12345678910

Hangi Konulara ağarlık verelim?
Sonuçlar
Rengin kalitesi

Renk kavramı

Renk göz ile yakalanan bir ışık tesiridir. Işığın eşya üzerine çarpmasıyla, yansıyan ışınlardan gözümüzde meydana gelen duyumların her birine “renk” denir. Renk anlamı; ışık, göz ve beyinle idrak edilir. Bu sebeple renk anlamı üç sistemde ele alınmalıdır.

  1. Psikolojik sistemde renk: Beynimizde uyanan bir durumdur. Mavi duyum gibi.
  2. Fizyolojik sistemde renk: Çeşitli ışık cinslerinin göz retinası üzerinde, sinirler vasıtasıyla meydana getirilen, fizyolojik olaydır. Işığın görünüş hadisesi fizyolojiktir. Renk ise bizdedir. Renk bir duygudur. Yaşayan varlıkların sinir sistemlerinde mevcuttur.
  3. c. Fiziksel sistemde renk: (Işıkla spektrum ile) Ölçülerle ve rakamlarla geniş olarak belirtilen bir olaydır. Işığın hangi dalga uzunluğunu hangi oranda bulundurduğu esastır. Fizik bakımından renk türü titreşimde ışık dalgalarından ibarettir. Bu ışık – renk dalgaları değişik uzunluktadırlar. Kırmızının en kısa, morun en uzun olduğu gibi.

Beyaz olarak algılanan ışık homojen bir ortam olmayıp, farklı dalga boylarının karışımından meydana gelmiştir. Bu dalga boyları birbirlerinden görsel olarak ayrılabilirler. Bu işi gerçekleştiren cihaz bir prizma ya da bir spektroskoptur. Sonuçta ortaya spektrum adı verilen ve ışığın içindeki farklı dalga boylarının her birinin farklı bir renk bandı olarak görüldüğü bir ışık kuşağı ortaya çıkar. Spektrumun en bilinen örneği gökkuşağıdır. Gökkuşağının renkleri, güneş ışınlarının, havada asılı bulunan çok fazla miktardaki su damlacığına çarparak kırılıp yayılmasından kaynaklanır. Klasik Newton spektrumu yedi farklı rengi tanımlar. Kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, mor, eflatun.

Tüm modern renk sistemleri ve matbaa renk ayırım sistemleri çıkarımsal renk karışımı esasına dayanır. Toplamsal renk karışım sistemi yalnızca ışık kaynakları için geçerlidir.

RGB ve CMYK renk evrenleri arasındaki ilişki şu şekilde ifade edilebilir:

Resim 3.20: RGB – CMYK model [15]

Toplamsal temel renkler; kırmızı, mavi ve yeşil’dir. Bunlar fizikçilerin ana renkleridir ve sadece ışıklarda uygulanırlar. Renkli ışıklar halinde birbirlerinin üzerlerine bindirilirse beyazı oluştururlar.

KIRMIZI + YEŞİL = SARI

KIRMIZI + MAVİ = MAGENTA

YEŞİL + MAVİ = CYAN

MAVİ + KIRMIZI + YEŞİL = BEYAZ IŞIK

Çıkarımsal temel renkler; magenta, sarı, cyan’dır. Bunlar toplamsal ana renklerin tamamlayıcılarıdır. Sadece boyalara ve pigmentlere uygulanabilirler. Bütün modern fotoğrafik renk prosesleri ile renk ayrımı ve matbaa baskısı işlemleri bu yöntemlerle yapılır ve bu karışıma dayanırlar. [13, 14]

MAGENTA + CYAN = MAVİ

MAGENTA + SARI = KIRMIZI

SARI + CYAN = YEŞİL

SARI + CYAN + MAGENTA =SİYAH IŞIK

CIE Lab renk evreni

Renklerin matematiksel terimler ile tanımı ve objektif renk bilgi iletişimi amacıyla 1930 yılında Commission Internationale de l’Eclairage (CIE) isimli komisyon, cihaz bağımsız bir renk evreni tanımlamıştır. Renklerin tanımlanması, CIE Lab veya CIE LCh diagramında koordinatların verilmesiyle yapılabilmektedir.

L*a*b* renk evreninin iyi dengelenmiş yapısı, bir rengin aynı zamanda hem yeşil hem kırmızı veya hem mavi hem sarı olamayacağı teorisi üzerine inşa edilmiştir. Bunun sonucunda kırmızı/yeşil ve sarı/mavi sıfatlarını tarif etmek için basit değerler kullanılır. CIE L*a*b*’da bir rengi gösterirken L* parlaklığı, a* kırmızı/yeşil değerini ve b* sarı/mavi değerini gösterir.

İki renk arasındaki yakınlık miktarı, renk tolerans metotlarının bir karışımı kullanılarak hesaplanabilir. Bu metotlar, ölçüm koordinatları arasındaki mesafeyi L*a*b* gibi üç boyutlu renk uzayı içerisinde hesaplar. En yaygın metot CIE L*a*b*’dır.

Resim 3.21: CIELAB Renk Evreni [15]

CIE L*a*b* hesaplamaları L*a*b* renk evrenine dayanır. CIE L*a*b*’ı kullanarak standart rengin yeri, ölçüm verisiyle L*a*b* renk evreninde kesin olarak belirlenir. Daha sonra bu rengin etrafında teorik bir tolerans küresi çizilir. Bu küre standart renkle örnekler arasındaki kabul edilebilir değişiklik miktarını gösterir. Ölçüm verisi, kürenin içinde kalan örnekler kabul edilebilirdir. Ölçüm verisi, kürenin dışına düşen renkler ise kabul edilemezdir.

Tolerans küresinin büyüklüğü, kabul edilebilir renk farklılığı ölçüsüyle belirlenir. Bunlar ∆E (hata payı) gibi ‘∆’ birimleriyle gösterilir. Grafik Sanatlar Endüstrisi’nde tolerans genellikle ∆ olarak 2 – 6 arasındadır.

L* (Lightness – Parlaklık): Rengin parlaklık değerini verir. 0’dan 100’e kadar değer alır. 0 karanlığı (siyahı), 100 parlaklığı (beyazı) gösterir. Densite ile yakından alakalıdır. Densite (mürekkep yoğunluğu, mürekkep film kalınlığı) arttıkça parlaklık azalır. Bunun nedeni spektrofotometrenin gönderilen ışık ve yansıyan ışık prensibine göre çalışmasındandır. Densitenin artması demek, mürekkep yoğunluğunun (film kalınlığının) artması demektir ve sonuçta da yansıyan ışığın azalması demektir. Bundan dolayı genelde L* değerinin azalması, densitenin artması olarak anlaşılabilir.

a* (Kırmızı/Yeşil ekseni): a* değeri spot renkteki kırmızı/yeşil oranını ya da zemin oluşturan trikromi renklerin içerisindeki kırmızılık/yeşillik değerini gösterir. a* değeri 0’dan ‘-‘ değere gittikçe yeşillik artar, ‘+’ değere gittikçe kırmızılık artar. Örneğin referans alınan a* değeri (müşteri onaylı numunenin a* değeri) – 20 ise, baskı sonucunda – 44 çıkarsa ‘bu işin baskıdaki yeşil oranı fazladır’ denilir. Baskı sonucunda a* değeri – 8 çıkarsa bu durumda da ‘baskıdaki yeşil oranı azdır’ ya da (diğer bir ifadeyle) ‘kırmızı oranı fazladır’ denilir. Farklı bir işte ise referans a* değeri (müşteri onaylı numunenin a* değeri) +13 ise, baskı sonucunda +22 çıkarsa ‘bu işin baskıdaki yeşil oranı azdır’ ya da ‘kırmızı oranı fazladır’ denilir. A* değeri için (-, 0) arasındaki değerlerde (referans = -45, baskı numune = -39 gibi) ‘yeşil fazla ya da az’ demek daha doğrudur. Aynı şekilde (0, +) arasındaki değerler için de ‘kırmızı fazla ya da az’ demek daha doğru olur.

b* (Sarı/Mavi ekseni): b* değeri spot renkteki sarı/mavi oranını ya da zemin oluşturan trikromi renklerin içerisindeki sarılık/mavilik değerini gösterir. b* değeri 0’dan ‘-‘ değere gittikçe mavilik artar, ‘+’ değere gittikçe sarılık artar. Örneğin; referans alınan b* değeri (müşteri onaylı numunenin b* değeri) +20 ise, baskı sonucunda +20’den büyük çıkarsa ‘bu işin baskıdaki sarı oranı fazladır’ ya da (diğer bir ifadeyle) ‘mavi oranı azdır’ , +20’den küçük çıkarsa ‘baskıdaki mavi oranı fazladır’ ya da ‘sarı oranı azdır’denilir. b* değeri için (-, 0)arasındaki değerlerde ‘mavi fazla ya da az’ demek, (0,+) arasındaki değerler için de ‘sarı fazla ya da az’demek daha doğru olur.

Resim 3.22: CIE lab [15]

Belirli cihazların renk yelpazesine onun renk “gamut” u denir. CIE-renk modeli bu tip renk gamutunu tanımlamak için kullanılır.

Aralarında matbaa makinelerinin de yer aldığı çoğu aygıtın gamı, görünür renk spektrumunun sadece küçük bir kesiridir. Farklı aygıtların renk gamları genellikle kısmen örtüşür, ancak tamamen aynı olmaz; bu farklılıklar da genellikle aynı rengin farklı bağlamlarda değişik görünmesine neden olur. Bilgisayar uygulamaları, çıkış aygıtları arasında renk tutarlılığını sağlamak için renk yönetim sistemleri kullanılır. [2, 15, 16, 17]

Işık kaynağı

Belirli bir dalga boyuna sahip ışık, belirli bir renk anlamına gelir. Cam prizma beyaz ışığın içinde bulunan bütün dalga boylarını ayrıştırır ve spektrum formunda düzenler. Kırmızı en uzun dalga boyuna, mor ise en kısa dalga boyuna sahip ışıklardır. Görülebilir spektrumdaki her renk için bir spektrofotometrik ölçüm yapılırsa, spoktrofotometrik bir eğri elde edilir. Spektrofotometrik sözcüğü gerçekte eğrinin ne anlama geldiğinin kısaltılmışıdır. Spektro – spektrumfoto – ışık anlamındadır ve metrik’tin anlamı ise ölçmektir. Eğrinin basitçe anlamı spektrum boyunca ışığın ölçümüdür.

Spektrumdaki her renk farklı dalga boyundadır. Spektrumun en sonundaki mor rengin dalga boyu 400 nm ‘dir. Dalga boyu mavi, yeşil, sarı, turuncuya doğru artar ve en son kırmızı ile 700 nm’de son bulur.

Işık enerjisi saniyede 186 metre hızla haraket eder. Bu ise ışık her saniyede dünyanın çevresini 7,5 kere dolaşıyor demektir. Işık enerjisinin hızı cismin veya suyun içinden geçerken azalır ve her dalga boyu değişik açıda kırılır. Bunun sonucu olarak beyaz ışık spektrum renklerine ayrılır.

Farklı ışık kaynakları değişik renklerde farklı sonuçlar verirler ve rengin bozulmasına neden olurlar. Gün ışığı oldukça yüksek mavi enerjiye sahiptir. Buna karşın tungsten ışık kaynağı ise daha az mavi ve oldukça yüksek kırmızı enerjiye sahiptir. Floresan gün ışığı lambası yüksek mavi enerjiye ve düşük miktarda kırmızı enerjiye sahiptir.

Basılmış resimler tungsten ışığı, floresan ışığı ve civa buharlı lambalar gibi çok çeşitli ışık kaynakları altında incelenebilirler. Renk ayrımları ise bu sayılan ışık kaynaklarının bazılarına ek olarak xenon ve halojen lambalar kullanılarak yapılır [2].

Renk ısı derecesi

İsmini, termodinamikteki mutlak sıfır kavramını ilk kez gazlardan tüm maddelere uygulayan İskoç asıllı bilim adamı Lord Kelvin’den (1824–1907) alır.

Resim 3.23: CIE 1931 xy  [18]

Bir siyah gövdenin (black body) ısısı artırıldığında koyu bir kırmızıdan, kırmızıya, turuncuya, sarıya ve sonunda beyaza doğru bir değişim olmaktadır. Eğer madde daha fazla ısıtılırsa maviye döner.

Renk ısısı arttıkça ışık insanın gözüne daha mavi görünür.

Renk ısısı azaltıldıkça ışık daha kırmızı (veya sarımtırak) veya turuncu olarak gözükmektedir.

Bir ışık içindeki kırmızı, mavi, yeşil bölgeler arasındaki bir eşitliğin bulunduğu durumlarda ışık nötr dengeli bir ışık olarak adlandırılır. Gözlerimiz bu ışığı renksiz ve beyaz olarak görür.  Day light renkli filmler bol mavi ışığa sahip olan gün ışığına göre hazırlanarak üretilmiştir. [2, 18]

Işıkların renk sıcaklık değerleri Kelvinometre cihazı ile ölçülmelidir.

Işık Kaynaklarının Renk Isı Dereceleri;

Açık hava öğle vakti              12000 – 26000 °K

Metal Halide                          4300 – 6750 °K

Xenon Lamba                        5290 – 6000 °K

Karbon Ark                            5000 °K

Floresan                                  3000 – 6500 °K

Tungstern                               2650 – 3400 °K         

Renk Randımanı

Renk randımanı terimi; örneğin aydınlatmada kullanılan ışığın örnekteki renkler üzerindeki etkisinin, aynı örneği standart bir ışık kaynağı ile aydınlatıldığında, standart ışık kaynağının örnekteki renkler üzerindeki etkisi ile karşılaştırılmasıdır. Birçok ışık kaynağının (özellikle floresan lambalar) enerji dağılım eğrileri düzgün değildir, eğride birçok tepe vardır. Gözümüze direkt gelen, renk ısı dereceleri aynı fakat renk randımanları farklıdır. Farklı ışık kaynaklarından yayılan ışıklar aynı gibi görünür. Fakat, basılmış bir örneğe bu ışık kaynakları ile bakıldığında, ışık kaynaklarının enerji dağılım eğrilerindeki tepeler nedeniyle örnek üzerindeki renklerde farklılıklar görülecektir.

CIE (Commission Internationale de l’Eclairage) komisyonu renk randımanını ölçmek için bir test metodu belirlemiştir. Bu metod temelde Munsel renk kartlarının ölçülmesi istenen ışık kaynağı ile ve standart aydınlatma ile aydınlatılarak ölçülmesinden ibarettir. Ölçümler arasındaki fark sonucu verir. Optimal renk randımanı 100 olarak belirlenmiştir. [2]

En çok kullanılan Suni ışık kaynaklarının renk randımanı ölçüleri;

Tungstern telli ışık kaynakları            100

Xenon                                                93

Floresan                                             54 – 94

Metal Halde                                       62 – 88

Işık şiddeti ve çevrenin etkisi

Rengin algılanması (özellikle kırmızının) düşük aydınlatma düzeylerinde oldukça değişir. Normal görüş seviyelerinde ise zemin ve ton değişikliği olmayan sabit tramlı (örneğin %40’lık bölge) bölgelerde ışık şiddetinin çok fazla etkili olmayacağı söylenebilir.

Işık şiddetinin seviyesi resim baskılarda ve fotoğraflarda oldukça büyük rol oynar. Görüntünün kontraslığı ve doygunluğu ışık şiddetinin artması ile doğru orantılı olarak artar.

Renkli resimlerde çevrenin etkisi çok fazladır. Matbaacılıkta basılı resmin etrafında çoğunlukla beyaz kağıt vardır. Fotografide ise diaların gösterildiği oda karanlıktır, yani çevre siyahtır. Karanlık bir ortamda dia ile onun beyaz kağıt üzerine basılmış hali arasında karşılaştırma yaparken problemler ortaya çıkmaya başlar. Işık şiddetinde ve çevre şartlarında bazı değişiklikler yapılarak diaların baskı gibi gösterilmesi veya bunun tam tersi mümkündür [2].

Difüzyon (yayılma)

Baskılar genellikle kağıt üzerinde yapılır. Basılı materyale difüze edilmemiş bir ışık ile basıldığında, baskının görüntüsü ışığın konumuna ve bakan kişinin konumuna göre değişiklik gösterecektir. Çok parlak bir örnek söz konusu ise örneğe bakan kişinin konumu, örneğin görüntüsünün farklı olmasını sağlayabilir. Genel olarak renkli baskılar değerlendirilirken difüze ışık tercih edilmelidir [2].

Facebook' ta paylaş!

0 Yorum yapılmış