin Video kartlarının yaygın olduğu zamanlarda AT&T laboratuarlarında ve DOS ortamında film ve animasyon üretmek için neredeyse oldukça yaygın olan Targa dosya biçimleri RGB gerçek renk ve tek alfa kanalını desteklemektedir.

1.20. TIFF

Tagged-lmage File Format (TIFF) formatı farklı işletim sistemleri ve uygulamalar arasında kayıpsız ve esnek bir dosya değiş tokuşunu sağlaması nedeniyle tüm çalışmalar için uygun bir format olarak bilinmektedir, TIFF’in desteklediği bir çok sıkıştırma vardır. Bunlar arasında en çok kullanılan kayıpsız LZW sıkıştırma yöntemidir. TIFF ayrıca çok sayıda alfa kanalını desteklemektedir, Kayıt sırasında fotoğrafın kullanılacağı işletim sistemi olarak PC veya Mac seçilebilmektedir. TIFF dosyaları ikili dosya, indekslenmiş renk, gerçek renk RGB, CMYK, Lab gibi neredeyse tüm biçimlerini destekler. TIFF dosyalarında katman (Layer) desteği bulunmaz.

post thumbnail

Görüntü Formatları (1)

1.Görüntü Formatları

Tek bir işletim sisteminde mevcut olan tüm dosya biçimlerini öğrenmek zordur. Bir kaç işletim sisteminde bulunan ve gelişen tüm formatları öğrenmek ise neredeyse yakında imkânsız olacaktır. Bu bölümün hazırlanma amacı, sık kullanılan formatlar hakkında bilgi verip kullanılabilmesini sağlamaktır.

1.1.BMP

BMP Windows ve Microsoft’un PCX formatını değiştirerek geliştirdiği bir formattır, Windows 3.1 ve 95 ile birlikte gelen Paint programı görüntüleri bu formatta işlemektedir. OS\2 ile birlikte gelen Paint programının BMP dosyaları çok az bir farklılık gösterir. BMP formatı 1-24 bit arasında değişen bir piksel derinliğini içerebilir. Sıkıştırma seçeneği başlangıçta bulunmamakta idi. Sonradan RLE yani Run-Lenght-Encoding sıkıştırma yöntemi BMP dosyaları için benimsenmiştir. Opsiyon olan bu sıkıştırma görüntüde detay kaybına yol açmaz, yani kayıpsız sıkıştırma yöntemlerindendir. BMP formatı alıcı bilgisayarında Paint’den başka görüntü programı bulunmadığı durumlarda kullanılır. Gidecek resim OS\2 işletim sistemine gidecekse seçeneklerde OS\2 BMP’si işaretlenir.

1.2.Photoshop EPS

Encapsulated PostScript (EPS) lisanı ile yazılan bir dosya biçimidir. Vektör tabanlı ve Piksel tabanlı görüntüleri atabilmektedir. Patenti Adobe firmasında olan bu formatı daha çok matbaalar kullanmaktadır.

EPS T1FF veya EPS PICT Prevlew: Bu dosya biçimleri Photoshop tarafından tam desteklenmemektedir. Quark gibi preview üreten ama Adobe tarafından destek görmeyen programlarda kaydedilmiş dosyaları açma işine yarar. Açılan dosya herhangi düşük rezolüsyonlü görüntü gibi işlenebilmektedir.

post thumbnail

Masaüstü Yayıncılık (4)

1.4. Sayfa Tanımlama Dilleri

Sayfa tanımlama dilleri, yazıcı cihazlarda kullanılan yazı ve grafikleri tek bir komut seti halinde birleştiren dillerdir. Her yazıcının kullandığı bir sayfa tanımlama dili vardır. Günümüzde en çok kullanılan sayfa tanımlama dilleri; PostScript, Pcl ve Ouick Draw dır.

PostScript, Adobe Systems Inc. firması tarafından geliştirilmiştir ve ilk olarak 1985 yılında pazarlanmaya başlanan Apple Lazer Yazıcılarda kullanılmaya başlanmıştır.

Bir postscript belge hem lazer yazıcıdan hem de film çıkış cihazından baskıya gönderilebilir. Değişik kalitede (300-3600 dpi gibi) ve farklı platformdan (Mac, Windows, Sun, Unix gibi) çıkış almak mümkündür. Postscript, çizgiler ve alanlar için vektörel formüller oluşturulmasını sağlar. Böylece küçük puntolu yazılar bile net biçimde basılabilir.

Günümüzde kendi özel sayfa tanımlama dilini kullanan makineler olmasına rağmen Postscript, baskı dünyasına neredeyse tamamen hakim bir standart durumdadır.

Postscript dili ile üretilen efektler (çizim programlarının bazı komutları) postscript olmayan bir yazıcıda kullanılamaz. Postscript olmayan bir yazıcıda, sadece, ekranda görülen kalite basılabilir.

PCL, Hewlett-Packard tarafından Microsoft işletim sistemleri için geliştirilmiştir.

QUICKDRAW ise Macintosh bilgisayarlar için, Apple tarafından geliştirilmiş bir sayfa tanımlama dilidir ve profesyonel grafik tasarımcıların ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktır.

1.5. RIP (Raster Image Processor)

PostScript grafik ve şekilleri veya PostScript olmayan yazı ve şekilleri film, kağıt vb. diğer materyaller üzerine çıktısının alınabilmesi için, grafik ve şekilleri çıktıya hazır duruma getiren programa RIP denir.

Postscript sayfa tanımlaması herhangi bir kayıt cihazına özgü olmadığı için, sayfa baskıya hazır hale geldiği zaman, bu tanımlamanın kaydı yapacak cihaza özgü nokta verilerine dönüştürülmesi gerekir. Bu veriler (örneğin film üzerine) hangi noktaların pozlandırılacağını tanımlar. RIP’ ler yazı, grafik ve şekilleri tanımlayarak bu yazı, grafik ve şekilleri büyüklü-küçüklü noktalardan tekrar oluştururlar (Rasterize işlemi) Oluşturduğu bu görüntüyü lazer pozlandırıcıya (Recorder)’ a gönderirler. RIP’in asıl görevi bilgisayar çıktısı alınırken kağıt vb. materyallerde nerelere mürekkep gönderileceğine karar vermektir.

RIP yöntemi, bir masaüstü yayını uygulaması tarafından oluşturulan Postscript verinin RIP’ e gönderilmesi ile başlar. Postscript veri RIP’ e gönderildiği zaman, giriş input plug-in, kalibrasyon ayarlarının yapıldığı sayfa düzenine bağlanmıştır. Sayfa düzeni, çözümleme, ekrana getirme, ayırma, sayfa etkileri ve benzeri işlerin nasıl olacağını gösterir. Kalibrasyon ayarı, var olan renk tonu seviyesini gerçek renk tonu seviyesine getirir ve bununla ilgili bazı bilgileri içerir; nokta şekli, nokta sıklığının oranı gibi.

RIP sayfa düzenini uyguladıktan ve kalibrasyon ayarını yaptıktan sonra, Post Script grafikler nokta grafiğine dönüştürülür. Sayfa düzeninin özelliğine bağlı olarak işin çıktısı, yüksek netlikteki nokta grafikli veri yada CMYK Tiff dosyası olarak alınır.

Lazer yazıcılarda kullanılan RIP’ ler iki çeşittir:

1) Donanım (Hardware) Ripleri

2) Yazılım (Software) Ripleri

Donanım (Hardware) Ripleri; Kağıt, aydınger gibi materyaller üzerine çıktı veren lazer pozlandırıcılar içine yerleştirilmiş olan RIP’ lerdir. Ucuz ve değişik amaçlarla kullanıma elverişli olduğu için piyasada en çok kullanılan RIP çeşididir. Fakat kullanılan alanda yetersiz kaldığında geliştirme ve yeni özellik kazandırma imkanı yoktur.

Yazılım (Software) Ripleri ise belli bir alanda etkili olarak çalışabilmek için donanım RIP’ lerine göre daha esnek olarak geliştirilmiştir. Genellikle disket üzerinde gelir ve çoğu bilgisayarda kullanılır. Software RIP’ leri, Postscript olan yada olmayan yazı ve şekilleri, yorumlar ve yüksek çözünürlükte bilgisayar (bitmapped) görüntüsünü oluştururlar. Oluşturulan bu görüntüler, lazer pozlandırıcı vasıtasıyla film vb. materyaller üzerine aktarılır.

1.6. Çözünürlük Birimleri

Çözünürlük sözlük anlamı olarak, belirli bir alan içindeki öğe sayısı olarak açıklanabilir. Masaüstü yayıncılıkta temel olarak üç çeşit çözünürlük birimi vardır:

1.6.1. LPI (Line Per Inch)

İnç başına düşen çizgi sayısı anlamındadır. Burada çizgi ile anlatılmak istenen tramdır. Bu tram nokta, çizgi veya herhangi bir tram nokta çeşidi de olabilir. LPI birimi görüntüdeki tram nokta sıklığını verir.

1.6.2. PPI (Pixels Per Inch)

İnç başına düşen piksel sayısı anlamındadır. Dijital ortamda bir görüntü piksel adı verilen küçük noktacıklar ile oluşturulur. Bu noktacıklar küçük karecikler şeklindedir ve ekranda görülen görüntü bu karelerden oluşturulur. PPI birimi genellikle görüntünün tarayıcı ve bilgisayar ortamındaki çözünürlüğünü vermek için kullanılır. Eğer bir görüntünün çözünürlüğü 300 ppi ise bu görüntünün bir inch’inde 300 piksel var demektir. Görüntünün tamamındaki piksel sayısı da boyutlarına göre hesaplanabilir.

1.6.3. DPI (Dot Pe Inch)

İnç başına düşen nokta sayısı anlamındadır. Görüntüden çıkış alındığında görüntüyü oluşturmak için kullanılan noktaların çözünürlük birimi DPI ile ifade edilir. Dpi ile ppi aynı çözünürlüğü ifade edebilirler. Ancak tarayıcı ve bilgisayardaki çözünürlük ile çıkış çözünürlüğünü kavramsal olarak ayırmak için kullanılırlar.

Çözünürlük ölçümünde kullanılan ölçü biriminin inç olmasının sebebi bilgisayar ortamındaki ölçümlendirmenin inç üzerinden yapılması yüzündendir. Çünkü bilgisayar sistemini geliştiren ülkelerdeki ölçü sistemi, bizdeki metrik sistem yerine inç ölçü sistemidir

post thumbnail

Masaüstü Yayıncılık (3)

Masaüstü Yayıncılıkta Kullanılan Kayıt Formatları

Masaüstü Yayıncılıkta kullanılan bir çok kayıt formatı vardır. Bu kadar çok farklı kayıt format tipinin olması; değişik programlarda farklı kayıt formatlarının kullanılması veya işten istenen kaliteye göre farklı kaydedilmesinden dolayıdır.

1.3.1. EPS (Encapsulated Postscript) formatı

post thumbnail

Masaüstü Yayıncılık (2)

1.2. Masaüstü Yayıncılıkta Kullanılan Programlar

Piyasada masaüstü yayıncılığa ve tasarıma yönelik birçok yazılım bulunmaktadır. Tasarımcı, bu programları iyi tanımalı ve amacına uygun olanını seçmelidir. Masaüstü yayıncılıkta kullanılan yazılımlar iki kategoriye ayrılır :

1) Nokta esaslı (bitmapped)

2) Nesne esaslı (object-oriented)

post thumbnail

Masaüstü Yayıncılık (1)

1.1. Grafik-Tasarım

Grafik çizgiyle haberleşmektir; yani üreten bir çizgi çizecek, bu çizgiye bir espri, bir anlam verecek, bu çizgi baskı teknikleriyle çoğaltılarak dağıtılacak ve bu çizginin verdiği mesaj, o çizgiye bakan kişi tarafından doğru olarak algılanacak işte üreticiden tüketiciye olan bu akışa grafik denir.

Tasarım ise belli bir amaca yönelik üretici bir düşünce sonucudur. Tasarlamak, bir düşünceyi, bir hareketi gerçekleştirmek için zihinde hazırlık yapmaktır. Kendi içinde yapısı olan ve bu yapıya temel oluşturan bir planlamaya sahiptir.

Grafik tasarım terimi ilk kez 20. yüzyılın ilk yarısında metal kalıplara oyularak yazılan ve çizilen daha sonra da çoğaltılmak üzere basılan görsel malzemeler için kullanılmıştır İnsanın çevresinde gördüğü, okuduğu, işlediği her şey grafiğin etki alanı içindedir. Afişler, ilanlar ve kitaplar gibi basılıp çoğaltılarak kitlelere ulaştırılan üretimler, grafik tasarımcının biçimlendirdiği malzemelerden bazılarıdır.

sayfa 2 - 41234
Matbaa Eğitim Merkezi Theme Plugin XHTML Eğitim ve Ögretim