Kategori: Haberler

post thumbnail

CS5 Semineri

Ceyhun Akgün’ün düzenleyeceği Adobe CS5 semineri 25 Temmuz Pazar günü Ankara’da yapılacaktır. Seminere kayıt olabilmek için SEMINER KAYIT FORMU adresinden formunu doldururken ANKARA’yi seçerek bilgilerinizi doldurmalısınız.

CS5 semineri

Etkinliğin haberini lütfen meslektaşlarınızla paylaşınız.
Seminer Kayıt Formu içim Tıklayın

Seminer Yeri: www.tba.org.tr
Saat: 11:00 – 17:30
Tarih: 25 Temmuz
Giriş: 20 TL
Panelist: Ceyhun Akgün
Girişte her katılımcıya Photoshop Eğitim DVD’si hediye edilecektir.

post thumbnail

İTO’da Matbaa Meslek Standartları Hazırlık Toplantısı

Matbaacılık, yayıncılık, ambalaj sektörlerinde görev yapacak meslek elemanlarının mesleki yeterliklerini belirlemeye yönelik meslek standartlarının hazırlanması konusunda umut verici gelişmeler yaşanıyor. İlgili sektörlerde standartların hazırlanması hususunda 2009 yılında Mesleki Yeterlik Kurumu (MYK) ile protokol imzalayan İstanbul Ticaret Odası’nda (İTO) ilk toplantı 09 Şubat 2010 günü gerçekleştirildi.

Basım Eğitim Vakfı (BASEV), Basım Mensupları Derneği (BASMEN), Anadolu Matbaacılık, Yayıncılık, Ambalaj Geliştirme Derneği (ANAMAYA), Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) gibi sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin yanı sıra, Marmara Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi’nden akademisyenlerin, Milli Eğitim Bakanlığı temsilcilerinin katıldığı toplantı, İTO Matbaa Meslek Komitesi üyesi Mehmet Bulayır (Plato Basım) öncülüğünde organize edildi.meslek ttandardı

Toplantıda, Eğitim ve Kariyer Danışmanı Hayrünnisa Saldıroğlu tarafından, meslek standardı hazırlamanın gerekliliği ve standart hazırlamada kullanılan DACUM tekniği hakkında bir seminer verildi.
meslek ttandardı
Seminerin ardından gelişen soru, cevap, dilek ve temenniler bölümünde, Avrupa Birliği Yeterlik Çerçevesi kapsamında Türkiye’deki yeniden yapılandırma çalışmaları ele alındı ve toplantıya katılan eğitimciler tarafından Mesleki Yeterlik Kurumu’ndan önceki durum hakkında bilgi verildi.

BASEV Başkanı Aysan Şakar’ın “Ülkemizdeki çıraklık, kalfalık, ustalık modelinin yerini nasıl bir model alacak?” sorusunu ANAMAYA Başkanı ve Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. G. Gülnaz Gültekin cevapladı. Mesleki yeterlikleri belirlemede sekiz ana seviye bulunduğunu anlatan Dr. Gültekin, ulusal meslek standartları ile meslek elemanlarının yeterliklerinin ortaya konulacağını; bu bağlamda örneğin 1. ve 2. Seviye meslek elemanının geçmişteki çırağa, 3. Seviye meslek elemanının ise geçmişteki kalfaya denk düşebileceğini anlattı. Mesleki yeterlilik sistemi ile yeni bir ölçme değerlendirme ve belgelendirme sistemi ile tanışacağımıza da işaret eden Dr. Gültekin, eğitim kurumlarının çıktısı olan mezunların ve/ya da mesleği her hangi bir eğitim kurumuna devam etmeden sektörde öğrenmiş kişilerin ulusal yeterlik belgesi için başvuru yapabileceği bir sisteme hazırlık yapıldığına vurgu yaptı.

Toplantıda bazı katılımcılar, başka ülkelerde hazırlanmış meslek standartlarının incelenmesi önerisinde bulundu ve hazırlanacak meslek adlarının neler olacağı tartışıldı. Toplantı oluşan ortak fikir; işveren, işgören, sivil toplum, eğitim, bilim alanında sektörümüzü temsil eden insanların bir araya gelerek, ortak geleceğimiz için çaba harcamasının önemli bir gelişme olduğu idi.

İTO Meslek Komitesi Üyesi Mehmet Bulayır, toplantı sonunda çalışmaların devam edeceğini ve işbirliğine, yeni görüş ve katkılara her zaman açık olduklarını belirtti ve katılımcılara teşekkür etti.

post thumbnail

Ofset Baskıda Kalıpla İlgili Problemler

Kalıpla İlgili Problemler


II- KALIPLA  İLGİLİ  PROBLEMLER

Kalıp Kirlenmesi

OLASI   NEDENLERİ:

1- Kirli, aşınmış su merdane kılıfları

2- Kalıp, pozlandırıimadan önce güzel temizlenmemiş.

3- Yetersiz banyolama

4-Bazen oksitlenme sanılan mürekkep zerrecikleri çalışma sırasında mürekkep parçacıklar halinde uçuyor. Su merdanelerinden mürekkep sıçrıyor.

5- Mürekkep çok yumuşak ve yağlı

6- Mürekkebe aşındırıcı maddeler karışmış

7- Kağıda aşındırıcı maddeler karışmış

8- Tramlı işler çok fazla mürekkep alıyor

9- Tramlı işlerde lekeler var.

ÇÖZÜM   ÖNERİLERİ:

1- Kalıp temizleyici kullanın sonra yeniden zamklayıp kurutunuz.

2- Arka kısmın bir bölümünü silip kalıbı devreye sokunuz. Bölüm temiz kalırsa düşük de-velopman anlamına gelecektir.

3- Havalandırma sistemlerini kontrol ediniz

4- Hazne suyunu kontrol ediniz.

5- Mürekkebi güçlü bir vernik ile sertleştiriniz

6- Mürekkebi değiştiriniz

7- Mürekkebi yeniden karıştırın veya yeni bir mürekkep kullanınız.

8- Kalıp/blanket arası basıncı ve baskı merdanesi basıncını düşürünüz

9- Mürekkebi olabildiğince kalın ve az miktarda kullanınız.

10- Mürekkep akışını azaltın ve temas merdanelerinin basıncını düşürünüz

Kalıp   Uçması

 

Nedenler

OLASI   NEDENLERİ

1 – Negatif kalıplarda düşük poz

2- Pozitif kalıp, developman öncesi ve sırasında beyaz ışık görmüş

3- Çok asidik hazne suyu

4- Pozitif kalıplarda bazik hazne suyu

5- Aşırı kalıp/blanket basıncı ya da merdanelerin kalıba aşırı baskısı

6- Şişkin veye potlu blanket

7- Kağıt tozu blankete yapışıyor

8- Kalıpta yetersiz mürekkep

ÇÖZÜM   ÖNERİLERİ

1- Skalayla poz kontrolü yapın ve poz süresini arıtırınız.

2- Developmanı sarı ışık altında yapınız

3- Hazne suyunu değiştirin ya da “pH” değerini arıtırınız

4- Hazne suyunu değiştirin ya da “pH” değerini düşürünüz

5- Forse ayarı yapınız ya da merdaneleri kontrol ediniz

6- Blanketi yıkayıp kurutun ve dinlendiriniz

7- Blanketi daha sık yıkayınız

7- Gerekirse kağıdınızı değiştiriniz

8- Mürekkebi yağ v.b ile koyultun ve kalıbı yıpratmayın.

Tram Yayılması

Kalıptaki Filmdekinden Büyüktür

OLASI   NEDENLERİ:

1- Negatif kalıpta fazla poz

2- Negatif kalıpta zayıf film/kalıp teması

3- Developman süresi yetersiz

4- Yumuşak tramlı negatifler ışığın nokta kıyılarından sızmasına izin verir.

5- Maskeli pozitifler.

ÇÖZÜM   ÖNERİLERİ:

1- Skalaya poz kontrolü yapın ve poz süresini azaltınız

2- Kazıma tekniği ile filmin emülsiyonlu yüzünü saptayın ve bu yüzü aşağı getirin.

3- Kalıp banyo süresini arıtırınız

4- Negatif tram kullanınız

5- Parlak filmin opaklığını ve nokta biçimini kontrol ediniz.

Nokta  Kaybı

Kalıptaki Görüntü Filmdekinden Küçük Yada Daha Serttir

OLASI   NEDENLERİ:

1- Pozitif kalıpta fazla poz

1- Negatif kalıpta az poz

2- Kötü filmden, pozitif kalıba kontakt yapılmış

3- Kalıphanede fazla beyaz ışık (Pozitif kalıpta)

4- Developman süresi yüksek

ÇÖZÜM   ÖNERİLERİ:

1- Skalayla kontrol ediniz

2- Kazıma tekniğiyle filmi kontrol ediniz

3- Beyaz ışığı en aza indiriniz

4- Negatif kalıpları max 2 dak, pozitif kalıpları max. 5 dk süre içerisinde açınız

Zayıf Baskı

OLASI   NEDENLERİ:

1- Blankete kağıt tozu yapışmış

2- Mürekkep kötü

3- Kalıpta blanket fazla sıkıştırılmış

4- Kötü yerleşmiş mürekkep merdaneleri

ÇÖZÜM   ÖNERİLERİ:

1- Mümkünse blanketi daha çok yıkayınız

2- Mürekkep üreticisine danışınız

3- Ayarları kontrol ediniz

4- Merdaneleri makinanın teknik datalarına göre yeniden ayarlayınız.

Kalıp  Körlenmesi Kalıp Mürekkep Almıyor

OLASI   NEDENLERİ:

1- Kalıpta kalın bir zamk filmi

2- Hazne suyuna, deterjan, temizleyici v.b. yabancı maddeler karışmış

3- Aşırı konsantre hazne suyu ya da haznede asid kalıntıları var

4- Aşırı alkol kullanılmış (Alkol sistemli makinalarda)

5- Yanlış zamk/finisher kullanılmış

6- Mürekkep kalıbı doyurmuyor. Kalıbın suya ilgisi zayıf

7- Kalıptan blankete yüksek basınç (şişmiş veya potlu blanket de olabilir)

ÇÖZÜM   ÖNERİLERİ:

1- Önce sıcak su ile deneyip, sonra kalıp temizleyici kullanınız.

1- Zamkı ince bir film oluşturacak biçimde sürünüz

2- Su merdanelerini, temizledikten sonra iyice durulayınız

2- Temizlik maddelerinin nemlendirme sistemlerine karışmamasına dikkat ediniz

2- Süngerler ve su kaplarını temiz tutunuz

3- Konsantrasyonu %50′ye düşürünüz

3- Gerekiyorsa hazne suyunu yeniden hazırlayınız

4- Alkol miktarını azaltınız

5- Zamk kullanma talimatına bakınız

6- Mürekkep üreticisine danışınız

7- Basınç ayarını düzeltin ya da blanketi değiştiriniz.

Baskı  Kirlenmesi

Özellikle Gölgeli Kısımlarda Resim Kayması Yada

Nokta Lekelenmesi Görülür.

OLASI   NEDENLERİ:

1- Ayarsız kalıp-blanket oturması

2- Kuşe kağıda baskı yaparken, fazla arka silindir basıncı

3- Kuşe malzemeye fazla mürekkep gidiyor

4- Mürekkep merdaneleri zor yerleşiyor ya da mürekkep merdane dişlileri sıkı

5- Blanket gerginliği yetersiz

6- Kuşe kağıt, blanketin baskı yüzeyine yapılıyor, yolunuyor

7- Blanket gevşek ve ya da kayıyor.

ÇÖZÜM   ÖNERİLERİ:

1- Oturmayı kontrol edip gerekli yerlerde düzeltme yapınız

2- Minimum basınçla çalışın

2- Kuvvetli mürekkebi oldukça az kullanmaya bakınız

3- Mürekkep akışını düşürünüz

4- Merdanelleri gevşetin, kontrol edin, sonra tekrar ayarlayınız

5- Blanketi düzgün geriniz

6- Hazne suyunun “pH”‘ını kontrol ediniz

7- Blanket ve alt beslemelerin doğru yerleştirildiğini kontrol ediniz.

Bükülmeden  Dolayı  Kalıp Üzerinde Homojen Olmayan Gerilim Görülür

OLASI   NEDENLERİ:

 

Problemler 2

1- Baskı kazanının üstündeki kalıp gevşek

2- Kalıp düzgün yerleştirilmemiş ve beslenmemiş

3- Kalıp silindirin üstüne “tırmanmış”

ÇÖZÜM   ÖNERİLERİ:

1- Kilitleme mekanizmasını temizleyin, kalıbın düzgün eğilip, düzgün yerleştirildiğini kontrol ediniz.

2- Kalıp altı beslemeyi kontrol ediniz

3- Kalıbı düzgün olarak yerleştiriniz

4- Kalıbın alt beslemesi yerleştirilme sırasında gevşemiştir, sıkıştırınız.

PROBLEM MUHTEMEL NEDEN ÇARE
Leke oluşturma Kirli Cam

Kirli pozitif

Yetersiz banyo

Silme suyu aşırı alkalik

1

2

11,9

18

Ton Kirli cam

Düşük poz

Yetersiz banyo

Silme suyu çok zayıf/asitli

Yanlış ayarlanmış merdaneler

Mürekkep-su dengesi bozuk

Mürekkep ve su birbirleriyle uyumsuz

Kirli silme merdaneleri

Aşırı alkalik kağıt

1

6

11,9

18

15

16

17

20

25

Tramda şişme Hatalı pozitif

Düşük poz

Yanlış işlem

Silme suyu yeteri kadar asitli değil

Kirli silme merdaneleri

Hatalı silindir sıkıştırma(?)

2,1

6

11,9

18

20

13

2

Traj istikrarsız Hatalı pozitif

Fazla poz

Yanlış işlem

Birbiriyle uyuşmayan eriyikler/Kimyasal maddeler

Silme suyu çok asitli

Mürekkep-su dengesi bozulmuş

Hatalı silindir sıkıştırma (?)

Merdane aşınması

Aşındırıcı Mürekkep

13

2

5

9,10,11

12

19

Işıma Kontak, vakum, montaj, ışık kaynakları 20
Ton Malzemenin bayatlaması

Film malzemesinin dalgalı

Görünüşü

Düşük poz

Yetersiz banyo

Silme suyu aşırı alkalik/zayıf

Mürekkep-su dengesinde bozulma

Hatalı zamklama

Kirli silme merdaneleri

7

26

4

6

9,11

18

16

11

20

Tramda şişme Fazla poz

Hatalı negatif

İşlem sırasında ışık alma

Yetersiz, tamamlanmamış banyo

Birbiriyle uyuşmayan eriyikler/

Kimyasal maddeler

Yanlış baskı ayarı

Yanlış ayarlanmış merdaneler

Kirli silme merdaneleri

Silme suyu çok zayıf

Mürekkep ve su birbiriyle uyumsuz.

Hatalı mürekkep

5

3

4

6,9

12

13,14

15

20

18,19

17

21

6

Traj istikrarsız Düşük poz

Yanlış işlem

Birbiri ile uyuşmayan eriyikler/kimyasal maddeler

Yanlış ayarlanmış merdaneler

Hatalı silindir sıkıştırma

Silme suyu çok asitli

Mürekkep ve su birbiriyle uyumsuz

Aşındırıcı mürekkep

Aşırı kurutma tozu veya spreyi

6

8,10

12

15

13,14

19

18

22

24

Işıma Vakum, kontakt, montaj, ışık kaynakları 7

 

Kalıp kopya

KALIP KOPYA ve BASKI SIRASINDA ÇIKABİLECEK PROBLEMLER ve ÇÖZÜMLERİ

Çözüm Anahtarı:

PARAGRAF NUMARASI MUHTEMEL ÇÖZÜMLER

1                                                                     Kalıp kopya çerçevesinin kirli camı

2                                                                     Hatalı pozitif filmler

3                                                                     Hatalı negatif filmler

4                                                                     İşlem sırasında ışık alma olayı

5                                                                     Fazla poz

6                                                                     Düşük poz

7                                                                     Vakum, kontakt, montaj, ışık kaynakları

8                                                                     Hatalı banyo

9                                                                     Yetersiz banyo

10                                                                   Fazla banyo

11                                                                   Yanlış işlem

12                                                                   Birbiri ile uyuşmayan eriyikler/Kimyasal maddeler

13                                                                   Hatalı silindir beslemesi

14                                                                   Yanlış baskı ayarı

15                                                                   Yanlış ayarlanmış merdaneler

16                                                                   Mürekkep-su dengesinde bozulma

17                                                                   Birbiri ile uyum sağlamayan mürekkep ve sular

18                                                                   Silme suyu aşırı alkalik

19                                                                   Silme suyu aşırı asitli

20                                                                   Kirli silme suyu merdaneleri

21                                                                   Hatalı mürekkep

22                                                                   Aşındırıcı mürekkep

23                                                                   Merdane aşınması

24                                                                   Aşırı kurutma tozu veya spreyi

25                                                                   Aşırı alkalik kağıt

Fazla saklama sonucu bayatlama

1. Kopya Çerçevesinin kirli Camı

Çoğu kez film, cam ve levha arasında kalan küçük toz tanecikleri baskı sonucunu olumsuz yönde etkiler. Özellikle poliyester filmlerdeki statik yüklenme, birden fazla kez kullanılmları halinde daha da artar ve üzerlerinde giderek daha fazla toz toplanır, bundan başka, kopya işlemi sırasında film yapıştırma bandının kenarlarında yapışkan madde toplanır, bunlar küçük lastik lopçuklar halinde ya film ya da cam üzerinde kopya işleminden sonra görülür­ler.

Kömürlü ark lambalarında, sıçrayan külün cam üzerine, daha da kötüsü vakum çerçevesinin içine düşmemesine dikkat edilmelidir. Bu özellikle dikey tipler için geçerlidir.

Kuşkusuz cam çerçevenin geceleyin, özellikle hafta sonları, bir karton veya bir folyo ile örtülmesi olumlu bir davranıştır. Bu, tozlanmanın önüne geçmekten çok, cam levha üzerinde çizilmeler ve lekelerin meydana gelmesini önlemek içindir. Camın temizlenmesi konusunda OZASOL Levhalar arasına pelur kağıt konmasının yararlı olduğu anlaşılmıştır, bu kağıt, en inatçı lekeleri bile çıkarabileck kadar nem emici özelliğe ve dayanıklılığa sahiptir. Yalnızca yağsız maddeler, temiz ispirto veya eskiden beri bilinen cam temizleyiciler kullanın.

Levhalar yeniden kopya edilmezden önce, cam levha ve çerçevedeki lastik altlığın, eritici maddelerin kalıntılarından temizlenmesi gereklidir. Aksi takdirde, çeşitli temizleyiciler levha yüzeyini eritebilir. Kurumuş lekeler (cila,boya) en iyi şekilde cam levha üzerine özenle sürülen bir jilet ile temizlenir.

Cam üzerinde derin çizikler veya kesim işaretleri farkederseniz ve bu nedenle levhalarınıza bu bölgelerin dışında poz veremezseniz.

2. Hatalı pozitifler

Üzerleri önceden hassaslaştırılmış OZASOL levhalar için kullanılacak pozitifler ve tabii ki negatiflerin yoğunluğu iyi, temiz, nokta yapıları birbirlerinden kesin biçimde ayrılmış olma­lıdır. En uygun olanı minimum yoğunluğu loğ. D 1.3 olan ve Hard-Dot-Film adıyla da bilinen lithografi malzemesidir. Soft-Dog-Film adı verilen malzemenin kullanılmasıyla, önceden üzeri hassaslaştırılmış OZASOL levhaların avantajları tam anlamıyla ortaya çıkar. Soft-Dog-Filmlerin yoğunlukları farklı olduğu için, nokta reprodüksiyonu filmden filme değişir. OZASOL levhalar, poz verme marjına sahip oldukları için, eğer poz verme süresi doğru ayarlanırsa, daima doğal bir nokta reprodüksiyonuna olanak sağlarlar.

Hiçbir zaman ikiden fazla pozitif üst üste monte edilmemelidir. Aksi takdirde, kontrol edi­lemeyen bir ışıma (unterstrahlungs effekt, irradiatıon) meydana gelir. Spektral emme olayı (Spektrale Absorption) nedeniyle, her ilave film katıyla orantılı olarak poz verme süresi belirli bir değer ölçüsünde artar.

Film yapıştırma bantları tram pozitiflerin kenarına en az 3 mm. mesafe kalacak biçimde yapıştırılmalı, böylece hatalı bir vakum teması (ışıma etkisi) önlenmelidir. Yeteri kadar film kenar mesafesi yoksa, o takdirde uygun bir film yapıştırıcısı (sıvı) kullanılmalıdır. Böyle bir film yapıştırıcısının kullanılması halinde, bu yapıştırıcıdan fazla sürülmemeli, özellikle film kenarlarına çok fazla sürmemeye özen gösterilmelidir. Aksi takdirde, bundan sonra yapı­lacak vakum işlemi ile fazla yapıştırıcı sıkışarak dışarı taşacak ve levha yüzeyine zarar verebilecektir.

Film yapıştırıcısının kullanılmasından önce mutlaka bizim emülsiyonumuz ile uyumunu poz verilmemiş bir OZASOL levhası üzerinde denemeniz gerekir. Kopya işleminden kısa süre önce monte edilmiş positif, yani montaj, bir kez daha temizlenmelidir. Gerçi bu, bir zaman olayını gerektirir, ama daha sonra yapılacak düzeltme için harcanacak zamanın kısalması, bu vakit harcamayı dengeleyecektir. Özellikle film kenarlarını ve yapışkan bant kısımlarını iyice temizleyin. Çünkü bu kısımlara tozların çoğunluğu toplanır. Bazı film temizleyicilerin içinde inceltici maddeler veya alkol bulunmaktadır. Bu nedenle filmler levha yüzeyi ile temas etmezden önce %100 kurumuş olmalıdır. Burada da doğru işlem adımının garanti edile­bilmesi için yukarıda poz verilmemiş OZASOL levha parçası üzerindeki testin yapılması doğru olur. Temizleme için sert paçavralar veya sert kağıt kullanmayın. Zira bu, yüzeyi çizebilir. En uygunu ince ipek kağıt veya selüloz pamuktur. Bunlar normal pamuğun tersine iplikleşmezler.

Çok uzun süre rötuş işlemine vakit harcamak için tek tek filmler bir makas ya da film kesme aleti ile kesilir. Bıçak veya kretuar, film üzerinde, kopya sırasında daha fazla gölge meydana getirecek biçimde bir kesim açısı meydana getirir. Bu da, daha uzun rötuş süresi demek­tir.

Tüm filmler emülsiyonunuz ile poz verme sırasında levha yüzeyi ile doğrudan (direkt) temas

etmelidir.

3. Hatalı Negatifler

2 numaralı paragrafta “Hatalı Pozitifler” başlığı altında belirtilen kuralların bir çoğu negatif için de geçerlidir. Negatiflerin de loğ. d 1.3′lük minimum yoğunluğa sahip olması gerekir. Aksi takdirde ışık almasıyla birlikte, emülsiyon, negatifin kapatılmış kısımlarından içeri taşabilir. Filmler, özellikle en açık tondaki kısımlarında dalgalı bölgelerden (Schleier, fog) yoksun olmalıdır. Tramlı bir negatifin nokta yapısı kontrol edildiğinde, tram noktasındaki (Tiefenpunkt) ışık halesi özel bir önem gösterir. Bu ışık halesinin yoğunluğu normal olarak nokta çekirdeğinden daha azdır (negatif koyu renk bir fonda incelendiğinde “yarı gölge” adı verilen durum açıkça görülür.) Böyle bir ışık halesi kuşkusuz standart bir poz süresi ile kopya edilemez. Bu durumda asitle noktanın rötuşlaşması, gerçek ve eşit yoğunluğa ulaşmasını sağlar. Ancak, nokta daha baştan çok küçükse o zaman OZASOL levhası üze­rindeki poz süresi o oranda azaltılmalı ve levha işlemden geçirildikten sonra bir kez daha ultraviyole ışığı ile sertleştirilmelidir. Fakat böyle bir yöntem belirli bir standartlaşmayı olumsuz bir biçimde etkiler. Bu nedenle yalnızca belirli zaman ayarını mümkün kılan bir Hard-Dot-Negatif kullanmanız zaman ve masraf yönünden tasarruf sağlayacaktır.

Negatiflerin kapatılması sırasında çok kalın sürülmüş kırmızı boya belirli bir süre sonra dökülme eğilimi gösterir. Başka deyişle, ışık filmden geçebilir ve kopya işlemi sırasında altında bulunan levha yüzeyini sertleştirebilir. Bazı kapama boyaları, eğer bütünüyle kuru-mamışsa levha yüzeyini etkileyebilir. Geniş yüzeylerin kapatılması için, en iyisi, kendili­ğinden yapışan negatif kapama folyosu kullanın. Bu negatifleri rötuşlaşmak için çabuk ve son derece güvenli bir yoldur.

4. İşlem Sırasında Işık Alma Olayı

Sarı florasan lambalar ve/veya sarı pencere kaplamaları genel bir güvenlik sağlar. Poz verilmemiş levhalar doğal olarak daima orijinal ambalajları içinde saklanmalıdır.

İşlem sırasında da sarı güvenlik lambasını yakılmış durumda bırakmak avantajlıdır. Özel­likle bu durum ışığa hassas levha tipleri P3S, P7S, N6 için geçerlidir. Bu levha tiplerinin kısa poz süreleri nedeniyle beyaz ışığa karşı çok az dayanma gücü vardır. Bu levhalara sizin ışık koşullarınızın nasıl etki yaptığını kendiniz deneyebilirsiniz. Örneğin, poz verilmemiş P3S veya N6 levhasının yarısını ışığı emen bir parça kağıt ile (en iyisi siyah) kapayın ve sonra levhayı içinde bulunduğunuz ışık koşullarında tutun. Belirli bir süre sonra örtülmeyen levha kısmında bir renk değişikliği göreceksiniz. Eğer bu renk değişikliği örneğin, yaklaşık 6 dakika sonra ortaya çıkarsa, levhayı herhangi bir sorunla karşılaşmadan 4 dakika kadar veya söz konusu ışık ortamındaki toplam sürenin 2/3′ü kadar bu ışıkta tutabilirsiniz. Çok kuvvetli oda ışıkları negatif levhalardaki yüzey dayanıklılığı azaltır ton ve nokta deformasyonuna yol açar.

Makina uzun süre çalıştırılmadığında veya levhanın zamk kullanması sırasında levhanın ışık etkisinden korunması için daima koruyucu boya RC43 ile kaplanması gerekir. Ek poz verilen levhalar için alkalik bir temizleme suyu kullanılır ve bundan sonra ek poz verilir. (Bak. paragraf 16)

5. Fazla Poz

Sizin OZASOL levhalarından beklentilerinizin gerçekleşebilmesi doğru poz sürelerine bağlıdır. Her ne kadar biz levhaların üzerindeki hassas tabakaya belirli bir poz marjı sağ-ladıysak da, aşırı az ya da çok poz süresi belirli olumsuz etkiler yaratır. Bu olumsuz etkileri bu ve bundan sonra gelen (6) paragrafta ele alacağız.

Gri hassas ölçme skala stribi ile doğru poz süresi bir kez saptandığında bu değerler bir günden ötekine veya bir paketten ikincisine artık değişmez.

Poz süresini kesin olarak saptamak için kademeli yarım ton skala stribi en iyi yardımcıdır. Kaile firması bu konuda “Graukeil PK 01″‘i sunmaktadır. 21 kademeli Kodak skala stribi veya bir ugra skala stribi’de uygundur. Bu skala stribleri saydam bir Hostaphan montaj folyosu altına yerleştirirsiniz ve kontrol edeceğiniz pozitif levhayı bununla birkaç kez, 30′ar saniye aralarla poz verirsiniz. Bu test levhasının banyo ve boyama işlemlerinden sonra Kaile stribinde 10. kademeye, Kodak ve Ugra striblerinde 11. kademeye dikkat edin. Bu kade­meler yaklaşık log. D. 1.50′lik bir yoğunluğun karşılığıdır ve levha üzerinde tam bir yüzey olarak görülmelidir. Başka deyişle, bu kademelerden levha üzerine ışık sızmamalıdır. Kodak stribinde filmin kendisini ilk kademe olarak saymanız gerekir. Buna karşılık Ugra ve Kaile stribleri numaralanmıştır.

Bir pozitif levhanın aşırı poz alması halinde daha sivri bir şekil ortaya çıkar. Bu özellikler fazla pozlu alanlarda görülür. Kontrastlarda bu oranda fazla açıktır. Kötü vakum teması durumunda aşırı poz, şeklin genel bir parlaması (Unterstrahlung) ile kendisini çok belirgin biçimde gösterir. Negatif levhaların poz süreleri de gri hassaslık ölçme stribi ile saptanır. Burada kaile, Kodak ve Ugra striblerinin 5. kademeleri test levhası üzerinde tam yüzey biçiminde görülmelidir. Bu, log. D 0.75′lik bir yoğunluğun karşılığıdır.

Bir negatif levhanın aşırı poz alması durumunda ortaya daha dolgun bir şekil çıkar. Kont­rastlar artmış, yüksek ışıklar (Hochlicht, highlight) ağırlaşmıştır. Düşük yoğunluklu zayıf negatifler fonda ton görüntüleri meydana getirir ve şeklin banyo işlemi sırasında gelmesi zorlaşır.

6. Düşük Poz

Bir pozitif levhanın düşük poz alması halinde, fonda ton görüntüleri belirir. Yani levhanın daha uzun bir banyo süresine gereksinimi vardır.

Toz ve küçük kir parçacıkları ile film kenarları, banyo edilmiş levhada aşırı biçimde belli olur. Ton değerleri genellikle aşırı şişiktir. Bu durum özellikle kontrastlarda görülür.

Poz verme sırasında bir pozitif levhanın yüzeyindeki tabaka ışık alan bölgelerde değişime uğrar ve banyo ile çözülür bir duruma gelir. Bu kapsam içinde poz süresi çok kısa olduğu takdirde, levhanın belirli bölgesi ışık etkisiyle yeteri kadar değişime uğrayamaz ve bunu izleyen işlemler sırasında banyo etme olayına dirençli kalır. Bu da makinada baskı sırasında ton görüntüleri meydana getirir.

Bir negatif levhanın düşük poz alması, yalnızca kalıbın baskı randımanını aşırı biçimde etkilemekle kalmaz, genel nokta röprodüksiyonunu da etkiler. Özellikle yüksek ışıklarda aşırı sivrilik meydana gelir.Kontrastlar da buna orantılı biçimde açıktır. Poz verme sırasında bir negatif levhanın yüzeyi ışık alan bölgelerde sertleşir. Işık almayan yerler ise banyo ile çözülecek biçimde kalır. Bu nedenle poz süresi, poz almış ve ileride baskıyı gerçekleşti­recek olan tabakanın sertliği ile doğrudan orantılıdır. Başka deyişle kalıbın baskı miktarı ile orantılıdır. Poz süresi ne kadar az olursa, kalıbın baskı miktarı da o denli düşük olur. İs­tisnası, bir kez poz verilmiş levhanın boya verilmeden önce bir kez daha UV-ışığı ile sertleştirilmesidir. (Potlandırılmasıdır)

7. Vakum, Kontakt, Montaj, Işık Kaynakları

a) Bir pozitif veya negatif filmin levha üzerinde doğru ton değeri yaratabilmesi için yeterli vakum teması önemli bir koşuldur. Zaman zaman vakum çerçevenizin lastik kenarlarını iyi kapatıp kapatmadığını kontrol edin.

Gliserin 1:10 oranında su ile inceltilir ve bu eriyik lastiğe sürülürse lastik yeniden yumuşar ve daha iyi yapışır bir duruma gelir. Önemli olan husus, bu işlemden sonra lastik kuru bir bezle iyice temizlenmesidir. Yine düzenli aralıklarla vakum pompası içindeki toz filtresini kontrol edin. Bunun içinden hava geçmeyeceği kadar tozla tıkanmış olması mümkündür. Büyük ebatlarda levhalara poz verilmesi sırasında kopya edilecek malzeme ile cam levha arasındaki havanın emilme işlemi daha uzun sürer. Bu işlemi hızlandırmak için hurdaya çıkmış levhalardan keseceğiniz ince şeritleri emme deliği yönünde çerçeve kenarı boyunca yerleştirmeniz uygundur. Bu yöntemin bir başka avantajı, köşelerdeki hava kabarcıklarının ve hava deliklerinin yok olmasıdır. Kötü vakum, bir pozitif levhada nokta azalmasına, bir negatif levhada ise nokta şişmesine yol açar.

b) Kuşkusuz film montajının olağanüstü özenle yapılması gerektiğini bilmektesiniz. Gerek negatifler, gerekse pozitifler daima kat kat poz almalıdır. Montaj, filmin kesilmesi ile pozitif ve negatif filmlerin doğru yerleştirilmesi konusunda bilgileri (2) ve (3) numaralı paragraf­lardan edinebilirsiniz.

Renkli levhaların montajında Hostaphan renkli folyoların montajı büyük bir yardımcıdır. Elinizde 4 renk folyosu bulunmaktadır. Bunların ikisi pozitif olarak hassaslaştırılmış (mavi, kırmızı) iki folyo ise negatif bir tabaka ile kaplanmıştır, (mavi,kırmızı) Bu 4 folyo da esas kopya olarak kullanılabilir. Pozitif-mavi folyo size ayrıca gümüş filmlerin doğrudan renkli folyo’ya monte edilebilmesi avantajını sağlar. Bundan da bir baskı levhasına poz verilebilir. Çünkü mavi renk kesinlikle ışık geçirmez ve böylece kopya edilemez. Negatif folyo’lar negatif-pozitif kontrast etkisi sayesinde özellikle hassas montajın gerçekleşmesini sağlar.

c) Levhaların hazırlanmasında kuşkusuz en önemli faktör ışık kaynağıdır. OZASOL lev­halarının spektral hasaslığı UV alanında 340 ile 350 nm arasındadır.

Emisyon eğrilerine sahip ışık kaynakları bu alanda en uygun olanlardır. Değişik ışık kay­nakları hakkında veriler ve bunların Ozasol levhaları üzerindeki etkinlikleri levhaların el kitaplarında açıklanmıştır. Çoğu kez hassaslaştırılmış levhalarla ilişkili olarak bir ışık kay­nağının ekonomik oluşu, levhaların hazırlanma hızı üzerinde rol oynayan önemli bir fak­tördür. Kimyasal lambaların örneğin ark lambalarına oranla öyle fazla bakıma ve temiz­lenmeye ihtiyacı yoktur.

Yaşlanmış ve zayıflamış ışık kaynaklarıyla çalışmak zorunda kalındığı için çoğu kez önemli zaman kaybı doğmaktadır. Bu nedenle kalite kaybı bile ortaya çıkabilir (kopya çerçevesini eşit ışık almaması). Eğer ark lambanız varsa, bunun düzenli aralıklarla temizlenmesi gerekir (Dikey tipte olanlarda özellikle cam levhanın altı). Cam levhanın üzerindeki lekeler baskı levhası üzerine yansıtıldığında, pozitif levhalarda tonların meydana gelmesine, negatif levhalarda ise traj randımanının azalmasına yol açar.

Eski ve zayıflamış bir ark lambasından yararlanma düzeyi reflektörün iç yüzeyine alüminyum folyo kaplanmasıyla biraz arttırılabilir. Son zamanlarda metal hallojen lambalar giderek artan bir yayılma göstermektedir. Bu lamba türünde spektral emisyon eğrisi OZASOL levhalarınınkiyle aynı UV alanındadır ve bu da en uygun poz süresi sonucunu verir.

8. Hatalı Banyo

Daima temiz çalışma malzemesi kullanmaya özen gösterin. Örneğin, pamuk, selüloz pa­muk, üstüpü gibi. Süngerler, üzerinde kuruyan banyo eczası oldukça çabuk kristalleşir ve bir sonraki kullanım sırasında levhayı çizebileceği için pek uygun değildir. Değişik işlemler için (cilalamak, asitlemek gibi) elde tekbir lavoba varsa, bunun yeniden Ozosol için kulla­nılmasından önce daima suyla iyice yıkanması gerekir. Ekonomik çalışma lavobası ya­tay,düz, ancak hafif eğimli bir yüzeye sahip olmalıdır. Eğim çok dik olmamalıdır. Aksi taktirde üzerine dökülen banyo sayısı çok çabuk ve işe yaramasına fırsat kalmadan akar gider. Bir çalışma lavobası içindeki tahta ızgara özellikle ince baskı levhaları üzerinde izler bırakabilir. Kullanılmış bir levhayı bunun üzerine koymakla bu temas izlerini yok edebilir­siniz. Pelüş tamponlar ve pamuk levhaların banyo işlemleri için en ekonomik malzeme­lerdir. Süngerler çok fazla banyo eczası emerler ve çok miktarda sıvı yitirilir.

Pozitif levhalar banyo sırasında iyi bir kontrol imkanı sağlar. Çünkü ışık alan tabaka hafifçe renk değiştirir. Eğer pozitif ya da negatif levhalar üzerinde herhangi bir tabaka kalıntısı ve makinada bir ton oluşursa, bu kısımları bir kez daha banyo sıvısı ile silin. Bu konuda önemli olan husus, levhanın o arada uzunca bir süre korunmasız biçimde ışığa maruz kalmama­sıdır. Bundan da banyo edilmiş levhanın boyanmasının daima avantajlı olduğu görülebi­lir.

Banyo süresi, üzerine dökülen banyo sıvısı miktarına bağlıdır. Yeterli miktarda banyo sıvısının eşit biçimde dağılmasına dikkat edin. Kullanılan banyo alınıp taze banyoyla birlikte yeniden kullanılır. En güçlü ve ekonomik banyo metodu, otomatik banyo tesislerinin yanı sıra küvet banyosudur. burada levhalar bir taşıyıcı duvar ile bir negatif veya pozitif banyo doldurulmuş dikey tanka daldırılır.EI müdahalesi bütünüyle ortadan kalkar ve eşit banyo etkisi garantilenmiş olur. Bu günlük orta düzeyde bir levha kapasitesi için en ucuz yarı otomatik ozosol levha banyo yöntemidir.

9. Yetersiz Banyo

Banyo sıvısı gereksiz tabaka kısımlarını eritir. Pozitif levhalar için EP 11, Negatif levhalar içinde EN 11/ EN 24, yeterli miktarda tatbik edilmelidir. El banyosunda tavsiye edilen 200 cm/m2 lik miktardan daha az developman kullanıldığında banyo gerekli tabaka kesimlerini eritip altındaki alüminyumu ortadan çıkaramadan çok çabuk tükenir. Sonuçta tüm levha üzerinde kirli lekeler ve ton görüntüleri ortaya çıkar. Bu nokta özellikle negatif levhalarda önemlidir.

Dış ülkelerde satılan banyo konsentratları EP 01 ve En 01 de banyo ile su karışım oranına uyulması gerekmektedir. Küvet banyosunda pozitif ve negatif levhalar için asgari banyo süresi bir dakikadır. Ancak banyo ısısının 20C olması ve bu sürede banyo işleminin ger­çekleşmesi için şarttır.

El ile banyo daha uzun süre gerektirir. Tabii, levha boyu ile süre de orantılıdır.

10. Fazla Banyo

Pozitif ozosol levhalarında fazla banyo hemen hemen olanaksızdır. Çünkü poz verme sırasında ışık etkisi tabakayı yalnızca korunmasız kısımlarda değiş­tirir (kapatılmamış olan). Işık almayan levha tabakası banyoda bile uzun süre developman maddesine karşı dirençlidir.

Negatif levhalarda levha yüzeyi ışık etkisiyle sertleşir. Poz süresinin uzunluğu bu sırada sertlik derecesini belirler. Işık almayan kısımlar negatif levhada banyo sırasında çözülen özellikte kalırlar. (Bak. ayrıca paragraf 8)
Bu durumda bir tabakanın tam olarak develope edilebilmesi poz süresi ile banyo süresinin arasındaki orantının yanlışsız olması halinde mümkündür.

Hatasız poz süresi ve taze EN 24/EN 11 banyosunda 20 C de developman halinde bir negatif ozosol levhası 3 dakika içersinde develope edilmiş olmalıdır.

Küvette banyo yapılmaktaysa, çoğu kez iki dakikalık bir süre yeterli olmaktadır. Fazla banyo traj randımanını olumsuz etkileyebilir.

11. Yanlış İşlem

Ozasol’un işlenmesi sırasında herhangi bir sorun çıkarsa önce levhalarımızın broşürlerin-deki tavsiyelere uyup uymadığınızı ve doğru sıra izleyip izlemediğinizi kontrol edin. Bir çok hata, küçük bir işlem adımına yeterli dikkat gösterilmemesinden kaynaklanır. Levhanın banyosu 8,9 ve 10 numaralı paragraflarda açıklanmıştır.

Banyodan sonraki adım, levhanın suyla yıkanmasıdır. Bu yapılmazsa, bundan sonra gelen FC 11 ile sabitleştirme çok azalır ve çıplak alüminyumun ton alması sonucu doğar.

İyi bir sabitleştirme, alüminyumu temizler ve daha sonraki baskı için onu suya uyumlu hale getirir. M2 başına 100 cm3 FC11 ve yaklaşık 15 sn süre sabitleştirme için yeterlidir ve özellikle anotlaştırılmamış levhalarda söz konusudur.

Eğer gereği gibi sabitleştirme yapılmazsa, özellikle yarım tonlarda baskı sırasında artış eğilimi görülür. Koruyucu boya RC 43 ve RC 71 veya RC 73 ile zamklama, levhaların el kitaplarında açıklanmaktadır. Eğer çok fazla zamk sürülürse, bu yalnızca taşıyıcı malzeme (alüminyum) üzerinde kalmaz ki bunu yapması zaten gerekir, ayrıca baskıya şekli veren tabakaların üzerinde de takılıp kalır. Sonra gerçi, zamkın üst tabakası kurur, ama alt kısmı sıvı olarak kalır.

Her sıvı zamkın hafif asitli bir karakteri vardır. Bu nedenle levhaların uzun süre bekletilmesi olumsuz sonuçlar yaratabilir. Zamklanmış levhaların kuruması sırasında ısı 30 C’den fazla olmaması gerekir. KC 23 ile rötuş için en iyisi, temiz, tercihen orta sertlikte naylon bir fırça kullanın ve bu yalnızca bu amaçla, yani rötuş için kullanılmalıdır. KC 23′ün suyla iyice yıkanmasından sonra levhayı bir kez daha kısa süre FC 11 ile tesbit etmeyi unutmayın. Aksi takdirde rötuşlaşan kısımlara baskı makinesinde boya bulaşabilir. Aynı şey, makinada bir cam fırça veya pomza taşı ile rötuş yapıldığında da söz konusudur.

Kullanılan levha ileride bir kez daha baskıda kullanılmak isteniyorsa, şöyle yapılmalıdır:

Matbaa boyası ispirto veya benzin ile yıkanır, su ile bir daha yıkanır. Üzerine RC 43 koru­yucu boya sürülür ve mümkün olduğu kadar ince bir tabaka halinde ve çizgiler meydana getirmeden zamklanır.

Bu yöntem, size levhanın her zaman bir sorun yaratmadan bir kez daha kullanılması ola­nağını sağlar.

12. Birbiriyle Uyuşmayan Eriyikler/ Kimyasal Maddeler

Eğer iki veya daha fazla sayıda kimyasal madde birbiriyle uyuşmazsa (örneğin silme suyu, yıkama benzini kauçuk ile levha temizleyicisi vs.) o takdirde bu boya-su dengesini baskı sırasında bozabilir ve baskı levhasının traj randımanını düşürebilir.

Bunu önlemek için yalnızca levha el kitaplarında tavsiye ettiğimiz kimyasal maddeler kul­lanılmalıdır. Ozasol işlem sisteminin doğal parçaları şunlardır: Developman, sabitleştirici, koruyucu boya, zamklama ve rötuş maddeleri. Bunun dışında silme suyu ilavesi, pH kağıdı ve levha kopyasının ve makina baskısının rasyonel hale getirilmesi için çeşitli işlem ci­hazlarını sunmaktadır.

Ozasol levhaları üzerinde yalnızca bu malzemelerle çalışılmalıdır. Levhaların olağanüstü dayanıklı oluşları nedeniyle, gerçi bazen yabancı kimyasal maddelerin kullanılması müm­kündür ve önceleri görünür bir zarar saptanmayabilir. Ancak, bu malzemelerin hatasız iş görmeleri konusunda ne yazık ki herhangi bir garanti veremeyiz.

Ozasol levhaları yalnızca saf benzin veya ispirto ile yıkanmalıdır. Kauçuk yıkama maddesi veya bazen söz konusu olabilen kurumaya karşı spreyler eczalı levhalarımızın üzerindeki tabakaya zarar verebilir.

Kimyasal maddeler ve ilave maddelerini, makinada kullanmazdan önce eski bir levha üzerinde deneyip zararlı olup olmadıklarını anlayın.

Bu noktalar, eğer Ozasol levhalar “Thermodur-Tatbiki”‘nden geçirilmişlerse genellikle söz konusu değildir.

Fırınlanmış levhalar hemen hemen tüm geleneksel kimyasal maddelere, rötuş malzeme­sine, asetona vs. karşı dayanıklıdır.

13. Hatalı Silindir Beslemesi

Baskı gerginliğini ayarlanmazdan önce baskı levhası ile blanket (kauçuk) altındaki besleme kontrol edilmelidir. Doğru besleme konusunda bağlayıcı bilgiler için lütfen sizin için söz konusu olan makina yapımcılarına baş vurun. Biz, genellikle orta sertlikte blanket altlık ve tercihen kompressible (Hava yastıklı) balanket tavsiye ederiz. 75 shore’luk blanket sertliği (orta sert) hemen hemen tüm baskı çalışmaları ve kağıtlar için iyi bir çıkış temeli oluştu­rur.

Orta sertlikte besleme, bezler ve kağıtlardan oluşur, keçe veya kartondan değil. Bir işten ötekine aynı düzende bir sıkıştırmayı muhafaza etmeyi deneyin. Blanketi düzenli biçimde “deliklere” konusunda incelemek yararlıdır. Bir kez farkına varılan kırışıklıklar blanketin arka kısmından pelür kağıt ile rötuşlaşabilir. Bu durumda tüm baskı gerginliğini arttırmak yoluna gidilmesi hatalıdır. Çünkü baskı kalitesi ve traj randımanı bundan zarar görecektir.

Özellikle ozasol için yumuşak ve sert besleme kavramlarını ve kullanım alanlarını detay-landırmak açısından aşağıdaki özetten yararlanılabilir:

Blanket+keçe+kağıt =                       yumuşak besleme

Blanket+bez+kağıt =             orta sert besleme

Blanket+kağıt =                                orta sert besleme

Blanket+karton+kağıt =                    sert besleme

Blanket+polyester folio=                  sert besleme

14. Yanlış baskı ayarı

Baskı gücü sıkıştırmaya bağlıdır. Yumuşak bir besleme (soft packing) daha fazla baskı gerginliğini gerektirirken, sert bir besleme (hart packing) epeyce az bir basınç gerektirir.

Kuşkusuz kauçuk üzerine daha geniş bir baskı alanında daha fazla basınç oluşması; kauçuğun daha fazla deformasyonu, ton ve renk değerlerindeki değişiklikler ile baskıda kullanılan kağıdın daha fazla esnemeye uğraması sonucunu doğurur.

Çok fazla kauçuk-levha silindiri-basıncı bazı etkiler yaratır. Özellikle ton değeri değişimleri ve yine kaliteyi etkileyen, şeklin mercek biçiminde boyut değişimini ortaya çıkarır.

Aşağıda veriler pratik bir uygulama için örnektir:

a) Kağıt kalınlığı =     0,1 mm

b) Ozasol levhalar =   silindir halkası (Schmitzring, cylinder bearer)

üzerinde 0,2 mm

c) Kauçuk (Blanket) =           Silindir halkası yüksekliği (Schmitzringenhöbe)

üzerinde ±0 m

d) Baskı gerginliği, levha-kauçuk

(Makina skalası-0.1) =            0,1 mm

e) Baskı gerginliği kauçuk baskı gerginliği karşı basınç

(Makina skalası ±0) =             0,1 mm

Yukarıdaki örnekten plaka ve kauçuk silindiri arasında 0,1 mm’lik bir baskı gerginliği çık­maktadır. Ozasol levhalar optimum tiraj randımanının 0,05 mm ile 0,1 mm arasında bir baskı ayarıyla ulaşırlar. Plaka silindiri veya kauçuk silindirinin basıncının artırılması bölgesel olarak çok fazla biçimde aktarmanın olmasına yol açar, bu da baskı levhasının aşınmasına ve şeklin işlevini erken yitirmesi sonucunu doğurur (kalıbın çok çabuk uçması).

15. Yanlış Ayarlanmış Merdaneler

Nemlendirme merdaneleri ile mürekkep merdaneleri levha ile doğrudan temas halindedirler ve bu nedenle özenle ayarlanmış ve vakumları yapılmış olmalıdır ki levhaya zarar gelme­sin.

Nemlendirme merdaneleri temiz, dönüş hareketi yuvarlak, serbest ve iyi ayarlı olmalıdır. Eğer baskı levhasının üzerine fazla bastırırlarsa amaç dışı sıyırıcı etkisi yaparlar ve nem­lendirme suyunu yeniden levhadan kazırlar. Bunun sonucu levhada ve basılan kağıtta bir ton oluşmasıdır.

Çok sert bastıran değici merdaneleri (formwalze) veya merdane yatakları, merdane milinin serbest hareketini kısmen engellediklerinden levha için yüzeyini (baskıyı yapan tabakayı) aşındırabilir ve traj randımanını düşürebilir.

Nemlendirici merdaneler levhaya çok bastıracak biçimde ayarlanırsa, silindir kanalından dışarı “fırlayabilirler”. Bu merdane yuvalarından belirgin biçimde hissedilebilir ve levha üzerinde, levhanın başında bir şerit halinde -eğimin olduğu yerde- kendini belli eder.

Levhaya çok hafif bastıracak biçimde ayarlanmış nemlendirme merdaneleri levha yüzeyinde yeteri kadar ıslaklık depolayamaz, bu da yarım tonların kuvvetlenmesine ve ton belirtilerinin ortaya çıkmasına yol açar. Üzerindeki kılıfın yırtılması nedeniyle görevini yapamaz du­rumdaki nemlendirme merdaneleri, merkezinden çıkmış merdane milleri levha üzerinde ton, leke ve şekiller oluşmasına yol açar. Üzerinde mürekkep kurumuş kılıflar levhaları çizer. Bu nedenle her çalışmadan sonra yıkanmaları gerekir.

Merdane yıkama sırasında kimyasal eriyiklerle çalışıyorsanız, merdaneleri yeniden yerle­rine yerleştirmezden önce bu eriyiğin bütünüyle temizlenmiş olmasına dikkat edin. Böylece, herhangi bir zarara yol açmasının önüne geçmiş olursunuz. Her makinanın mürekkep sistemi, serbestçe çalışır, iyi ayarlanmış ve kurumuş mürekkeplerden temizlenmiş durumda olmalıdır. Tüm mürekkep merdaneleri kendilerinden sonraki merdaneye eşit biçimde basınç uygulayacak biçimde ayarlanmalıdır. Değici merdaneleri (Formwalzen) mürekkep almış durumda bir kez ve kısa süre, zamklanmış ve kuru levhanın üzerine oturtulur. Böylece levhanın üzerinde, enlemesine bir “basınç şeridi” görünür. Bu şeridin genişliği (yaklaşık 2mm) merdaneden merdaneye tüm uzunluk boyunca eşit durumda olmalıdır.

Form merdanelerinin (Formwalzen) levha üzerinde aşırı basınç oluşturması, burada da, levha üzerindeki şekillerin erken aşınmasına yol açar. Yani traj randımanı düşer. Tek tek merdaneler birbirlerine çok fazla bastırırlarsa, artık yuvarlak biçimde çalışamazlar ve levha üzerinden kayarlar.

Çok hafif ayarlanmış mürekkep merdanelerinin mürekkebi aktarabilmesi için fazla miktarda mürekkeple yüklenmeleri gerekir. Bu durumda mürekkep-su dengesi bozulur. Sonuç ise, tonlama kuvvetlenen yarım tonlar ve özellikle yüzeylerde muhtemel zayıf baskı görüntü­südür.

Gerçi, renkli sistemde aktarma merdanelerinin yataklarında hafif bir pay bulunmalıdır ki sıkışıp yataklarını aşındırmasınlar. Ancak, çok fazla oynama payı olan merdaneler, vargel bir başka yöne döndüğünde levha üzerinde bir ton şeridi meydana getirirler. (Bak. ayrıca Paragraf 23)

16. Mürekkep-Su Dengesinde Bozulma

Mürekkep ile su ilişkisinin baskı kalitesi üzerinde doğrudan etkisi vardır. Kompakt bir yüzeye sahip oldukları ve özel bir matlaştırılma niteliği gösterdikleri için Ozasol levhalara bu bağlam içinde belirli avantajlar sağlar.

Genellikle levehalarımız, örneğin derin kazınmış levhalara, kendiliğinden hassaslaştırılmış çinko levhalara veya diğer hassaslaştırılmış levhalara göre daha az silme suyu ile baskı yapar, böylece basılan kağıtta renk canlılığı daha fazla, kağıt esnemesi asgaridedir. Aşağıdaki kombinasyonların bir araya gelmesi belirli etkiler doğurur:

a) Çok Az Mürekkep/çok Az Su:

Baskı görüntüsü kurşuni, yüzeyler eşit değil, fonda hafif ton görüntüsü.

b) Çok Fazla Mürekkep/ çok Az Su:

Baskı görüntüsü kontrast yarım tonlar artmış, fonda kuvvetli ton görüntüsü, baskı görün­tüsünde büyümeler, yıkama merdaneleri mürekkep alır, basılan kağıt kauçuğa yapışır.

c) Çok Az Mürekkep/ çok Fazla Su:

Yüzeyde su damlacıkları, levha parıldayan görünüş alır, baskı görüntüsü kurşuni, görüntüde

şeritler halinde su lekeleri, kauçukta su.

d) Çok Fazla Mürekkep/çok Fazla Su:

Renk aktarma düzensiz, su şeritleri, mürekkep sübyeleşir, baskı görüntüsü soluk ve yı­kanmış etki bırakır, kauçuk çabuk kirlenir Örneğin mürekkep çok az pigmentli ise daha fazla mürekkep vererek çalışmak gerekir. Bu konuda ortaya sorun çıkacak olursa, daha’ fazla pigmentli mürekkep kullanarak sorunlar giderilebilir.

Mürekkep-su dengesi baskıda kullanılan kağıt nedeniyle de bozulabilir. Yüzeyleri çok alkalik kağıtlar (örneğin kroma kağıt veya kartonlar) makinada baskı sırasında silme suyunun pH değerinde değişiklikler meydana getirir. (Bak. Paragraf 25) pH-değeri ile (Bak. paragraflar 18,19) birlikte mürekkep ve su dengesi de değişir.

RC 63 veya yeni silme suyu katkı maddesi RC 61 kullanın. Bunlarda bir “tampon sistemi” bulunmaktadır ve böylece silme suyunun pH değerini sabit tutarlar, ideal pH değeri 5.5′dir.

17. Birbirleri ile Uyum Sağlamayan Mürekkepler Veya Sular

Bazen bir baskı mürekkebinin belirli öğelerinin veya silme suyunun baskı levhasının yü­zeyini olumsuz etkiledikleri veya mürekkep-su ilişkisini herhangi bir şekilde etkiledikleri görülür. Bunlar arasında pigmentleri ve içlerinde bulunan reçine nedeniyle levha yüzeyi üzerinde aşındırıcı etki yapan mürekkepler yer alır. Bunlar levhaların işlenişini olumsuz biçimde etkiler (Bak. ayrıca paragraf 22)

Floresanlı baskı mürekkepleri taşıyıcı malzemeye (alüminyum) normal mürekkeplerden daha fazla yapışma özelliği gösterirler. Bu nedenle de levha üzerinde daha kolay ton meydana gelmesine yol açar.

İçlerinde metaller bulunan baskı mürekkepleriyle çalışma sırasında da (milori mavisi, krom sarısı, kurşunlu kaplama beyazı) aşındırma etkisi görülebilir. Burada Ozasol-Thermodur işlemi yardımcı olabilir. Bu durumda baskıyı yapan tabakanın ayrıca sertleştirilmesi, kim­yasal ve mekanik etkilere karşı koyma reaksiyonunu artırır. Baskı cilaları içindeki eritici madde kısmı da emülsiyon için zararlı olabilir.

Kullanmadan önce eski bir levha üzerinde uyumu kontrol edin.

Silme suyu hazırlamada kullanılan musluk suyu çoğu kez kireçlidir. Bu nedenle makinanın silme suyu kabında çökelti olur. Eğer bu parçacıklar karıştırılarak yüzeye çıkarılır ve nem­lendirme merdaneleri tarafından levhaya aktarılırsa, bu çizgiler halinde kazınma izlerine yol açabilir. Destile su bu durumda ideal çözümdür.

Alkol ile nemlendirmede de bazı hususlara dikkat edilmelidir. Etil alkol doğal bir mamul olarak belirli oranda metil-etil-ketonlar ile karıştırılır ve uygulamada boya çözücü madde olarak kullanılır. Bu alkolün bazı matbaa mürekkeplerini eritme özelliği vardır (özellikle kırmızı pigmentli olanları). Bunun sonucunda ise levhada ton belirtileri görülür.

En uygun olanları, isopropyl alkoller ve isopropanol alkollerdir.

Geleneksel nemlendirme sistemlerinde alkol oranı silme suyu içinde %15 ‘den fazla ol­malıdır. Aksi takdirde baskı mürekkeplerinin kuruma işlemi çok gecikir.

18. Silme Suyu Aşırı Alkalik

Silme suyunun pH-değerinin baskı ürünlerinin kalitesi üzerinde önemli etkisi vardır ve bir Ozasol levhasından azami randıman alınabilmesi için bu değer aynen korunmalıdır. En iyi sonuçlar pH-değeri 5,5′de tutulduğunda elde edilir.

Şehir suları bölgeden bölgeye farklı olduğu için kimyasal maddelerin tek bir karışım biçimini belirtmek oldukça zordur. Bu nedenle pH-değerini kontrol etmek için en iyisi Ozasol-İndikator-kağıdı kullanın.

Makinada baskı sırasında pH-değeri artacak olursa, açıkça görülebilir belirtiler ortaya çıkar. İlk belirti çoğu kez kağıt tozu ve diğer yabancı cisimlerin levha yüzeyine aktarılmasıdır. Bu, silme suyunun yetersiz asit karakteri nedeniyle levhayı temiz tutamamasından kaynaklanır. Levha işlemden geçirildikten sonra doğrudan ışık altında tutulmuşsa (yalnız pozitif levha­larda), silme suyunun alkali karakteri levha yüzeyinin developmanının sürdürülmesi etkisini doğurabilir. Bu da, baskı şeklinin körelmesi ve dolayısıyla traj randımanının düşmesine yol açar. Yarım tonlar boya ile artış gösterir ve tüm levha üzerinde hafif bir ton kendini belli eder, mürekkep sübyeleşir.

19. Silme suyu Aşırı Asitli

Paragraf 18′de belirtilen silme suyu konusundaki bilgiler tabii ki burada da geçerlidir. pH değeri 5,5′in altına düştüğü durumlarda silme suyunun asit içeriği çok yüksek demektir.

Aşırı asit karakterde silme suyunun etkisiyle baskı görüntüsünün, özellikle tondaki açık kısımlarda ince tramlarda vaktinden önce işlevin yitirilmesi durumu gözlenir.

Baskıya giren kağıttaki mürekkebin kuruması gecikir. PH değeri sabit hazne suyu kon-santratları kullanılmalıdır.

20. Kirli Silme Suyu Merdaneleri

Kalıp üzerinde silindir aksına dik seyreden çizgilerin nedeni, merdane yüzeyinde sertleşmiş parçacıklar olabilir.

Merdanelerin yıkanması sırasında buralarda kalan çözücü merdanelerin kalıntıları kalıp yüzeyi için zararlıdır.(Bak. ayrıca paragraf 15)

Bir önceki işten kalan su merdaneleri üzerindeki kurumuş mürekkep nedeniyle bu merdaneler yeteri kadar nemlendirici suyu alamazlar ve böylece de düzensizlikler doğururlar.

21. Hatalı Mürekkep

İyi bir ofset baskı mürekkeplerinin çoğu Ozasol levhalarla sorun yaratmaz. Ancak, bazı mürekkepler basınç ve ısı etkisiyle su ile sübyeleşme eğilimi gösterirler. Bu durumda nemlendirme suyunu mümkün olduğu kadar soğuk tutmayı deneyin. Soğutabilir bir silme suyu kabı veya buz parçaları denenebilir. Çoğu kez mürekkebi değiştirmekten başka çare yoktur. Yapış yapış ve sert mürekkepler pH-değerinin düzeltilmesiyle akıcı hale getirilebilir. İçlerinde çizici parçacıklar bulunan mürekkepler trajı düşürür. (Bak. Paragraflar 16,22)

22. Aşındırıcı Mürekkep

Çeşitli mürekkepler, özellikle metalik tonlar, hassaslaştırılmış her levhanın ömrünü kısaltma eğilimi gösterirler.

Ozasol levhaları, eğer “Themodur-İşlemi” yapılırsa bu zor mürekkepler ile çalışıldığında bile yüksek trajlar sağlar.

Aşındırıcı mürekkeplerde “sert pigmentler” adı verilen metal tozları, altın veya bronz tozu parçacıkları bulunur. Bu küçük parçacıkların mürekkebin öteki ögeleriyle homojen bir bağlantısı yoktur. Levha yüzeyinde zımpara kağıdı etkisi gösterirler ve baskı görüntüsünü aşındırırlar.

Tek çare silindirler ve merdaneler arasındaki asgari basınç ayarıdır. Bir başka çözümde Ozasol levhalarının Thermodor-Fırınlama işleminden geçirilmelidir.

Aşındırıcı baskı mürekkepleri, merdanelerin “kayması” sonucu da doğurabilirler ve böylece baskı eşitliği engellenir (Bak. ayrıca paragraf 23).

23. Merdane Aşınması

Belirli baskı bölgelerindeki eşit olmayan mürekkep yoğunluğu sonucu mürekkep merda­neleri su alabilir, yani suya yatkın hale gelebilir.

Mürekkep (distribütör) merdaneleri ya bakır, teflon veya başka bir sentetik madde ile kap­lanmıştır ve bu nedenle oleophil yani mürekkebe yatkındır. Bazı aşındırıcı baskı mürek­kepleri veya mürekkebin aşındırması sonucu normal olarak ince bakır veya plastik tabaka yenir, taşıyıcı malzeme hydrophil, yani suya yatkın hale gelir. Bunun sonucu eşit olmayan mürekkep aktarımıdır. Bu problem kaynağını ortadan kaldırmak için ya merdane yeniden bakır kaplanmalıdır, (eğer merdane bakır kaplı ise) veya FC 11 sabitleştiricisi ile biraz kazınmalıdır.

Bazen hatalı merdaneyi pomza taşı veya tozu gibi yağ yok edici bir madde ile yağından arındırmak yeterli olabilir. Önemli olan, üretim yeniden başladığında bu maddelerin artık­larının merdane üzerinde kalmamış olmasıdır.

24. Aşırı kurutma Tozu veya Spreyi

Basılmış kağıtların makine çıkışında çok fazla tozlanması halinde, makinanın çok fazla kirlenmesi dışında, levha üzerinde tonlanma, baskı kalitesinde düzensizlik ve düşük tiraj randımanı görülür.

Eğer kağıt bir kez baskıdan geçecekse, bu sorun o denli önemli değildir. Küçük formatlı ve kompakt makinalar tozlanma sorununa karşı özellikle hassastır. Zira bunlarda aşırı kurutma tozu tüm makinayı olumsuz etkiler. Tabii, toz silindirlere de yapışır ve ayrıca aşınma olayını fazlalaştırır. Tek renkli işlerde bile bu durumda ulaşılması gereken tirajda düşme olur.

Bir kez basılmış, tozla kurutulmuş kağıt ikinci kez makinadan geçerse, bir önceki baskının fazla tozu kısmen kauçuk üzerine aktarılır. Bunun sonucunda ise levha ile kauçuk arasında daha fazla aşındırma etkisi meydana gelir. Levhanın vaktinden önce zarar görmesini he­saba katmanın dışında, yalnızca kauçuğun birçok kez yıkanması biraz güvence getirebi­lir.

Ton görüntüsü ve baskı kalitesindeki düzensizlik yine ilk baskı sırasındaki aşırı tozlanma sonucudur. İkinci kez baskıya girme sırasında toz kağıttan daha fazla nem emer ve bu nedenle mürekkep-su dengesini kontrolden çıkarır. Bazen ilk baskı sırasında da tozlan­dırma eşit biçimde yapılmamış olabilir.

Toz tabakasının çok kalın olduğu bölgelerde yine daha fazla su emme meydana gelir. Bunun sonucu bu bölgeler renk yönünden daha koyu, baskı yoğunluğu düzensiz hale ge­lir.

İki renk üst üste basılırsa ve ilk renk çok fazla tozlanmışsa, ikinci rengin reddedilmesi olasılığı vardır. Zira mürekkep tozun üzerine yapışmaz. Tozlandırma miktarını asgariye indirin ve aynı zamanda mümkün olduğu kadar eşit biçimde tozlamaya dikkat edin.

25. Aşırı Alkalik Kağıt

Kazein kaplı malzeme veya yaldızlı kağıt gibi alkalik yüzeyli kağıtlar silme suyunun pH-değerini makine çalıştığı sırada değiştirebilirler. (Bak. ayrıca paragraf 16)

Ozasol levhalar alkalik bir eriyik ile develope edildikleri için, bu alkalik bir silme suyunun, baskı sırasında korunmasız levha üzerinde hafifçe developmanı devam ettirmesi demektir. Bununla traj randımanı etkilenebilir. Eğer silme suyunun pH-değerini sık sık kontrol eder ve bunu 5.5 civarında tutabilirseniz, bu olumsuz etkinin önüne geçmiş olursunuz, bunun dışında levha eğer “Thermodor-Fırınlama” işleminden geçirilirse hiç etkilenmez duruma getirilir.

Bu sorun tabii ki yalnızca işlemden geçirildikten sonra korunmasız biçimde ışığa maruz bırakılan pozitif levhalarda ortaya çıkar. Negatif levha tabakaları bilindiği gibi poz verme ile sertleşir ve bu nedenle alkalilere karşı daha iyi bir direnç gösterirler. Alkalik kağıtlarla çalışma sırasında ortaya çıkan sorunlar, levhayı develope ettikten sonra ve makina dur­duğunda uzunca süreler parlak ışığa maruz bırakmamakla da azaltılabilir. Başka deyişle, eğer levhayı saklayacaksanız RC 43 koruyucu boya ile boyayın. Böylece yüzey, ışık etki­sinden korunur.

pH-değerinin değişmesinden kaynaklanan ton görüntüleri silme suyuna RC 71 veya FC 11 katmakla kısmen ortadan kaldırılabilir.

26. Fazla Saklama Sonucu Bayatlama

Her ne kadar Ozasol levhalar hemen her durumda üzerinde yazılı olan saklama süresi asılsa bile sorun yaratmazsa da yine de bayatlamış bir levhada ton, lekelenme ve diğer olumsuz belirtiler ortaya çıkabilir.

Pozitif levhaların bayatlamaya karşı dayanıklılığı daha fazladır. Burada olsa olsa yüzeylerde vaktinden önce zayıflama ile kendini gösterir. Negatif levhalar bayatladığı takdirde daha güç develope edilir.

Kuşkusuz tüm fotoğraf malzemelerinde olduğu gibi, taşıma, saklama koşulları olumlu ve olumsuz yönleriyle burada da söz konusudur. (1)

 
 

post thumbnail

OFSET BASKI PROBLEMLERİ (1)

I – MÜREKKEPTEN GELEN PROBLEMLER

Ofset Mürekkep Alanında 5 Temel Problem Kaynağı Olabilir

1- Ofset problemleri

2- Reolojik problemler

3- Yapışkanlık problemleri

4- Emilme ve kuruma problemleri

5- Görünüş problemleri

1- OFSET PROBLEMLERİ

Ofset baskıda problem mürekkebin ofset suyuna transferi veya kalıptaki iş olmayan alanlara transferi sonucunda çıkar. Bu da mürekkep merdaneleri üzerinde düzenli bir film oluşmazsa blanket üzerine veya merdaneler üzerine birikme yaptığı zaman oluşur. Bu problemler, a)renkleme b) kirletme c) soyulma d) birikmedir.

a) KİRLETME: Kalıbın iş olmayan alanlarında mürekkep kabulü ve bu alanların tamamiyle temiz olmamasıdır, burada ki küçük mürekkep izlerine bütün ofset baskılarda rastlanabilir. Bu yüksek kalite tipo baskı ile ofset baskıyı ayırmak için basit bir yoldur. Açıkçası kirletme mürekkebin işi olmayan alanlarında çıplak gözle görülmesi veya yarım ton alanlarında artan bir renk densitesi oluştuğu zaman problem haline gelir. Bu problem kalıbın yapılmasından, hazne suyundan, mürekkep özelliklerinden doğabilir. Mürekkep kimyasal olarak çok dar bir su toleransına sahipse kirletme artcaktır. Mürekkep çok fazla su itici olursa hazne suyu verme seviyesi kalıbın üzerine su alma özelliğini düşürecek kadar azalır ve suyu iş olan alanlara da mürekkebin üzerine transfer eder, baskı üzerinde su izleri görülür. Çok düşük hazne suyu verilmesi iş olmayan alanlarda mürekkep oluşmasını engelleyebilir. Bu şekil bir problem hazne suyunun baskı genişliği boyunca mürekkebin düzensiz isteğine bağlı olarak artar. Bu arada mürekkep verişi baskı üzerinde çeşitli alanlarda farklı olduğu için kontrolü çok zordur. Bu durumlarda iş alan ve almayan alanların oranlarından bağımsız olarak standart hazne suyu verilmesi yapılır. Eğer mürekkep su toleransı bu iş için çok geniş değilse kirletme olur. Mürekkebin fiziksel özellikleri kirletmede önemli etkendir. Mürekkep viskozitesi çok düşüktür veya makinanın ısınması ile daha sonradan düşmüştür. Mürekkep iş olmayan alanlardaki hazne suyu filminin üzerine transfer olur. Aşırı emilifukasyonda, emilfiye olan kısım ve hazne suyu arasında çekiciliğe neden olur ve aynı problemi doğurur. Bu problem bazen basit bir viskozite ve yapışkanlık artışı ile çözülebilir. Bu artış mürekkebin kompenentleri arasındaki bağı güçlendirir ve emulsifikasyonu azaltır aynı zamanda for-mülasyondaki su iticiliği azaltmak ve mürekkebin su toleransını artırmakta eşit olarak gerekebilir.

b) RENKLEME: Pigmentin diğer mürekkep katkıları ile veya onsuz hazne suyunda çözül¬mesi veya emulsifiye olması sonucu oluşur. Hazne suyu mürekkepten zayıf bir renkleme alarak baskının iş olmayan alanlar üzerine taransfer eder. Bu problem genellikle pigmentin çeşitli kompanentlerinin bağlayıcı ile reaksiyona girmesinden oluşur. Renkleme bilhassa kırmızı pigmentteki kalsiyum tuzlarının su ile emulsifiye olmasından da olabilir.

c) SOYULMA: Merdanelerin bazı alanlarına mürekkep gitmemesinden doğar bu kalıp üzerinde basılı alanların mürekkep alışını engeller ve zayıf, eşit olmayan renk densitesi dağılımı ortaya çıkar. Bu problem merdanelerdeki ayarlamalardan veya mürekkep içindeki Calsiyum İyonlarının hazne suyu içindeki maddelerin merdaneler üzerinde su çekici bir tabaka oluşturmasından doğar. Oluşan su filmi merdanenin mürekkep almasını engeller.

d) BİRİKME: Blanket kalıp veya merdaneler üzerinde kalın bir mürekkep tabakasının oluşmasına verilen isimdir. Bunun nedeni yayılma eksikliği veya ilgili alanlara transfer olmamasıdır. Problem baskı üzerinde gözle görülür ve iş alan alanlarda düzenli bir filmin oluşmaması ile kendini belli eder. İlk olarak problem zemin baskıların kenarlarında baskı boyunca görülür. Eğer baskı durmuyorsa ve ilgili alanlar temizlenmiyorlarsa baskı kalitesi ciddi olarak bozulur ve kalıp, blanket üzerinde birikme yapan alanların artan baskısı ile fiziksel zarara neden olur. Birikmenin birbirinden bağımsız birçok nedeni olabilir. İlk olarak emulsifikasyonun reoloji ve yapışma özellikleri üzerindeki ters etkisinden dolayı transfer ve yayılma özellikleri azalır ve merdaneler kalıp ve blanket üzerinde birikmeye neden olur. Yine bundan bağımsız olarak mürekkebi oluşturan petrol yağlarının kaybolması mürekkebin kuruması bunun sonucunda da zayıf baskı sıtabilitesi transfer kaybına neden olur birikme yapabilir. Bu iki nedenle mürekkepten gelir. Gene mürekkep yapımında sıvı konpenentleri filtrasyon eksikliğinde bu mürekkep artıklarının blanket ve kalıpta birikmesine neden olur. Bunla örnek olarak iyi Disperse edilmemiş mikronize vaksların ve pigment partigüllerinin, birikmesi gözükebilir. Emulsifikasyon iyi disperse olmamış parçalarına tekrar ayrışmasında önemli etkendir. Son olarak birikme önemli oranda baskı altından mürekkep veya hazne suyu etkisiyle koparılan parçalardan doğar. Genel olarak blanket birikmesi büyük oranda kaplanmamış kağıtların fiberlerinden veya zayıf kaplanmış kağıtların dolgu malzemelerin¬den doğar. Bu çok çeşitli nedenlerin tek basit bir çözümü yok. Eğer mürekkebin emulsifi-kasyon da dolayısıyla yayılma ve transfer eksikliğinden doğuyor ise temel kimyasal ve fiziksel özelliklerini değiştirmek gerekecektir. Petrol yağlarının çabuk buharlaşmasından doğuyor ise daha ağır yağlar kullanmak gerekir. Dispersiyon problemi mürekkebin dahi fazla makinadan geçişiyle engellenir. Baskı altından gelen problemler ise mürekkebin yapışkanlığını inceltici pasta ile düşürülmesi yoluyla veya baskı altı boş olarak bir kere makinadan geçirilerek yüzeyi sıkıştırılmak suretiyle çözülür.

2.Reolojik Problemler

Mürekkebin akışkanlığı ile ilgili problemlerdir.Haznede yatma veya transfer eksikliği olarak kendini belli eder.Bunu önlemek için hazneye karıştırıcı takmak veya düşük viskozitede bi bağlayıcıyı mürekkebe ilave etmek gerekir.(lasurin 63)Akışkanlığın fazla olması mürekkebin akmasına merdanelerden küçük damlacıklar halinde uçmasına neden olur. Bu durumda viskoziteyi aratırıcı dolgu malzemeleri veya yüksek yapılı vernikler kullanılmalıdır.(Vernik 4009)

3.Yapışkanlık Problemleri

Mürekkebin bir film halinden 2 film ayrıması esnasında ayrılmaya karşı doğan kuvvetdir.Bu kuvvet mürekkebin yapışkanlık özellikleri reolojik özellikleri ve yapısal özellikleri tarafından etkilenir. Yetenekli bir baskıcı parmağı ile mürekkebi kağıda sürekli basarak iki mürekkebin yapışkanlık karşılaştırmasını yapabilir.Yapışkanlık değişmesi viskozite kadar sıcaklığa bağlı değildir.Fakat buna rağmen yapışkanlıktan doğan bir problem olursa merdane sistemlerinin sıcaklık kontrolü yapılmalıdır.

4. Emilme Kuruma Problemleri

Ofset mürekkeplerinin genellikle baskı stabilitesi ve kuruma özellikleri karşıtlığı altında çalışır. Kuruma; düşük bir film kalınlığında hızlı bir sert kabuk oluşması, baskı stabilitesi ise baskı boyunca ince bir mürekkep filmi halinde transfer olabilmeyi gerektirir. Baskı stabilitesi hızlı emilme ve mürekkebin kuruması neticesinde bozulabilir. Bu durumda yüksek baskı hızı, yüksek mürekkep filmi kalınlığı ve kalın baskı altları emilme ve oksidasyonu engelleyerek şu problemleri çıkartır:

1- Arka verme

2- Soğutucu merdane izleri

3- Katlamada birikme

4- Blanket üzerinde birikme

5- Yavaş kuruma

6- Zayıf sürtünme, kayma, çizilme mukavemeti

1- ARKA VERME: Mürekkebin basılmış olan yüzeyinden istifte bir sonraki tabakanın altına transfer etmesidir. Baskı altları ve makine faktörleri tarafından oluşabilir.

Bunlar:

Baskı altının emiciliği: Emiciliğin fazla olması arka vermeyi engeller. Baskı altının düzgün¬lüğü dokunma alanlarını artırdığı için arka vermeyi artırır.

Baskı altının ağırlığı: Ağır baskı altı daha fazla basınç yapacağı için arka vermeyi arttırır.

Makinanm hızı: Baskı stok büyüklüğünü arttıracağı için daha fazla basınç ve arka verme yapar.

Püskürtme tozu miktarı: Yetersiz püskürtme tozu arka vermeyi artırır. Stok yüksekliği: Stok yüksekliği artıkça arka verme artar.

Bununla beraber mürekkep performansı arka vermede birinci neden olabilir. Problemler mürekkebin çok yavaş emilmesi veya mürekkebin çok kalın bir tabaka halinde basılma¬sından dolayı çıkar. Hatta mürekkep çok hızlı set olsa bile çok yapışkan bir film yapacağı için yine arka vermeye neden olabilir. Kuruma oksidasyonu sırasında kimyasal reaksiyon¬lardan dolayı ısı açığa çıkar sıcaklık yükselir ve mürekkebin içindeki yağlar baskı altına daha fazla geçer bu da mürekkebin yumuşamasına ve arka vermeye neden olabilir. Bütün mü¬rekkeple ilgili arka verme problemleri bağlayıcı ile içindeki solventin uyuşumuna bağlıdır. Yavaş set hızı bağlayıcı ve solvent arasındaki büyük çekicilikten doğar. Mürekkep içindeki kuvvetli solvetler mürekkebin sürekli yumuşak kalmasına sebep olur. Bu problem ince viskozitede çözücülüğü az solventler kullanılarak engellenebilir veya bağlayıcı yağ oranını artırarak bağlayıcının çözünürlüğü azaltılır. Püskürtme tozu stokdaki tabakaları birbirinden ayırarak arada bir hava yastığı oluşturur bu hava yastığı aynı zamanda mürekkebin oksidatif kurumasına da yardım eder. Bununla beraber stok belirli bir yükseklikte tutulmalı ve püs¬kürtme tozu uygun bir miktarda verilmelidir.

2- SOĞUTUCU MERDANE İZLERİ: Heat-set mürekkepleri fırından çıktıktan sonra soğutma merdanelerinden geçer. Bu soğutma merdaneleri fırında solventi uçan mürekkebin yüzeyini sertleştirerek parlaklığı temin eder. Bu izler mürekkep sertleşme safhasında çok yapışkansa veya mürekkebin kayganlığı yeterli değilse oluşur. Problem yüksek bağlayıcı yağ oranı ile yüksek erime noktalı reçine kullanılmasıyla azaltılabilir. Aynı zamanda aromatik solvent miktarını azaltmak veya Wax kullanarak kaydırıcılığı arttırmak problemi çözer.

3- KATLAMA ÇUBUKLARINDA OLUŞAN İZLER: Heat-set veya Web baskılarda katlama ünitesinin önündeki çubuklarda birikerek iş olmayan alanları kirletebilir, böyle durumlarda Web Ofset mürekkeplerini incelterek emilme hızını artırma problemin basit bir çözümdür. Mürekkebin renk şiddetini artırarak baskı kalınlığını azaltmakta önleyici yollardan biri¬dir.

4 BLANKET ÜZERİNDE BİRİKME: Düz ofsette blanket üzerinde birikme çok üniteli bas¬kılarda daha önce basılmış baskı altı üzerinde mürekkep çok hızlı emiliyor ise problem oluşur eğer önceki ünitenin mürekkebinin emilme hızı çok yüksek ise mürekkebin daha sonraki üniteye geldiğinde yapışkanlığı artacağından blanket üzerinde önceki ünitenin mürekkep birikmesi oluşur bunu önlemek için çok renkli baskılarda önce gelen ünitedeki mürekkeplerin emilme hızını yavaşlatmak problemi çözebilir. Bağlayıcı yağ oranını azal¬tarak çözünürlüğü artırmak çözüm yollarından biridir. Önce basılan mürekkebe DH8025 inceltici yağ ilave edilir.

5.YAVAŞ KURUMA:

a) Düşük Sıcaklık

Düşük sıcaklık oksidatif kurumalarda diğer kimyasal reaksiyonlarda olduğu gibi ortama sıcaklık düştükçe kuruma yavaşlar.

b) Baskı Altının Asitliği

Yüksek nem oranlarında (matbaalarda genellikle bu oran yüksektir) asitlik oksidatif kuru¬mayı geciktirir.

c) Oksijen Kaybı

Bu genellikle yüksek stoklamada görülür, mürekkeple ilgili olarak bağlayıcıya oranla kurutucunun az olması kurumayı geciktirebilir pigmentlerin çeşidide kurumada etkendir bilhassa siyah pigment kurutucuları üzerinde absorbe ederek kurumayı geciktirebilir. Kuruma hızlandırıcısı olarak sulu sikatif pasta 10 P 7265 ve hazne suyuna katılarak kullanılan hydro-sic (10V8041) kullanılır.

Çok emişli baskı altlarında bağlayıcının büyük bir miktarı emileceği için yüzeyde pigmentler tebeşirlenme yaparak bozuk bir görüntü oluşturabilir bu zayıf kuruma problemi görünmesine rağmen vernik ilavesi ile çözülebilir (vernik 4009)

d) Zayıf sürtünme, kayma Çizilme dayanımı

Bu dayanımların kaybı zayıf kuruma neticesi olabileceği gibi mürekkebin içine katılan waxların yetersizliği de olabilir. Bu problemleri önlemek baskı altından gelen zorlukları engellemek için Alpha Card mürekkepleri kullanmak gerekir.

6- GÖRÜNÜŞ PROBLEMLERİ

Nokta Eldesi: Bilhassa yarım tonlu alanlarda tonal denge ve renk derinliğinin etkisi ile kritik durum arz eder. Nokta büyümesi bilhassa renk ayrımı safhasında kontrol edilerek önlenmeye çalışılır. Fiziksel nokta büyümesi düşük viskoziteli mürekkeplerde kalıptan blankete ordan da baskı altına basınçtan dolayı yayılarak transferin neticesinde oluşur. Bu mürekkebin olduğu kadar, baskı basıncının, blanketin baskı altının özelliklerine bağlıdır.

Mürekkep bu transfer süresinde nokta dışı yayılmayı engelleyecek şekilde formüle edilmelidir. Mürekkebin viskozitesi akışkanlığı ve yapışkanlığı belirlenen sınırlar içinde olmalıdır. Bundan başka mürekkebin renk densitesi film kalınlığının belirlemesi açısından önemlidir. Düşük densite yüksek mürekkep kalınlığı demek olacağından baskı basıncı altında nokta büyümesi daha fazla olur.

Bozuk Yayılma: Mürekkebin büyük zeminlerde düzgün olamayan film kalınlığı baskı altı yüzeyine mürekkep kabulündeki değişikliklerden ve mürekkebin akış özelliklerinden doğar. Mürekkep kabulü baskı altının veya bilhassa üst vernik tatbikatında, alttaki mürekkep tabakasının özelliklerinden doğabilir. Üst vernik, bu problemi önlemek için yüzey gerilimi düşük olarak formüle edilebilir. Mürekkep açısından problem reolojik özelliklerinden, emülsifikasyon özelliklerinden dolayı zemin alanlarının her yerine eşit mürekkep gitmemesinden oluşur. Bu durumlarda akışkanlığı düzeltecek bağlayıcılar ilave etmek (lasurin 63) gerekmektedir.

Düşük Parlaklık: Parlaklık baskı altının düzgünlüğüne, emiş özelliklerine ve mürekkebe bağlıdır, zayıf mürekkep parlaklığı pigmentin iyi ıslatılmamasına, transfer ve akış özelliklerine, emilme hızına bağlıdır. Mürekkebin parlaklığını arttırmak için, içindeki alkid oranını arttırmak gerekir. Bu artış pigmentin ıslatılmasını kolaylaştırdığı gibi mürekkebin baskı altına emilmesini geciktirerek, dolayısıyla kuruma öncesi yüzeyde kalan film kalınlığını arttırarak parlaklığı arttırır. Yine de parlak mürekkeplerin tek renkli ve çok renkli makinalarda arka verme problemi çıkarabileceğini gözden uzak tutmamak gerekir.

post thumbnail

Baskı Türlerine Göre Kağıt Çeşitleri ve Özellikleri

3.2. Baskı Türlerine Göre Kağıt Çeşitleri ve Özellikleri

3.2.1. Tipo baskı kağıtları ve özellikleri

Tipo baskı sisteminde, basılan kısımlar yüksekte ve sert olduğu için, kağıt yüzeyinin özellikleri ve elastikiyeti önem taşır. Basılacak işin önem ve kalitesine göre kağıt seçimi yapılmalıdır. Tipo baskıda basılacak çok renkli işler için genellikle kuşe kağıtlar kullamlır. İyi kuşe kağıtlarının yüzeyleri pürüzsüz, kalınlıkları aynı ve her iki yüzü muntazam sarine edilmiştir. Kuşenin bu özellikleri, tipo baskıda parlaklıktan daha önemlidir. (Dereli ve Mert, 1987)

Kuşe yerine, daha az önemli bir iş için birinci hamur, hatta tek renkli işlerde üçüncü hamur kağıt dahi kullanılabilir.

Genellekle tipo sistemle tipo (çıkıntılı baskı) makinelerinde her cins ve hamurda kağıda baskı yapmak olanaklıdır. Kuşku yok ki işin cinsi, tipi, renkli olup olmayışı bu baskının güzelliğini etkileyecektir. Örneğin üçüncü hamur bir kağıda basılacak renkli turistik bir broşürle, kuşe kağıda basılacak bir broşür çok farklı olacaktır. Buna rağmen işin tipi, kağıda ve kağıtda iyi bir işçilik ile o işin istediği boyaya uydumlursa olumlu sonuç ortaya çıkacaktır (Evliyagil, 1985).

3.2.2. Ofset baskı kağıtları ve özellikleri

Ofsette kullanılan kağıtlarda tipo kağıt özellikleri aranmaz, Ofsette kullanılan kağıdın düzgün pürüzsüz yüzeyli olması baskı kalitesi için şart değildir. Gofre kağıtlar yani pürüzlü ve desenli kağıtlara gayet güzel baskılar yapıldığı bir gerçektir. Ofsette, boyayı kağıda veren kalıp kauçuktan, yani elastiki olduğu için, boyayı kağıdın pürüzlü ve delikli kısımlarına kolaylıkla aktarabilir. Böylece incecik tram noktalarının basılması mümkün olur. Ancak tabiidir ki, ofsette de düz, pürüzsüz ve eşit kalınlıktaki kağıtlara daha kolay baskı yapılır. Çünkü gofreli kağıtlarda bazı pek ince noktalar kağıtlardaki delikler nedeniyle kauçuk tarafından basılmamış olabilir. Ofsette odunsuz ve iyi cins kağıtlar, krome kağıtlar ve tabii kağıtlar kullanılır. Bunların mat yüzeyli olmaları, ofsette su kullanıldığı için bir avantajdır. Çünkü bu merdanelerin kalıp vasıtasıyla kağıda taşıdıkları su, mat kağıda daha kolay intibak eder.

Ofset kağıtlarının tutkalı fazla olmalıdır. Çünkü nem çekme özelliği olan kağıt, aldığı su nedeniyle boyutlarını değiştirme eğilimindedir. Bu yüzden kağıdın tutkal oranı, ayarlı baskı için önemli bir faktördür. Tutkalın ofsette bir başka yararı, tozu azaltmasıdır. Tutkal, kağıttaki dolgu maddelerini liflere daha iyi bağladığı için, baskı esnasında dolgu maddeleri toz yapmaz. Ofset Kağıtları, baskıdan önce asılarak baskı şartlarına, ısı ve nem oranına uydurulur.

Aksi halde kağıdın boyutları değişir, kırışır ve elektriklenme olur. Düzgünlüğü kaybolur. Böyle olunca da hem kalite bozulur hem de baskıda çok zaman yitirilmiş olur. (Dereli ve Mert, 1987)

Ofset sisteminde (düz baskı) kalıbın boyayı kabul ya da reddetmesini su (rutubet) sağladığından bu makinelerde baskı görecek kağıtların bazı özelliklere sahip olması gereklidir. Önce şu nokta bilinmelidir. Ofset makinelerinde de tüm kağıtlara baskı yapmak olanak içindedir. Yalnız baskı yapılması kağıdın makinelerden geçmesi ve mürekkep yiyerek bazı şekilleri ortaya koyması demek değildir. Her baskı sisteminin çeşitli işlere ve renklere göre vereceği en iyi baskı düzeyi vardır ki, biz baskıdan bunu anlamaktayız. Bu da işin çeşit ve tipine göre; gerekli kağıdın, gerekli boya ve işçilikte çok dikkatli ve hassas bir şekilde birleştirilmesiyle sağlanabilir. Bu yönden ofset makinelerinden geçen kağıtların bazı özellikleri olması gereklidir. Bunlar da:

Ofset kağıtlarındaki tutkal miktarı çok olmalı ve bu tutkal kağıt içinde çok dengeli yayılmış bulunmalıdır.

Kağıdın suyu (dokuma yönü) baskı kazanına paralel olmalıdır.

Kağıtta odun oranı çok olmalıdır. (Bu yüzden son yıllarda dünyada ve ülkemizde üçüncü hamur adi kağıda ofset sistemi ile renkli gazete basma yarışı gelişmektedir. )

Kağıt gerekli katkı maddeleri ile yumuşatılmış tipte bir kağıt olmalıdır.

Ofset baskılarda mat kağıtların da parlak kağıtlar kadar iyi baskı kabul ettiği bilinmelidir. (Evliyagil, 1985)

3.2.3. Rotatif ofset (veb ofset) baskı kağıtları ve özellikleri

Çok yüksek trajlı işler ve gazeteler ülkemizde rotatif ofset makinelerinde basılmaktadır. Rotatif ofset kağıtları, özellikle sağlam, elastiki olmalı ve bobine daima eşit gerginlikte sarılmış olmalıdır. Rotatif ofset (Veb ofset) makineleri tabaka ofset makinelerine oranla, en az ikiüç kat daha hızlı çalıştıklarından kağıdın bu hıza, yırtılmadan dayanması gerekir (Dereli ve Mert, 1987).

3.2.4. Tifdruk baskı kağıtları ve özellikleri

Tifdruk kağıtları eşit kalınlıkta, yumuşak ve elastiki olmalıdır. Ancak bu şekilde silindir biçimindeki tifdruk kalıbı ile uyum sağlayabilirler. Ayrıca kullanılan boya ayran gibi akıcı olduğundan kurumanın kolaylıkla sağlanabilmesi için kağıdın emici olmasında yarar vardır. Kağıdın emici olması gerektiğine göre, tutkalı az konulmuş olacaktır. Buna rağmen sağlamlık, boyutlarını korama ve elastiki olma özellikleri de aranır. Bobin sarımının düzgün olması veb ofsette olduğu gibi burada da çok önemlidir. Kağıdın özellikleri belirttiğimiz gibi olduğu takdirde, matlık, parlaklık pek önemli değildir. (Dereli ve Mert, 1987)

Bildiğimiz gibi tifdruk (çukur baskı) sistemi son derece hızlı bir gelişme göstermektedir. Bu sistemde kağıt baskısını mikromilimetrik çukurcuklardan aldığı için kağıdın bazı özelliklere sahip olması gerekmektedir.

Tifdruk kağıtları ofset kağıtlarının aksine az tutkallı olmalıdır.

Yumuşak karakterde bir kağıt olmalıdır.

Kağıt, boyayı çukurcuklardan aldığı için bu çukurcukların kağıt tozu ile dolmaması için kağıdın toz bırakan cinsten yani dolgu malzemesi çok olmayan karışımdan olmaması gerekir. (Evliyagil, 1985)

3.2.5. Serigrafı baskı kağıtları ve özellikleri

Serigrafı tekniği ile, hemen her kalitede kağıda baskı yapılabilir. Bununla beraber iyi tutkallanmış ve sağlam olması daha iyi sonuç verir. (Dereli ve Mert, 1987)

post thumbnail

Matbaa Montaj (3)

1.4.Montaj Folyeleri ve Özellikleri

Günümüzde çok çeşitli montaj folyeleri kullanılmaktadır. Bu folyelerin özellikleri grup olarak birbirinin aynı olmasına rağmen sadece kimyasal özellikleri açısından farklılık gösterirler.

1) Selüloz asetat esaslı folyeler : Ultrapan, selonex ve asetat folyeler bu gruba dahildirler. Bunlar selüloz ve asitikasit bileşimleridir ve yumuşatıcı miktarları % 25 dir. Kimyevi maddelere karşı dayanıklıdırlar. Çok çabuk aşınırlar ve düşük hararette kırılırlar. Neme ve ıslaklığa karşı dayanıksızdırlar.

2) Polikarbonat esaslı folyeler : Bunlar sıcaklığa karşı oldukça hassa olmalarına rağmen neme karşı dayanıklıdırlar. Soğuğa ve yıpranmaya karşı dirençlidirler.

3) Vinilklorit-Karışık Polimerisat esaslı folyeler : Astralon bu gruba dahildir. Günümüzde en yaygın kullanışlı olanıdır. Sıcağa karşı oldukça hassastır. Neme karşı diğer folyelerden daha dayanıklıdırlar. Kullanma sıcaklığı 50 derecedir. Kimyevi maddelere karşıda dayanıklıdır. Kolay yıpranmazlar. Ancak 50 derecenin üstünde veya çok düşük sıcaklıklarda kırılmalar başlar ve elastikiyetleri kaybolur.

4) Polyester esaslı folyeler : Montaj işleri için en çok aranılan ve kullanılan folyelerdir. Yapıları bakımından soğuğa, neme, kimyevi maddelere, yırtılmaya ve yıpranmaya karşı dayanıklıdırlar. Kıvrılma elastikiyetleri fazladır.

5) Kaplama (Sargı) Esaslı folyeler : Polyester tipi folyelerdir. Polietilen veya PVC bileşimleri ile kaplıdırlar. Mat, bir yüzü parlak, her iki yüzü parlak folyeler bu gruba dahildir. Kaplama nedeniyle neme karşı dayanıklılık derecesi çok yüksektir. Bu nedenle kimyevi maddelere karşı dayanıklıdırlar. Montajda Sayfa Dağılışı Bir katalogun, bir mecmuanın veya bir kitabın montajında, sayfaların tek tek basılıp kırıldıktan sonra sayfa numaralarının doğru olarak dağıtılmasına “Montajda Sayfa Dağılışı” denir. Kural olarak kâğıdın ön ve arkasına baskı yapılır. Bu baskılara “İlk (ön yüz) baskı

İkinci (arka yüz) baskı” adı verilir. Montaj çalışmalarında ” Makas payı” nın mutlaka bırakılması ve makas tarafının işaretlenmesi lazımdır. Makas, tabaka baskı makinesinin kağıdı tuttuğu kısmına verilen addır. Bu alana baskı yapılamaz, bu paylar baskı makinesi çeşitlerine göre değişebilir. Baskı makinesinde makas adı verilen tutacaklar ile kağıt, baskıya geçirilir. Makasın karşı tarafına etek denir. Baskı makinelerinde kağıdın hizalanarak baskıya geçmesini sağlayan makine parçasına Poza denir. Poza, sağ ve sol (ön ve karşı) olarak 2 adettir. Kağıtların baskısı bittikten sonra ayrı bir baskı ya da kesim için kağıtlar poza tarafından hizalanır.

1.5.Revolta

Kâğıdın, aynı kalıpta hem arka hem de ön yüzün baskısını yapma işlemine Revolta denir. Kağıdın bir yüzü basılır ve daha sonra aynı kağıt ve aynı kalıplar kullanılarak arka yüz baskıya geçirilir. Bu yöntem baskı ebadının büyük olduğu makinelerde, küçük, arkalı önlü ve yarım formalı işlerde kullanılır. Revolta, etek-makas ve poza olarak iki çeşittir. Etek-makas revolta da; kağıt önce makas tarafından baskıya girer, tüm kağıtlar basıldıktan sonra kağıt, etek tarafından çevrilerek baskı yapılır. Poza revolta da ise kağıt sağdan sola yada soldan sağa ve arkası çevrilerek baskı yapılır. Ayrıca Etek-Makas revolta da, etekten ve makastan bırakılacak boşluk eşit olmalıdır. Kâğıdın her iki tarafına baskı yapabilmek için kâğıdı çevirmek gerekir.

Revolta Çeşitleri

1.5.1. Yanı Üzerine Çevirme (Revoltalı)

En çok kullanılan çevirme şeklidir. Küçük ebatlı basılacak işin ön ve arka sayfaları kâğıdın bir yüzündedir. Yani kalıpta ön ve arka sayfalar bir aradadır. Kâğıdın her iki tarafı da basılacağından, bir tabaka ortadan kesilerek iki ayrı forma elde edilmiş olur. Ebadı biraz büyük olan işlerde önlü arkalı baskıdan sonra kâğıt ortadan kesilmez, yani tek forma şeklindedir. Yine bu çevirme usulünde kâğıdın çok düzgün dik açılı kesilmesi şarttır. Yanı üzerine çevirmede “Sayfa Kılavuzu” değişir, “Baskı Kılavuzu” değişmez.

1.5.2. Kıvırarak Öne Doğru Çevirmek (Etek/Makas)

Bu çevirme şeklinde kâğıt öyle çevrilmelidir ki, “Kâğıt Kenarı” ve “Sayfa Kılavuzu” konumu değiştirmeden “Baskı Yan Kılavuzu” ile arka arkaya gelebilsin ve

post thumbnail

Matbaa Montaj (2)

1.3.Pikaj

Bir tasarımın basılabilmesi için kameraya hazır çiziminin hazırlanması gerekir. Bu çalışmaya “pikaj” adı verilmektedir. Tasarımcı, görsel unsurların nasıl yerleştirildiğini pikaj üzerinde denetleme olanağı bulur. Pikaj, kamera ile filme alınmaya hazır bir çalışmadır. Kamera ile kaydedilen film ise daha sonra baskı kalıbının hazırlanmasında kullanılır. Pikaj için gereken ilk malzeme, çizim yüzeyidir. Çizim yüzeyinin, tasarımın gerçek ölçülerinden biraz daha büyük tutulmasına rapido ve kurşun kalem gibi malzemelerle çizim yapmaya elverişli olmasına dikkat edilmelidir. Bu yüzeyler; resim kâğıtları, üzerlerinde mili metrik çizgiler olan bristol kartonlar, kuşe kâğıtlar ve aydıngerlerdir. Pikaj da kullanılan diğer malzemeler ise T cetveli, gönye, maskeleme bandı, yapıştırıcı, makas, cımbız, maket bıçağı, jilet, sıvı daktilo silgisi, kurşun kalem, rapido, fırça, trilin ve çini mürekkebidir. Dizgi çıktıları, reprodüksiyonlar ve illüstrasyonlar pikaj üzerinde bir araya getirilir. Küçük parçaların yapıştırılmasında kauçuk çözeltisi, büyük parçaların yapıştırılmasında ise mumlama yöntemi tercih edilmektedir. Slaytların, fotoğrafların ve illüstrasyonların pikaj üzerine istenilen ölçüler içinde yerleştirilmesinde orantı cetvellerinden yararlanılır, Letraset gibi kuru yöntemle transfer edilebilen harfler pikaj üzerine doğrudan uygulanabilirler. Çizim bittikten sonra bütün lekeler ve çizim yanlışları, beyaz bant veya sıvı daktilo silgisi ile kapatılmalıdır. Birçok renk kalıbının üst üste kullanıldığı durumlar dışında, genellikle bütün görsel unsurlar, aynı yüzey üzerinde ve gerçek boyutlarında gösterilir. Büyütülmesi ya da küçültülmesi istenen pikajların üzerine gerekli bilgiler not edilmelidir. Fotoğraf, slayt ve illüstrasyon gibi malzemeler renk ayrımı işleminden geçirileceği için, pikajdan ayrı tutulurlar. Pikaj üzerinde yer alan fotoğrafların bulunduğu bölümler, içi siyah veya kırmızı renklerle doldurulmuş kutular halinde gösterilir. Pikajdan alınan negatif film üzerinde fotoğrafların yer alacağı kutular saydam yüzeyler halinde elde edilirler. Böylelikle fotoğraflardan alınan tramlanmış negatifler, bu saydam kutular içine kolaylıkla monte edilebilir. Bazen siyah-beyaz çalışmalarda fotoğraflar önceden tramlanır ve tramlanmış pozitif kopyalar doğrudan doğruya pikajın üzerine yapıştırılırlar. Bu yöntem kullanıldığında, pozitif kopya üzerinde rötuş yapma olanağı doğar. Renk kalıplarının üst üste kullanılacağı ya da görsel unsurların birbirinin üstüne bindirildiği çalışmalarda, pikajın uygulandığı yüzeye ek olarak aydınger kâğıtlarından yararlanılır. Böylelikle renk ya da diğer görsel unsurlar, montaj aşamasında bir araya getirilmek üzere ayrı yüzeyler üzerine çizilir ya da yapıştırılırlar. Bu unsurların film, montaj, kalıp ve baskı aşamasında istenilen konumlarda kullanılabilmesi için pikaj da dahil olmak üzere bütün ek tabakaların üzerine siyah mürekkeple birbirleri ile çakışan kros işaretleri konur. Daha basit renkli çalışmalarda ise, renkli basılacak bölüme pikaj üzerinde istenilen renk kodu verilir. Böylelikle pikaj, biri siyah kalıp için, diğeri renkli kalıp için olmak üzere iki kez pozlandırılır. Pikajın sınır çizgilerini belirtmede, ortokromatik filmin duyarsız olduğu açık mavi tonlarda özel olarak üretilen markerler kullanılır. Eğer görsel unsurlar ya da zeminde kullanılan renkler tasarım dış sınırlarına kadar bütünüyle kaplıyorsa, bu durumda tasarımı sınırlayan çizgilerin 2-3 mm. dışına siyah mürekkeple bir çizgi daha çizilmelidir. Tasarımı sınırlayan çizgiler ile bu çizgilerin dışından siyah mürekkeple çizilen çizgiler arasında kalan boşluğa “bıçak payı” adı verilir. Ayrıca pikajın dört köşesine siyah mürekkeple kesim sınırlarını belirten kroslar konulmalıdır. Bu kroslar köşelerden 3-4 mm uzaklıklarda olmak üzere rapido, trilin ya da ince uçlu siyah keçeli kalemlerle belirtilmelidir. Pikaj, kamera ile pozlandırma aşamasında kirlenebilir, hatta çizilebilir. Bu nedenle pikaj çalışmalarını, üzerlerini örtecek biçimde, eski kâğıtlarla kaplamak yararlı olur. Pikaj, bir tasarımın basılma sürecindeki ilk basamaktır. Bu çalışma, çizim yüzeyi üzerine önceden belirlenen konumda yerleştirilmiş ve kamera ile pozlanmaya hazır hale getirilmiş bütün görsel unsurları içerir. Bu nedenle, pikajın kusursuz olarak hazırlanması gerekir, harflerdeki kırılmalar, imlâ yanlışları, baskı tekniği açısından risk oluşturan çalışma yöntemleri vb. basılı işe aynen yansıyacaktır. Pikaj çizimine başlamadan önce slayt, fotoğraf, illüstrasyon, tipografi gibi görsel unsurları istenilen boyutlarda büyültmek ya da küçültmek gerekir. Görsel bir imgeyi orantılı olarak büyütüp-küçültmede başvurulan iki yöntem vardır :

a) Diyagonal Çizgi :

Büyütülmesi yada küçültülmesi gereken görsel unsurun sınırlarını belirleyen çerçeve çizgileri, üzerline yerleştirilen yarı saydam bir kağıda aktarılır. Çerçeveyi oluşturan dikdörtgenin sol alt köşesi ile sağ alt köşesi, cetvel yardımıyla, diyagonal bir çizgiyle birbirine bağlanır. Eğer imgenin büyütülmesi söz konusu ise, bu diyagonal çizgi çerçevenin sağ üst köşesinin daha da yukarısına doğru uzatılmalıdır. Bu diyagonal çizgi üzerinde alınacak herhangi bir noktadan, çerçeveyi oluşturan doğrulara çıkılacak dikmelerle; imgenin orantılı olarak büyütülmüş ya da küçültülmüş örnekleri elde edilir.

b) Orantı cetveli :

Büyültme ve küçültme işleminde sık kullanılan, kolay ve hızlı çalışma olanağı veren bir araçtır. Orantı cetveli, genellikle aynı merkezden birbirine bağlanan iki diskten oluşur. Disklerin çevresi mili metrik çizgilerle bölünmüştür. Görsel imgenin en ya da boy ölçüsü ile büyültme ya da küçültme durumunda istenen en ya da boy ölçüsü iki disk üzerinde üst üste çakıştırıldığında; disklerin bütün kenarlarında birbirleriyle karşılıklı olarak çakışan bütün ölçüler, görsel unsurun orantılı olarak küçültülmüş ya da büyütülmüş boyutlarını gösterir. Pikajda kullanılan bütün çizgiler, film yüzeyinde görünecek biçimde, siyah mürekkeple gösterilir. Pikajın köşelerinde yer alan ve kesim yerlerini gösteren çizgilere kros çizgileri denir. Kesik çizgiler ise katlama yerlerini belirtir. Pikaj içinde yer alan ve mürekkeple belirtilen bütün çizgiler, baskı ile doğrudan ilişkilidir. Çerçeve çizgileri, kesilerek ayrılması gereken bölgeleri gösteren kesik çizgiler, tramlanacak ya da baskıda renklendirilecek kısımların sınırlarını belirtmede kullanılan çizgiler bu gruba girer.

İki ya da daha fazla rengin, tipografi, illüstrasyon ya da fotoğrafın birbirinin içinde veya üst üste kullanıldığı tasarımlarda pikaj, iki yada daha fazla olmak üzere ayrı kâğıtlar üzerine hazırlanır. Önce görsel unsurların en belirleyici olarak yer aldığı çizim hazırlanır. Ayrı olarak çizilen bu tabakaların her birine; sonradan doğru olarak monte edilmelerini sağlayacak biçimde, üst üste konulduklarında birbirlerine çakışan kros işaretleri konulmalıdır. Montaj yapılırken filmlerin ters yani “Emülsiyonlu” tarafı üste bakmalıdır ki kopya işlemi yapılırken hassas tabaka plakaya gelsin. Aksi halde film kalınlığı ışığı geçireceğinden özellikle tramlı işlerde nokta kaybına neden olur. Ayrıca sınırlı bir resim içersinde tek tek monte edilmesi gereken filmlerin, iş olmayan kısımlarının üst üste montajı, sonradan bir takım düzeltmelerin yapılmasını gerektirir. Üst üste filmler gölgeler yapar ve bu gölgeler plâkaya aynen geçer.

post thumbnail

Matbaa Montaj (1)

1.1.Montaj

Montaj: resim ve yazı filmlerini, her baskı rengi için ayrı olmak üzere toplayıp belli bir plana göre boyutlarını değiştirmeyen tam saydam bir folye üzerine, ayarlı olarak yapıştırmaktır. Kullanılan resim ve yazı malzemeleri tire ve tramlıdır. Basılacak iş 4 renkli ise montaj, 4 renk için ayrı ayrı yapılır. Çok renkli montajlar için tam saydam Taşıyıcılar kullanılır. Bu taşıyıcılar polyester, PVC, triasetat veya polistrol gibi folyelerdir. Bu folyelerden önce, montaj taşıyıcı olarak cam kullanılırdı. Camın avantajı, tam şeffaf oluşunun yanında, boyutlarında hiçbir değişiklik olmamasıdır. Cam, kolay kırılması ve özellikle büyük ebatlı montaj işlerinde taşıma ve çalışma zorluğu olduğundan 1937 de Hans Eggen astralonun montaj için en elverişli taşıyıcı olduğunu tespit etmiştir. İyi bir montaj folyesinin boyutlarını değiştirmeme ve tam şeffaf olma özelliklerinin yanı sıra, parlak ve pürüzsüz olması ve dolayısıyla kir tutmaması, ayrıca düz durması gerekir. Montajda temizlik çok önemlidir. En küçük pisliğin kalıba geçmesi orijinali bozacağından folyelerin alkolle silinmesi ve antistatik bezle tozdan arındırılması gerekir. Ancak antistatik bez kullanımında aşırıya kaçılırsa, filmlerin seloteyple yapıştırılması zorlaşır. Mat montaj folyelerinde bu zorluk yoktur. Fakat bunlar daha çabuk pislenirler ve mat folyeler kullanılırsa kalıbın poz süresi biraz daha uzar. Filmler, mutlaka ışığı geçiren bir zemin üzerinde toplanmalıdır. Bu işlem tek renkli işlerde kolaydır. Fakat çok renkli işlerde rehberle(kılavuz) iş görüldüğünden, montaj zorlaşır. Çok renkli işlerin montajında, her rengin filmleri üst üste doğru oturmalıdır. Reprodüksiyon atölyesinde orijinallerden hazırlanan filmler, montaj atölyelerine kopya tekniğine göre ” Pozitif veya Negatif ” olarak teslim edilir. Montaj Yapımı ve Gerekli Olan Malzemeler Montaj yapımında kullanılan teknik donanım, montaj masası, trase, astrolon, film, rehber, milimetrik folye, film kesme makinesi, kretuar, makas, pamuk, ispirto, cetvel, lüp ve bunların muhafazası için kullanılan dolaplardır. Montaj masasının üstünde ışık kutusu, içinde ise flüoresan tipi soğuk ışık veren lambalar olmalı ve üstteki buzlu cam milimetrik taksimatlı olmalıdır. İleri ve yana hareket eden cetveller de hassas montaj için önemlidir. Çizgi çekme tertibatı ise iyi cins montaj masası için gerekli bir aksesuar teşkil eder. Montaj masası yukarıda belirtilen aksesuarlara sahip olmayabilir, yalnızca ışık kutulu ve 4 ayaklı bir masa biçiminde olabilir. Aksesuar zenginliği montajcının işini kolaylaştırarak daha hassas çalışma imkanı verir. Montaj için önce baskı ölçüsündeki bir kâğıt üzerinde mili metrik hassasiyette bir plan hazırlanır. Bu planda, hangi resim veya yazının nereye geleceği işaretlenir. Bu plana göre milimetrik folye üzerine yerleştirilen montaj folyesi üzerine resim ve yazılar seloteyple yapıştırılır. Film kenarlarının resmin çok yakınından kesilmemesine dikkat edilmelidir. Resimler arasında en az 5 mm. lik bir yapıştırma payı bulunmalıdır. Yapılan iş buna müsait değilse şeffaf bir yapışkan ile filmler alttan yapıştırılabilir.

1.2.Trase

Trase(baskı taksimat kartonu) : İlk rengin montajı için altlık olarak hizmet eder. Bu nedenle itina ile çizilmelidir. Trase, iyi bir bristol karton üzerine yapılır veya hazır olarak milimetrik kâğıda çizilir. Bu işlem için, alttan ışıklandırılmış, sabit demir cetvelli özel montaj masası kullanılır. Taksimat, basılacak işe ve işin forma sayısına göre yapılır.

Çizim sıralaması şöyledir:

Temel çizgiler

1. Kâğıdın Ebadı

2. Baskı Başlangıcı

3. Sayfa Dağıtımı

Yardımcı çizgiler

1. Kesim

2. Metinli Sayfa

3. Ara Kesim

4. Sayfa Numara Yerleri

5. Rehberler

6. Forma Numara Yerleri

7. Kâğıt Ortasını Belirten Çizgi Ayrıca makas payı, iş numarası, işveren firmanın adı ve renk sayısının da trase üzerinde belirtilmesi gerekir.

Astralon ve benzeri folyeler trase üzerine montaj masasında şeffaf bantla sabitleştirilir. Astralon elektrikli olduğundan tozları mıknatıs gibi kendine çeker. Bu yüzden folyelerin tozlardan arındırılması gerekir. Temizleme işlemi esnasında daha önce var olan elektriklenme daha da artar. “Antistatikum ” adı verilen bir madde bu problem ortadan kaldırmıştır. Temizlenen Astralon üzerine ilk renk monte edilir. Bunun üzerine ikinci rengin astralonu konur ve ikinci renk monte edilir. Diğer renklerin montajı da aynen yapılır. Astralon Kopyalar kullanım tarzlarına göre Kırmızı ve Mavi astralon kopya olarak ikiye ayrılır. Kırmızı astralon kopya tekrarı olan ince işlerde önem kazanır. Aynı zamanda Baskı Taksimat Kartonu vazifesini görür. Her rengin montajı için ayrı astralon kullanılır. Bunlar daha sonra tekrar kullanılmak üzere saklanabilir. Mavi astralon kopyada ise her renk için ayrı ayrı ” Montaj Taşıyıcısı ” kullanılmaz. Her renk kendi kopyasından sonra sökülür. Yani birinci renk monte edildikten sonra pozlandırılıp sökülür, diğer renklerde aynı işleme tabidir. Astralon kopyasında bütün renkler ve yazılar bir astrolon yani montaj folyesi üzerine monte edilir. Kalıp ve baskı ustalarına kontrol imkânı veren dikey ve yatay çizgili Rehberler yapıştırıldıktan sonra astrolon film makinesinde filme alınır. Daha sonra filmler, montaj masasına yerleştirilerek her renk ayrı olmak üzere montaj edilir. Montajlanan filmler, ayar hassasiyeti sağlandıktan sonra kalıba gönderilir. Ofsette montajlar, gazete montajları hariç, daima pozitif olarak yapılır. Ayrıca burada kullanılan filmlere mat yüzlerinden bakıldığından yazı ve resimler ters olmak zorundadır. Bu durum negatif montaj için de böyledir. Pozitif montajda renklerin hassas olarak üst üste oturması, negatif montaja göre daha kolaydır. Ne var ki negatif montajda film sarfiyatı daha azdır. Pozitif veya negatif montaja karar vermeden önce bu çalışmaların ekonomik yönü tartışılmalıdır. Gazeteler, film sarfiyatını azaltmak için negatif montaj sistemini seçmişlerdir. Filmler montaj taşıyıcısına, şeffaf bantla, iş olmayan kısımlardan yapıştırılır. Şayet ” İş ” üzerine şeffaf bant gelirse, ince çizgiler meydana gelir ve bu çizgiler de baskıda ortaya çıkar. Şeffaf bantla yapıştırmanın mümkün olmadığı işlerde ise özel yapıştırıcılar kullanılır. Özel yapıştırıcılar poza zarar vermezler.

post thumbnail

Ofset Baskı Kalıpları (1)

1.1.Kalıp Hazırlama

Kalıp Kopyası İçin Kullanılan Orijinaller ( Filmler ) Kalıp atölyesinde kopya için kullanılan orijinallerin % 98′i filmdir. Bu filmler lith karakterdedir, yani basılacak kısımlar simsiyah, basılmayacak kısımlar ise tamamen şeffaftır. Bunlar, tire veya tramlı olur. Siyah beyaz ya da renkli orijinallerden hazırlanır. Orijinal, negatif kalıp kopyası için negatif, pozitif kalıp kopyası için ise pozitif olmak zorundadır. Bu orijinaller reprodüksiyon atölyelerinde hazırlanır. Filmlerin hazırlanması, kamerada ilk çekim şeklinde olabilir veya kontakt kopya şasesinde çoğaltma yapılarak elde edilir. Pul, etiket ve ambalaj işlemlerinde olduğu gibi pek çok kopya gerekiyorsa, çoğaltma (repete) makinelerinde teksir yapılır. Yazılar, el dizgi veya sıcak dizgi ile dizilip bunlardan kâğıda baskı yapılarak elde edildiyse, kamerada filme alınır. Foto dizgi sistemi uygulanan matbaalarda ise, foto dizgi makinelerinden dizgi kâğıdı veya dizgi filmi, pozitif olarak çıkar. Tabaka ofset baskı makineleri için genellikle pozitif kalıp sistemi uygulanmaktadır. Bu sistem için uygulanan film montajı, çalışma kolaylığı sağlar. Pozitif rehberlerle daha kolay ayar yapılır. Hataların tespiti daha kolaydır. Ayrıca tramlı resimlerde renklerin üst üste oturtulması çok daha kolay olur. Negatif kalıpların baskıya dayanma gücü, albümin kopya sistemi uygulanırsa sınırlıdır. Albümin kopya ile en çok 10 bin baskı yapılabilir. Negatif kopya sistemi, ülkemizde sadece rotatif ofsetle baskı yapan gazete matbaalarında uygulanmaktadır. Ancak onlar sentetik emaye kullandıkları için kalıp 60 ila 100 bin baskıya dayanır.

Kopya orijinallerinden beklenen nitelikler: Kaliteli kopya orijinalleri, yani tire ve tramlı filmler, ışığı tam geçiren ve hiç geçirmeyen bölümlerden oluşmalıdır. Yarım ton filmler kalıp kopyası için kullanılmaz. Gerek çizgi ve yazılar, gerekse tram noktaları tam siyah olmalı ve hiç ışık geçirmemelidir. Ayrıca şeffaf olan yerlerde her hangi bir ton bulunmamalıdır. Çizgi ve nokta kenarları keskin hatlı veya halesiz olmalıdır. Diğer bir deyimle, tramlı bir noktanın tüm alanı aynı yoğunlukta olmalıdır. Ancak bu şekilde hazırlanan filmin tüm değerleri kalıba eksiksiz olarak kopya edilebilir. Potasyum ferri siyanür çözeltisi yedirilip küçültülen noktaların merkez ve kenarları eşit yoğunlukta olmaz. Bu durumda bunlardan kontakt yolu ile negatif- pozitif kopya yapılmalıdır. Aksi halde kalıpta değer kaybı olur. Foto dizgi yolu ile elde edilen yazıların yoğunlukları, iyi bir kopya için idealdir ve negatif – pozitif kontakt yapmaya gerek yoktur.

1.2.Ofset Kalıpları

Hazırlanan montaj folyeleri (Astrolonlar) ofset kalıp atölyesinde kalıp çekilmek üzere muhafaza edilir. Kopya edilecek olan ofset kalıplarının birçok çeşidi vardır. Bunları sırasıyla inceleyelim:

1) Çinko Kalıplar:

Kaba grenli olduğu için, ince tramlı, hassas kopyalar için elverişli değildir. Tire işler için daha uygundur. İnce tramlı işlerde noktalar kaba gren aralarında kalarak kırılır ve dolayısıyla kalite kaybı olur. Çinko kalıplarla ulaşılan tiraj, modern kalıplara oranla daha azdır. Çinko kalıplar, en eski metal kalıplardır. Çabuk okside olurlar. Bütün bu dezavantajları yanında çinko kalıplarının bazı iyi tarafları da vardır. Bunlarla baskı makinesinde ayar yapılırken bir miktar uzatılabilirler. Böylece küçük ayarsızlıklar düzeltilebilir. Ayrıca basılan kalıp yüzeyindeki resim silinip gren yapılarak yeniden kullanılabilir.

2) Alüminyum Kalıplar:

Bu kalıpların, hafif olması ve üzerlerine ince gren yapılabilmesi, dolayısıyla hassas işlere uygun olması, çinko kalıplara rakip olması için etken olmuştur. Alüminyum kalıplar, az emaye ile hazırlanabildiği ve az hazne suyuna ihtiyaç gösterdiği için de avantajlıdır. Baskıda orijinal nokta değerlerine büyük ölçüde sadık kalırlar. Nokta büyümesine yol açmaz. Az boya ile net, keskin resim verir. Çinko kadar olmasa da bir kaç kez silinip yeniden grenlenebilir.

3) Çok Metalli Kalıplar:

Çok metalli kalıplar iki veya üç değişik metal tabakanın birleşmiş şeklidir. Bu metal tabakaların, su ve boyaya olan reaksiyonları birbirleri ile zıttır. Boyayı kabul etmesi gereken yerlerde lâk yerine, bakır bulunur. Suyu tutması gereken yerler ise çelik, krom veya krom – çelik alaşımı ile kaplıdır. Çok metalli kalıplar yüksek tirajlı işlerin temiz ve boyaya doygun olarak basılabilmesine imkan verirler. Dezavantajları ise, teçhizat ve kalıp olarak pahalı olmaları, alüminyum kalıplara göre iki kat daha fazla zamanda hazırlanmaları ve tashih imkanının çok sınırlı olmasıdır. Bu kalıpların ayrı bir özellikleri de ancak bir defa kullanılabilmeleri, yani kullanıldıktan sonra silinip yeniden grenlenememeleridir.

a. Bi – Metal kalıplar :

Bunlar bakır, demir karışımı veya pirinç boya alıcı özellikte bir taşıyıcı tabaka ve onun üzerinde de bir krom tabakasından oluşurlar. Krom tabakası suyu kabul eder, fakat boya almaz niteliktedir. Oksidasyonu önlemek için zamklamaya gerek duyulmaz. Örnek: Krause’nin Bio-M kalıbı .

b. Tri – Metal kalıplar :

Bu kalıplarda teneke, çelik veya alüminyum taşıyıcı tabaka üzerinde bakır tabaka bulunur Bakırın üstünde de krom tabakası yer alır. Bu kalıpların Bi-metal kalıplarından farkı, taşıyıcı olarak ayrı bir metal plakanın kullanılmasıdır. Örnek: Krause Bio kalıbı, Schoemba firmasının eisentri kalıbı •

post thumbnail

Ofset Baskı Makineleri (3)

1.6.Web Rotasyon Ofset Baskı Makineleri

Bu baskı sisteminde bobin kâğıt kullanılır. Çift taraflı baskı yapılır ve kâğıt yine bobin olarak makineyi terk eder veya makinenin çift kısmında kırma katlama ünitesi mevcutsa katlanarak sayılır ve istif edilir. 1912 yılında Caspar Hermann (VOMAG) ilk rotatif sistemle çalışan ofset makinelerini üretmeye başlamıştır. O makineler çoğunlukla Amerika’ya ihraç edilirdi. Çünkü Avrupa’nın tiraj bakımından iş hacmi henüz yeterli düzeyde değildi. 1960 yılında rotatif ofsetler Avrupa’ya dönüş yapmıştır. Bu sistem yüksek tirajlı gazete, okul kitabı, dergi, katalog, telefon rehberi, broşür gibi işlerin basımı için çok uygundur. Ülkemizde ilk rotatif ofset baskı makinesi 1963 yılında gazete basımı için çalışmaya başlamıştır. Zamanla birçok belli başlı gazeteler bu sistemi benimsemişlerdir.

Bugün renkli gazete basımı için rotatif ofset sistemi artık vazgeçilmez bir sistem olmuştur. Boya ve kalıp konusundaki teknik gelişmeler, veb sisteminin gelişmesine büyük katkıda bulunmaktadır.

1.6.1.Rotatif Ofsette Silindir Sistemleri

Çoğunlukla, kauçuk kauçuğa (Blanket-blankate) baskı sistemi uygulanmaktadır. İki kauçuk silindiri arasında kâğıt geçer ve bu geçiş sırasında ön ve arkadan baskı yapılır. Kauçuk kazanları, birer kalıp kazanı ile temas halindedir.

Üç Silindir Sistemi: Bazı makinelrda her baskı ünitesinde ayrı bir baskı kazanı mevcuttur. Bu makinelar kâğıdın bir yüzüne baskı yapar. (Ambalaj baskı)

Bez Silindir Sistemi: İki kalıp ve iki kauçuk kazanın ortasında bir baskı kazanı bulunur. Bu sistemle çift renk ön veya arka baskı yapılır. Ancak kâğıt yolu uzatılmış olacağı için artık pek fazla kullanılmamaktadır.

Satelit Sistem: Dört kalıp ve kauçuk kazan üniteleri bir büyük baskı kazanı etrafında toplanır. Böyle iki ünitenin birleşimi ile dört renk de arka baskı yapılmış olur. Bu sistemle çok iyi ayar hassasiyeti sağlanır.

1.6.2.Kauçuktan Kauçuğa Baskı Sistem Avantajları

Boya ve su haznesine kolay ulaşır.

Kâğıdın gidiş yolu kısadır. Bu itibarla ayar hassasiyeti geniş ölçüde sağlanır.

1.6.3.Kauçuktan Kauçuğa Baskı Sistem Dezavantajları

Peş peşe dizilen üniteler arasından geçen kâğıt, geçerken titreşim yapar. Bu titreşim, genellikle ön ve arka yüzdeki baskı alanı arsında çok farklılık olursa daha çok belirginleşir. Silindirler veya baskı ünitelerinin tamamının yükseklikleri değiştirilirse, yani kâğıt yere tam paralel hareket ettirilmemiş olursa, titreşim önlenir. Başka bir çözüm de kâğıdı taşıyan ve yönlendiren silindirlerin, baskı kazanları ile aynı çapta olmasıdır.

1.6.4.Rotatif Makinelerin Ana Üniteleri

ı-Bobin ünitesi

Bobin Ünitesi: Makinenin cins ve kapasitesine göre tek, çift veya üç bobin kapasitelidir. Bobinin biri biterken, diğeri otomatik olarak boşalan bobine, yapıştırılarak bağlanır. Bunun için makinenin durdurulmasına gerek yoktur.

ıı-Klima ünitesi

Klima Ünitesi: Bobin teşkilatının hemen yanında yer alır. Bobinden çıkan kâğıt, üst ve altta dizilmiş olan bir seri merdaneler arasından ondüla biçiminde inip çıkarak zikzaklar meydana getirir. Böylece baskıya girmeden önce bobin kâğıdının 30-40 metrelik bir bölümü havalandırılmış olur. Baskı için kondisyon kazanır. Bu arada tozları temizlenmiş olur. Ayrıca kâğıttaki statik elektrik de boşaltılır.

Gergi Ünitesi: Baskı kondisyonu kazanmış olan kâğıt bu ünitede gerekli gerginliği, yine bir çok merdane arasından geçerken kazanır. Merdaneler hareketli olduğu için, herhangi bir gevşeme söz konusu olunca derhal harekete geçer ve kâğıdın standart gerginliğini sağlar. Hassas ve ayarlı baskı için çok önemli olan bu ünitenin bir başka ödevi ise, kâğıdın daima tam ortadan

ııı-Gergi ünitesi

Gergi Ünitesi: Baskı kondisyonu kazanmış olan kâğıt bu ünitede gerekli gerginliği, yine bir çok merdane arasından geçerken kazanır. Merdaneler hareketli olduğu için, herhangi bir gevşeme söz konusu olunca derhal harekete geçer ve kâğıdın standart gerginliğini sağlar. Hassas ve ayarlı baskı için çok önemli olan bu ünitenin bir başka ödevi ise, kâğıdın daima tam ortadan akmasını sağlamasıdır.

ıv-Baskı ünitesi

Baskı Üniteleri: iki yan duvarların iç kısmına yerleştirilmiş olan kalıp ve kauçuk kazanları ve bunlara bağlı boya ve su merdane topluluklarından oluşur. Bazı baskı üniteleri dikey bir kibrit kutusu biçiminde olurken, bazıları köprü şeklindedir. Her bir ünite asgari iki, azami dört renk baskı yapar. Bir baskı makinesmda bu baskı ünitelerinden bir çoğu yan yana dizilir. Gergi ünitesinden gelen kâğıtlar sıra ile baskı ünitelerinden ön ve arka yüzleri basılarak geçerler.

Baskı ünitelerindeki kazan durumlarından daha önce söz etmiştik. Kalıp kazanına plakanın bağlanması 1-2 dakikalık bir zaman alır. Plaka kenarları, bir gergi tertibatı yardım ile kazan kanalına geçirilir. Geniş boyutlu kalıp kazanlarında birkaç kalıp yan yana fakat ayrı ayrı gerilir. Kullanılan plakaların kalınlığı takriben 0,20 ile 0,30 mm kalınlığındadır.

Kauçuklar, kazana iki kenarından gerilerek takılır. Böylece yüksek hızla dönen kauçuk kazanı düzgün baskı yapar. Kauçuk kazanları kızaklar üzerinde hareket ederler.

Baskı ünitelerinde ayarlı baskının sağlanması için kazan çevresi yönünde ve yan tarafa yönelik ayarlar el ile veya tuşa basmak sureti ile yapılır.

Bu ayarlar, makinenın tipine göre pnömatik veya foto-elektronik olarak yapılır. Ancak büyük çapta kazan ayar değişimi mümkün olmaz. Veb ofset makinelarının bazı üniteleri, tabaka ofset baskı üniteleri gibi birer kapsül içine alınmıştır. Hareket halindeki tüm aktarma organları merkezi bir devri daim ile yağlanır.

a-Mürekkep ünitesi

Birkaç sentetik kaplama çelik vargel ve bir o kadar da kauçuk vargel, boyanın ezilmesini sağlar. Bunların çapları değişiktir. Çelik vargellerin içindeki soğutucular, boya ünitesindeki ısınmayı önler. Aksi halde çok hızlı dönene silindirler aşın derece ısındığı için çabuk koruma özelliğinde olan boya merdane üzerinde kuruyabilir. Kalıp ile temas halindeki verici boya merdaneleri iki veya üç adettir. Bu merdanelerin çapları değişiktir. Hassas ayarları el ile yapılır. Kalıba temas ettirilmesi veya kalıptan çekilmesi merkezi kumanda tablasından pnöamatik veya hidrolik olarak yapılır. Boya haznesi içindeki ana verici silindirin, hızı ayarlanabilir. Burada boyayı alarak vargellere veren boya silindiri bu işi-geri hareket ederek yapmaz. Bu tür taşıma sistemi tabaka ofsetlere has bir sistemdir, hızı düşürdüğü için baskı hızı çok yüksek olan veb ofsette uygun değildir. Bu bakımdan ana verici silindir ile, boya taşıyıcı silindir, vargeller ve diğer merdaneler birbiri ile bitişik olarak çalışırlar. Bu şekilde çalışan boya ünitelerine “film boya ünitesi” denir.

Taşıyıcı silindir üzerindeki boya film tabakası hassas şekilde ayarlanabilir. web ofsette kullanılan boyaların özellikleri için kitabın boya bölümünü inceleyiniz.

b-Nemlendirme ünitesi

Ofset kalıbını nemlendirmek amacı ile kullanılan hazne suyu ofset sisteminin en önemli özelliğidir. Nemlendirme ünitesinin görevi ofset kalıbında mümkün olduğu kadar ince homojen bir su tabakası oluşturmaktır. Bu su tabakası ne kadar ince olursa, baskı boyası o oranda etkili olur. Suyun da kâğıt ve boyaya zararı aynı oranda az olur. Nemlendirme için kullanılan su alelade bir su değildir. Suyun; kum, çamur, kireç ve diğer yabancı maddelerden arınmış olması gerekir. pH derecesi yani asit veya baz özelliği çok önemlidir. 5,5-7,4 arasında olmalıdır.

Haznedeki su, devridaim sistemi ile sürekli hareket halindedir. Filtreden geçerken, pislikler filtrede kalır.

Web Ofsetlerde Nemlendirme Ünitesi: Hazne, hazne içinde dönen, verici su silindiri, taşıyıcı silindir ve kalıba su verici merdaneden oluşur. Taşıma silindiri ileri geri hareket etmez, diğer silindirlerle sürekli irtibat halindedir. Çünkü weblerin sürati çok yüksektir ve gidiş gelişler bu sürate ayak uyduramaz. Bu nemlendirme sistemi klasik sistemdir. Bazı Web ofset makinelerinde daha modern nemlendirme sistemleri uygulanmaktadır. Bu sistemlerden 1,2 örnek verelim:

1-Püskürtme sistemi

Püskürtme Sistemi: Haznedeki su, ezici veya inceltici silindirin üzerine eşit yoğunlukta püskürtülür. Bu silindir, suyu kalıpla temas halindeki merdaneye aktarır. Avantajı basit ve kolay uygulanabilmesidir. En önemlisi ise kâğıdın toz ve pisliğinin hazneye gelip suyu kirletmemesidir.

2-Dahlgren sistemi

Dahlgren Sistemi: bu sistemde su, ya hazne içindeki ana su silindiri ile ezici silindire gerilir veya püskürtme yapılır. Önemli özellik kalıpla temas halindeki su verici merdanelerdedir. Bu merdanenin hem suyu, hemde boyayı kalıba vermek gibi iki görevi vardır. Çünkü burada bütün boya ve su merdaneleri birbirleri ile temas halindedir. Kullanılan hazne suyunda önemli ölçüde alkol mevcuttur. Alkolün uçarak boyayı çabuk kurutma, kâğıdın açılmasını önlemek gibi görevlerden başka daha yumuşak boya kullanımına imkan sağlama gibi bir özelliği vardır. Bu özellik gazete kâğıdı gibi kötü kaliteli kâğıtlarla iyi sonuç alınması için önemlidir. Alkolün bir başka avantajı da, tabaka ofset bölümünde de değindiğimiz gibi boya-su dengesini çabuk sağlamasıdır.

1.6.5.Rotatif Makine Kâğıt Yakalama Ünitesi

Web ofsette, baskı, esnasında kâğıt koparsa makineler hemen otomatik olarak durur. Ancak kâğıtların bir bölümü kazanlar arasında sıkışıp birikimlere yol açabilir. Kâğıt kurutma bölümünde veya katlama bölümde koparsa, baskı ünitelerinin sonundaki kâğıt yakalama ünitesi tarafından otomatikman tutulur. Böylece fersude birikimi önlenmiş olur.

1.6.6.Rotatif Makinelerde Kurutma Fırını

Baskıdan çıkan kâğıt kurutma ünitesinden, kuruyarak geçer. Kurutma, çeşitli usullerle yapılır:

Gaz alevi ile kurutma (en iyi sonuç veren kurutma sistemidir).

Çok sıcak hava ile kurutma

Gaz alevi-sıcak hava sülkülasyonu ile kurutma

ultraviyole ışınları-gaz alevi ile kurutma

ultraviyole ışınları ile kurutma

Kâğıdın fırından geçişi, makinenin baskı sürati kadar çabuk olur. Aksi halde kâğıt fırında kavrulur. Kurutma ünitesinde kuruyan boya sertleşir, parlaklık kazanır. Daha sonra kâğıdın katlama ünitesinde katlanması kolaylaşmış olur. Kurutma ünitesi iyi cins ve komple teşkilatlı web ofset makinelerinde bulunur. Basit makinelerde basılan gazete kâğıtlarından boyanın kuruması,yalnızca boyanın kâğıt içinde derinlemesine yayılması ile ve hava oksijeninin yardımı ile olur. Özellikle kötü, geç kuruyan boya kullanılırsa, katlanıp makineden çıkan ve hala kuramamış olan boya, okuyucunun elini kirleterek tabii olarak kurur.

1.6.7. Rotatif Makinelerde Soğutucu Silindir

Kurutma fırınından çıkan kâğıt bir grup soğutma silindirinden geçerek normal ısıya kavuşur. Silindirler geniş çaplıdır. İçlerinden soğuk su geçerek silindir yüzeylerini soğuturlar

1.6.8. Rotatif Makinelerde Katlama ve Kesim

Soğutucu silindirlerden geçen kâğıt bir dizi silindir arasından daha geçerek tam merkeze gelecek şekilde yönlendirilir ve atlama ünitesinde diğer rulolarla birleşir, katlanır, kesilir ve istif asansörü vasıtası ile pakete gönderilir. Katlama ünitesi kendine göre özellikleri olan, makine içinde ayarlı bir makinedir. Bir, iki, üç hatta dört kata kadar katlama yapabilen üniteler mevcuttur.

Katlamalar haç şeklinde olabileceği gibi paralel veya zikzak katlama şeklinde olabilir. İlk katlama huni şeklindedir. Daha sonrakiler ise cep biçimindedir. Katlama ünitesinin web ofsette önemi büyüktür. Web ofset makinelerinin silindir ebatlarını değişken hale getirmek henüz mümkün değildir. Katlamanın geniş imkânlı olmasıyla web ofsetlerle, periyodik basılan dergi ve gazetelerin dışında birçok değişik iş verimli biçimde basılabilir. Bu bakımdan kırma katlama ünitesi web ofsetin önemli bir ünitesidir.

Ayar değişikliğinin kolay ve çabuk yapılabilmesi, huninin sabit olmayıp, sağa sola kaydırılabilmesi de katlama üniteleri için ayrı bir avantaj sayılır.

1.6.9.Web Ofsetin Tabaka Ofsete Avantaj ve Dezavantajları

Avantajları:

Daha yüksek sürat

Kâğıdın makinede katlanıp kesilerek dışarı çıkması

Daha düzenli boya ve su dağılımı

Bobin kâğıdının daha ucuz olması

Çok ince kâğıtlarla çalışabilme imkanı.

Baskı boyalarının daha parlak olması.

Dezavantajları:

Baskı ebatları tabaka ofset makinelerinkinden daha küçüktür, (baskı ebadı sabittir, değiştirilemez.

Değiştirilirse de ekonomik olmaz. Çok renkli makineler için pahalı kurutma üniteleri gerekir).

1.6.10. Rotatif Ofset Mürekkepleri

Web ofset mürekkeplerinin en önemli özelliği kurumadır. Silindirler üzerinde kendi yapısını kendi yapısını koruyarak çalışmalıdır. Kâğıt ofset sisteminin özelliklerini taşırken uygulanacak kurutma sistemine de dayanıklı olmalıdır. Bugün web ofsette sıcaklıkla sabitleşen mürekkepler kullanılmaktadır. Mürekkep tabakası son baskı ile katlama ünitesi arasında kurumayı sağlayacak şekilde fırın veya kurutma tünelleri kullanılmaktadır. Kurutma için kâğıda ısıtılmış hava verilmektedir. Mürekkebin kurutulması için ısıya ihtiyaç olduğu gibi, katlamadan öncede baskının soğutulması gerekir. Aksi halde katlama sırasında kâğıtta kırılmalar olur. Mürekkep haznesinde yüksek hızdan dolayı oluşan ısı artışı olmaktadır, bu ısının kontrol altına alınması gerekir.

1.6.11.Rotasyon Ofsette Teknik Üniteler

a-Merkezi kumanda sistemi

b-Bir veya birden fazla baskı ünitesi

c-Bobinlik

d-Kâğıt gergi silindirleri

e-Kurutucu

f-Soğutucu

g-Katlama

h-Kesme

ı-Harmanlama

i-İstifleme

j-Emniyet düzenekleri

k-İş sayımı

l-Paketleme

1.6.7.Dijital Ofset Baskı Makineleri

1-Dijital ofset baskı tekniği

Djital baskı sistemleri

Ofset baskıdaki yüksek tiraj ve yüksek maliyetin getirdiği dezavantajlar, dijital baskı sistemleriyle, düşük maliyetli ve istenilen sayıda baskıyla avantaja dönüşüyor.

Büyük bir hızla gelişen teknoloji baskı sistemlerini de es geçmiyor. Baskı aşamalarını birbirine yaklaştıran yeni teknolojiler, bir tek makine ile baskı öncesi ve baskı sonrasını birleştirme çalışmaları yapıyor. Son dönemlerde yoğun ilgi gören “dijital baskı sistemi” de bu türden çalışmaların bir ürünü.

Dijital baskı, genel anlamda, renk ayrım sistemlerine, özel bir kalıp, film ya da klişeye ihtiyaç duyulmaksızın basılmak istenen imajın, renkli ya da renksiz direkt gönderilip baskının yapılabildiği sisteme verilen addır. Şu an kullanılan materyallerin ve baskıyı gerçekleştirmek için gerekli olan bilginin çok azına ihtiyaç duyan tam otomatik bir sistem bu.

Bütün baskı sistemlerinde olduğu gibi dijital baskının da üç aşaması var:

a-Baskı öncesi,

b-baskı

c-baskı sonrası.

Kullanılmakta olan baskı öncesi sistemler teknolojinin gelişmesiyle çok basitleşmiş durumda. Artık film kullanılmıyor, banyo yok, tarama yok, deneme çekimleri yok. Görüntü, fotoğraf makinesinden bilgisayara, bilgisayardan direkt baskıya aktarılıyor ve baskıyı yapacak sisteme, baskının ebatlarına, baskının yapılacağı malzemeye göre işin yapılma süresi ve şekli değişiyor. A4 ebatlarındaki baskıdan 14 metre genişlik ve sonsuz uzunluk arasında çok geniş bir kullanım alanı olan bu sistemde 4 yada 6 renk inkjet baskı seçeneği ve ebatlar büyüdükçe azalan netlikle baskı yapabilme olanağı bulunuyor. Ebatlar büyüdükçe kullanılan RIP yazılımının önemi artıyor. RIP yazılımı normalden 50-100 kat büyütülmüş ve baskıya aktarılmış olan görüntünün renk geçiş matrislerini (yumuşak ya da sert) ayarlayan yazılım programlarının genel adı.

Kendi posterini kendin yap;

Ofset baskıda yaşanan tiraj sorunu dijital sistemle ortadan kaldırılmış görünüyor. Off-set baskıda 1 -1000 arası baskıda fazla fark yokken dijital sistem istenen sayıda baskı ve yalnızca renk ayırım masrafıyla bu noktadan doğan boşluğu dolduruyor.Amatör fotoğrafçıların çektikleri fotoğraf ve diaları oldukça büyük ebatlarda tek örnek basma olanakları var. Aynı şekilde yüksek maliyet yüzünden gerçekleştirilme imkanı bulunamayan bireysel meraklarda bu sistemle gerçekleştirilebiliyor. Farklı yerlerde şubeleri olan bir firmanın her şubesi kendi tanıtım posterlerini istedikleri sayıda ve farklı olarak bastırabiliyor.

Hipermarketler satışlarını artırmak için o an gerekli olan ilanı basabiliyorlar. Bu sistemin piyasada kendisine bir yer edineceğine kesin gözüyle bakılabilir ama bu yerin neresi olacağına teknolojide ki gelişmeler karar verecek,

sayfa 1 - 41234
Matbaa Eğitim Merkezi Theme Plugin XHTML Eğitim ve Ögretim