Archive for Ocak, 2010

post thumbnail

Johannes Gutenberg

Johannes Gutenberg (1398 – 3 Şubat 1468), 1447 yılında hareketli parçalar ile yazı baskısını Avrupa’da yaygınlaştıran, asıl mesleği altın ustalğı olan kişidir. A&E Network Gutenberg’i Milenyum’un insanları listesinde ilk sıraya koymuştur.

Büyük mucit Johann Gutenberg iletişim tarihinin en önemli gelişmelerinden biri sayılan tipo basım yöntemini 1438′de Avrupaya getirerek uygulamalarını yaygınlaştırmıştır. Bu yöntem, önceleri tahtadan daha sonraları bir kurşun alaşımından yapılan dökme harflerin, baskıdan sonra başka bir yazıda kullanılmak üzere saklandığı bir basım yöntemidir. Bu, yüzyıllardır Çin ve Kore’de kullanılmaktaydı.

Almanya’da Mainz’de varlıklı bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Gutenberg ailesiyle birlikte Strassburg’a (bugün Fransa ‘da Strasbourg) taşındıktan sonra burada zanaatkârlık yaptı; ayna yapımı, metaller ve değerli taşlar üzerinde çalıştı, basım teknikleriyle de ilgilenmeye başladı. O dönemde kitaplar ya doğrudan elle yazılır ya da her sayfa için ayrı ayrı elle oyularak hazırlanan tahta bloklar kullanılarak kitaplar basılırdı. Gutenberg her kalıp için ayrı ayrı kalıplar hazırladı. Bu kalıplara sıcak metal sıvı dolduruluyor ve harflerin metal örnekleri çıkarılıyordu. Basımcı metal harfleri istediği gibi dizebiliyor, basımdan sonra saklayarak yeniden kullanabiliyordu. Aynı dönemde ortaklarıyla aralarında çıkan bir anlaşmazlık yüzünden açılan bir davada Gutenberg’in tipo basım yapabilen bir baskı makinesi yarattığı duyuldu. Ne var ki, o dönemden tipo basım örneği günümüze ulaşmamıştır.

Yaptığı çalışmalar ve basım deneyleri için para bulmak zorunda olan Gutenberg 1450′de, Mainzli bir zengin olan Jochann Faust’la ortaklık kurdu. 1455′te bastıkları ilk kitap Latince bir kutsal kitaptı. Gutenberg Kutsal Kitabı denen bu yapıt Kırk İki Satırlı Kutsal Kitap ya da Mazarin Kutsal Kitabı olarak da bilinir.

1457′de Gutenberg borcunu ödeyemediği için Faust’la olan ortaklıkları bozuldu. Faust bütün araç ve gereçlerine el koydu. Daha sonra Konrad Humery adlı bir Alman memurun sağladığı para yardımıyla yeni bir baskı makinesi kuran Gutenberg bir dilbilgisi kitabı, bir sözlük ve başka bazı kitaplar bastı. Başarıyla yürüttüğü bu çalışmaları sırasında büyük zorluklara katlandı ve hiçbir zaman çok fazla para kazanamadı. Mainz Başpiskoposu olan Nassau kontu, son yıllarda gözleri giderek bozulan ve yoksulluğa düşen Gutenberg’i sarayına aldı ve geçimini üstlendi.

Gutenberg’in buluşu hızla yayıldı. 15. yüzyılın sonlarına gelmeden Avrupa’da, 1000′den fazla baskı makinesi vardı. Bu basım yöntemiyle daha çok kitabın basılabilmesi kitap fiyatlarının düşmesini sağladı. Böylece daha çok kitap okunmaya başlandı. Kitabın ve kitap okumanın yaygınlaşması, özgür düşüncenin doğmasına, bilimsel çalışmaların gelişmesine ve bilginin daha geniş kesimlere ulaşmasına yardımcı oldu. Tüm bu nedenlerden dolayı Gutenberg’in bulduğu bu baskı yöntemi, özgür düşüncenin yayılmasına ivedilik kazandıran, bilim araştırmalarının gelişmesini sağlayan, reformların yapılmasını hızlandıran önemli olaylardan biri olarak kabul edilmektedir.

post thumbnail

cmyk resim

post thumbnail

Renk resim

post thumbnail

Sergi

post thumbnail

Matbaaturk banner 1

post thumbnail

Ofset Baskıda Blanket kalitesi

3.2.4. Blanket kalitesi

Blanketlerin yapısı ve özellikleri

Baskı ustalarının diliyle kauçuk olarak da adlandırılan blanket, baskı kalıbı üzerindeki mürekkebi süratli ve düzgün bir şekilde almak ve baskı malzemesine transfer etmekle görevlidir. Blanketin kalitesi nokta büyümesi konusunda önemli bir rol oynamaktadır. Ofset baskı blaketi; teknolojik gelişmeler içerisinde, baskı açısından kritik unsurlardan biri durumuna gelmiştir. Ofset baskı blanketlerinden birçok karakteristik özellikler beklenmektedir:

  • Baskı sırasında darbe emici olması,
  • Su ve mürekkebi birbirine karışmadan ve artış olmadan uygun miktarda kabul etmesi,
  • Zemin ve tramlı baskıları temiz, keskin ve homojen bir şekilde baskı yapılan malzemenin üzerine transfer edilmesi,
  • Blanketten blankete baskı yapan makinelerde baskı kazanı olarak sorun çıkarmadan görev yapması.

Blanket; baskı sırasında nemlendirme suyu ve solventlerle ısıtılırken, bu durumlara uyum sağlanmalıdır. Aynı zamanda bu uyumu; yüksek hızlarda, farklı baskı altı malzemelerinde, farklı özelliklere sahip mürekkep ve baskı kalıplarında uzun süreli baskılarda da korumalıdır.

Blanketin yapısı; yüksek kalite dokuma tabakası ile solvete dayanıklı kauçuk tabanının uygun şekilde bir araya getirilmesinden oluşur. Blanketin yapısını oluşturan bu tabakaların uygun şartlarda olması aynı zamanda blanketin ömrünü de etkiler. Bazı blanketler yaklaşık 15 milyon baskıya kadar imkân verebilir. Bununla birlikte blanketlerin çoğu da baskı sırasında zarar gördüğünden değiştirilmek zorunda kalınır.

Şu anda matbaa sektöründe farklı yüzey yapılarına sahip, farklı blanketler mevcuttur. Bunlar; döküm yüzeyli, zemin yüzeyli ve dokuma yüzeyli blanketlerdir.

Bu blanketlerin hepsi normal baskılarda kullanılır. Ancak aynı iş basılırken farkı ünitelerde farklı yüzey yapısına sahip blanket kullanılmamalıdır. Hatta farklı firmaların üretmiş oldukları aynı yüzey yapısına sahip blanketlerin aynı anda bir baskıda bile problem yaratabilir.

Ofset baskıda forsa değerleri blanketin yapısına göre değişir. İyi bir baskı sonucu elde edilmek isteniyorsa, uygulanacak minimum forsa ile çalışılmalıdır. Baskı forsası blanketlerin sıkıştırılabilme özelliği ile bağlantılıdır. Bunun için ofset baskıda forsa değeri tek bir değerle verilmez. Yaklaşık olarak konvansiyonel blanketlerde minimum basınç 220 N/cm2, dört dokuma katmanından oluşan havalı blanketlerde 150 N/cm2, üç dokuma katmanından oluşan havalı blanketlerde 80 N/cm2’dir. Havalı blanketlerin sıkıştırılma değerleri %5 ile %9 arasındadır.

Konvansiyonel blanketlerin sıkıştırılma özelliği çok azdır. Kalıp ile blanket birbirine temas ettiğinde blanket hacmini değiştirmez, kauçuk katman dışa doğru itildiğinden kenarlara doğru şişkinlik yapar. Bu olumsuz durum noktanın yapısını, şeklini bozduğu gibi normalden fazla normalden fazla şişmesine neden olur. Baskıda kayma ve çiftleme durumu meydana gelir. Havalı blanketlerde bu durum en aza iner.

Blanketlerin çeşitleri

Günümüzde kullanılan blanketler, konvansiyonel ve havalı (sıkıştırılabilir) blanketler olmak üzere ikiye ayrılır. Konvansiyonel blanketler altta dokuma tabakası ve üzerinde kauçuk tabakadan oluşur. Sıkıştırılabilir blanketlerde ise en altta dokuması tabakası, en üstte kauçuk tabaka ve bunların arasında da bir veya birden fazla hava tabakası bulunur. Hava tabakası birden fazla sayıda ise yine bu tabakaların arasında dokuma tabakaları yer alabilir.

Konvansiyonel blanketler

Bu tip blanketler fazla esnek değildirler. Yapıları iki, üç veya dört tabaka (kumaş) tabakası, ara tabakalar ve kauçuk yüzeyden ibarettir. Kauçuk yüzey 0.4 ile 0.6 mm arasındaki kalınlıktadır. Toplam blanket kalınlıkları ise 1.65 ile 1.90 mm’dir. Bazı blanket yüzeyleri grenli yani pürüzlü, bazıları ise düzgün ve pürüzsüzdür. Sıkışma mukavemeti az olduğundan dolayı çok kalite beklenmeyen özellikle tire işlerin baskısında kullanılır. İnce tramlı ve detaylı işlerin baskısında ise nokta şişmesine sebep olabileceğinden dolayı kullanılmamalıdır. Baskı sırasında makinenin forsa ayarı çok iyi yapılmalıdır. Forsa iyi ayarlanmazsa sıkışma özelliği az olduğundan dolayı baskıda kayma özelliği az olduğundan dolayı baskıda kayma ve çiftleme ile karşılaşılabilir.

Konvansiyonel blanketlerin karakteristik özellikleri:

  • Konvansiyonel blanketlerin esneklikleri, sıkıştırılabilir blanketlere oranla azdır. Bu yüzden daha sert bir yapıya sahiptirler.
  • Baskı sırasında fiziksel dayanıklılıkları oldukça düşüktür. Gereğinden fazla basınca maruz kaldıklarında kolayca ezilebilirler.
  • Sert yapıya sahip olduklarından dolayı, düzgün yüzeyi kuşelenmiş kağıtlara mürekkep transferini, sıkıştırılabilir blanketlere oranla daha iyi yaparlar.
  • Kuşelenmemiş kağıtlara yapılan baskılarda, blankette esneme olmadığından dolayı mürekkep transferi iyi gerçekleşmez.(Forsanın arttırılması gerekir).
  • Kullanılan baskı altı malzemesinin gramaj değişiminde oluşan, bölgesel kalınlık değişimine uyum sağlaması zordur.
  • Blanket altı besleme toleransı çok azdır. Besleme yapılırken çok hassas ayarlanmalıdır.

Havalı (sıkıştırılabilir) Blanketler

Sıkıştırılabilir blanketlerin sahip oldukları kapalı hava hücre katmanları, baskı sırasında meydana gelebilecek bazı durumlarda “ezilmeye dayanıklılık” konusunda bir avantaj oluştururlar. Bununla birlikte sıkıştırılabilir blanketlerin birçok avantaj oluştururlar. Bunlardan en önemlisi konvansiyonel blanketlerde rastlanan, baskı sırasında basınçtan dolay meydana gelen  (blanket ve kalıp arasında) şişmeye izin vermez. Bu da katmanların yüksek oranda bağlanmasıyla nokta şişmesine izin vermeden daha iyi görüntü transferi gerçekleştirir. Sıkıştırılabilir blanketlerin ihtiyacı olan kusursuz sıkıştırılablir katman kadar, dokuma tabakası da önemlidir. Sabit dokuma tabakası yani boyutları sabit blanket, sarıldığı silindir üzerinde istem dışı boyut değiştirmediği için, sahip olduğu boyutunu silindir üzerinde de korur ve baskı sırasında da büzülmeye izin vermez.

Blanket, kullanımı sırasında kaçınılmaz olarak kalınlığını kaybeder. Bu boyut değiştirmenin sebebi, blanket silindir çevresine gerilirken incelmesidir. Bununla birlikte baskı sırasında blanketin dokuma tabakasının arasındaki havanın bazen de nadiren sıkıştırılabilir hava tabakasının içerisindeki havanın boşalması nedeniyle incelir. Bütün blanketler makineye ilk takıldıklarında gerilmenin etkisiyle incelirler. Bu incelme bütün baskı ömrü boyunca da devam eder. Blanket silindire takıldığında meydana gelen incelmeden sonra da, silindire düzgün bir şekilde bağlanmadıysa, baskı sırasındaki basıncıda bünyesine alarak incelmeye devam eder. Bu yüzden blanketin, blanket silindirine düzgün bir şekilde gerilmesi çok önemlidir.

Bir diğer konu; blanket yapısındaki kalınlık kaybının, blanket üreticileri tarafından kontrol altında tutulma çalışmalarıdır. Sabit dokuma tabakası ve sıkıştırılabilir hava tabakası özellikleri, bu durumu önemli derecede kontrol edebilir. Blanketlerde meydana gelebilecek orijinal boyutlarına göre %1.5 ile %3 arasındaki incelme genel olarak kabul edilebilir değerler olarak düşünülür.

Havalı blanketler yumuşak, esnek ve sıkıştırılabilir özelliğe sahiptir. Çeşitli dokuma ve kauçuk tabakasının yanı sıra süngerimsi bir ava tabakasına da sahiptirler. Hava tabakaları, küçük hava kabarcıkları şeklinde veya bir nevi hava kanalları şeklinde kauçukları içinde bulunmaktadır. Bu özelliğinden dolayı basınç ve darbelere karşı oldukça dayanıklıdır. Kauçuk yüzey kaplama maddelerine yapışkanlığı azaltıcı özel maddeler katılmaktadır. Bu özelliğe sahip blanketler, bu özelliği belirtilerek pazarlanmaktadır. Blanketteki yapışkanlık azaltılmazsa düz ve parlak yüzeyli kuşelenmiş kağıtlara baskı yapılırken, kağıdın blankette yapışması gibi problemler yaşanabilir. Gerektiğinde mürekkebin yapışkanlığı azaltılarak çözüm bulunabilir. Havalı blanketler ile çalışırken forsanın normalden 0.05 mm daha fazla olması baskıda iyi sonuçlar verir. Konvansiyonel blanketlere göre forsa toleransı çok fazladır. Özellikle ince tramlı işlerin baskısı için en ideal blanket türüdür.

Havalı blanketlerin karakteristik özellikleri:

  • Konvansiyonel blanketlere göre daha esnek yapıdadırlar.
  • Baskı sırasında meydana gelebilecek fiziksel darbelere ve ezilmelere karşı oldukça dayanıklıdırlar.
  • Esnek yapıda olmalarından dolayı, kuşelenmiş kağıtlara yapılan baskılarda, konvansiyonel blanketler daha iyi mürekkep transferi sağlamaz.
  • .Zemin baskılarda çok iyi netice alınır
  • Baskı altı malzemelerinde gramaj farkından dolayı karşılaşılan karanlık farklılıklarına çok iyi uyum sağlar.
  • Blanket altı besleme toleransı oldukça fazladır.

Blanketlerin kullanımında dikkat edilecek hususlar

Blanket kesimi mutlaka düzgün (köşeleri 900 ve gönyelenmiş) olmalıdır. Aksi halde bir tarafı gevşek kalır ve baskıda deformasyona yol açar.

  1. Blanketler mutlaka su yönü kazan miline dik olacak şekilde gerilmelidir. Dokuma yönü genelde blanketlerin arka tarafında ok veya çizgi şeklinde gösterilmektedir. Dokuma yönüne dikkat edilmezse germe işleminde ve baskı sırasında blanket uzar ve tekrar gerildiğinde ise kalınlık azalır. Bu yüzden baskıda kayma ve çiftleme meydana gelebilir. Blanketler de kağıtlar gibi dokuma yönünde daha toktur. Uzama dokuma yönünde daha azdır.
  2. Eğer blanket bir rulodan kesiliyorsa, kenarları özel bir madde ile sıvı girişine karşı izole edilmelidir.
  3. Blanket altı beslemesi mutlaka makine imalatçısının belirttiği ölçülerde yapılmalıdır ( Besleme + blanket kalınlığı mikrometreyle hassas bir şekilde ölçülmelidir.). Besleme için kullanılan özel beslemenin veya besleme kağıtlarının blanketin eninde daha küçük olması gerekir. Özel koruma sıvısı önceden sürülmediyse mutlaka sürülmelidir.
  4. Blanket makineye gerilirken, civatalar merkezden başlayıp kenara doğru ve tüm baskı ünitelerinde aynı ölçüde sıkılmalıdır. Daha sonra blanketin yeterince gerilip gerilmediğinin komparatörle ölçülmesi tavsiye edilir.
  5. Baskı esnasında blankette biriken kağıt tozu ve mürekkep kalıntılarının temizliğinde, sağlığa zararlı olmayan uygun temizleme maddeleri kullanılmalıdır. Temizleme işlemi bez kullanarak elle veya otomatik blanket yıkama tertibatlarıyla yapılır. Mürekkep nedeniyle oluşan parlamayı gidermek için, blanketin yüzey yapısını bozmayan özel solventler kullanılmalı ve uzun bir süre kurumaya bırakılmalıdır [9].

Blanketin sertliği

Kauçuk malzemelerin sertlik birimi shore dur ve ölçüm cihazı shoremetredir. Sertlik ölçme standardında uygulanan yöntem, 5 mm. kalınlığındaki kauçuk plakaya, 1 kg. ‘lık bir kuvvet uygulanarak yapılan bir ölçümde, shoremetrenin ibresinde ilk 5 saniyede okunan değerdir.

Cihaz dışında el ile yapılan ölçümlerde uygulanacak baskı kuvveti, uygulayan kişiye göre değişebileceğinden ölçümlerde hata oluşabilmektedir. Sertlik değerlendirmelerinde tolerans DIN normlarına göre +/- 3° dir [6].

Resim 3.7: Blanket sertlik ölçüm cihazları [6]

Blanketin boyca uzaması

Boyca uzama kavramı altında blanketin silindir üzerinde gerdirilme yönüne doğru uzaması anlaşılır. Uzunluğuna genleşme blanketin gerdirilme yönünde boyutlarını koruması açısından bir ölçüdür.

Gerilmeden dolayı blanket üzerine etki eden kuvvetler, blanket içindeki dokuma tabakaları tarafından nakledilirler. Bu bakımdan ne kadar çok dokuma tabakası mevcut ise ve dokuma ne kadar kuvvetli ise, kuvvetlerden dolayı genleşme o kadar az olur. Bu genleşme plastik ve elastik şekil değiştirmelerden oluşur.

Her iki şekil değiştirme cinsinin birbirleri ile olan münasebeti, dokuma cinsine, blanket üzerine önceki baskılarda etki etmiş olan kuvvetlerin cins ve büyüklüğüne ve o andaki gerdirme kuvvetine bağlıdır.

Yapılan araştırmalara göre pratikte gerdirme kuvveti GK = 200 N/cm. olarak belirlenmiştir. Değişik blanketler üzerine uygulanan bu germe kuvveti, blanketin boyuna genleşmesini değişik şekillerde etkilemiştir.

Blanketin boyuna izafi genleşmesi için Bg sembolünü kabul edersek bu genleşmenin değişik blanketlerde Bg = %2 ile Bg =3.5 arasında değerler aldığını yapılan araştırmalar göstermiştir. Ortalama değer olarak Bg = %2.8 kabul edilmiştir. Bu sebepten bu değerin düşük olması (örneğin Bg =%1.5) blankette aranılan özelliklerden bir tanesidir [2,10].

Blanketin eninde daralma

Silindir üzerine gerdirilen blanket gerdirme kuvvetinin etkisiyle boyuna genleşirken enine daralır. Bu daralma blanketin eninde ve kalınlığında azalma olarak kendisini gösterir. Enine daralmayı fiziksel olarak saptayabilmek için enine daralma katsayısı  “U1” kullanılır [2,10].

İncelme

Blanketin gerdirilmesi neticesinde enine daralmanın yanı sıra, kalınlığın da azalma olacağı daha önce belirtilmişti. Ancak blanketin incelmesi baskı kalitesini etkileyen önemli faktörlerden birisi olduğundan, diğer boyutların değişmesine oranla büyük önem taşır. Bu boyut değişikliği “U2” Poisson – Katsayısı ile belirtilir. İncelme her cins blankette ayrı ayrı incelenirse değişik sonuçların ortaya çıktığı görülür. Bilindiği gibi blanket kalınlığındaki azalma besleme yapılarak ortadan kaldırılmaktadır. Bazen incelme o derece büyüktür ki, matbaanın kendi standardı kabul edip yaptığı normal beslemeye rağmen, gerdirme sonrası blanket kazan kenarlarından 0.02 veya 0.03 mm. aşağıda kalır [2,10]

Blanketin sürtünme katsayısı

Blanketin sürtünme katsayısı da baskı neticesini etkileyebilecek özelliklerden birisidir. Blanketin arka yüzünün sürtünme katsayısı büyük ölçüde, silindirin dönüş yönünde gerginliğin dağılımını tayin eder. Bunun neticesinde blanketin sertliği ve kalınlığı değişir. Yüzeyin kayganlık ve yapışma katsayıları bir diğer özellik olan – Elastiki yapışkanlık etkisi ile birlikte çoğunlukla blanketten kaynaklanan bir problem olan “Çift görüntü” için bir ölçü teşkil ederler. [2, 10]

Blanket yüzeyleri

Bir ofset blanket yapısını gövde ve yüzeyi belirler. Bu gövde ve yüzey kalınlık ve incelikleri blanketin baskı performansı ile yakından çok ilgilidir. Blanket yüzeyindeki bozukluklar baskı problemlerine neden olur. Bu tür problemlerin giderilmesi için üretim ve baskı standartlarının belirlenmesi gerekir.

Yüksek kaliteli baskılar için kullanılan blanket yüzeyleri için standart belirlemek çok kolay bir iş değildir. Baskı işlemi boyunca devam eden problem; makine, kalıp, blanket ve diğerlerinden kaynaklanan problemdir. Blanket yüzeyi çift karakter özelliği göstermek zorundadır. Yüzey katman bileşiği baskı plakasındaki görüntüyü mürekkeple birlikte maksimum derecede almalıdır ve mürekkep filmi kalınlığının yarısı kadarını kağıda transfer edebilmelidir. Bu işlem çok yüksek dairesel bir hızda gerçekleştirilmelidir [4].

Blanket yüzeyinin aşınmaya karşı direnci

Alman matbaacılık Araştırma Enstitüsü kısa adıyla FOGRA tarafından yapılan laboratuar araştırmalarının sonuçlarından elde edilen bilgilere göre blanket yüzeyleri “sürtünme dayanıklılığı” testlerinde ilgi çekici sonuçlar vardır. Bazı blanketlerde 6 milyonun üzerinde baskı yapılmasına rağmen, blanket kalınlığında sürtünmeden dolayı bir azalma tespit edilememiştir [2,10].

Blanketin yırtılma direnci

Bir blanketin gerdirme sonucu ortaya çıkan kuvvetlere dayanma sınırı yırtılma direnci ile açıklanır. Genel olarak bir blanketin yırtılma sınırı normal blanket gerdirme kuvvetinin üç katı bir gerdirme gücüne kadar dayanır. Eğer yırtılma sınırı herhangi bir sebepten dolayı bu değerin çok altında ise, blanket silindiri üzerine gerdirilirken biraz fazla germe kuvveti uygulanması halinde yırtılır [2,10].

Blanket sıkıştırması

Blanket sıkıştırması belli bir yükün altında genleşme miktarı olarak tanımlanabilir. Genleşme ölçütü üretim sürecinde kullanılan iplik dokumalarının kalite ve dizaynı ile belirlenir. Blanketlerde kullanılan iplik dokumaları keten iplik dokumalarıdır. Bu iplik dokumaları sıkıştırma direnci ve güç esnekliğini etkiler. Dokumada kullanılan ham keten makinelerde işlenerek dokunmuş hale getirilirler. Dokuma işlemi tamamlandıktan sonra küçük parçacıklar veya boşluklar gibi arızalardan arındırılmak üzere yıkanırlar. Bu dokumalar formlarına göre genleşme düzeylerini azaltmak için doğrudan sıkıştırma sürecine sokulurlar. Aslında çok düşük genleşme değeri olan bir blanket montaj sırasında özel bir basınç için ayarlamada kolaylık sağlar.

Düşük değerli blanketler, iplik dokuma kalınlıkları ve açıklıkları çok geniş olan dokumalardan yapılırlar. Bu tür blanketler genleşme sırasında oluşan boşlukları gidermeye yeterli değildirler. Ancak gelişen teknoloji nedeniyle düşük dereceli sıkıştırılabilirlik derecesine sahip blanketlerde üretilebilmektedir. [4]

Ayırma “Ayrılma”

Ofset blanketlerinden kağıt ayırmak, diğer bir deyişle kağıdın blanketten arılması tartışma konusudur. Genellikle ayrılmama durumunda blanket suçlanır. Bu düşünce çok mantıklı görünmesine rağmen kağıt çekici problem olarak düşünülmemelidir.

Aslında kağıt, mürekkep, baskı makinesi ve kimyasal maddelerin karşılaştırılmasında blanketler çok öemli bir rol oynar. Anlaşılır bir şekilde tabaka kağıt beslemesi, ticari web ofset baskı makineleri arasında bir ayırım yapılması gerekir.

Tek veya çok renkli tabaka baskı makineleri web baskı makinelerinden daha farlı bir baskı süreci sergilerler. Tabaka baskı sürecinde kağıt tabakası çok az fireye uğrar. Bazen yığılma ve kalkma gibi problemlere neden olurlar.

Bu faktörler kağıt tabakalarının baskıda uygulanmasını etkiler. Ayırma “boşaltma” testleri blanket silindirinden gelen kağıdın boşaltma açısını belirlemek için yüksek hızla çalışan tabaka ofset baskı makineleri kullanılmalıdır. İlginç olan nokta tabaka boşaltma açısının baskıya maruz kalan alanların toplam alana göre değişimidir.

Yaratılan baskı hızındaki ne düşüş ve ne de yükseliş blanket silindirine gelen kağıdın boşaltma açısını pozitif yönde etkiler. Eğer ayırma sorunları devam ediyorsa bazı baskıcılar mürekkep yapışkanlığını azaltmayı düşünmekte çok az bir kısımda mürekkep yapılarının değişmesinden olumlu sonuçlar almaktadır [4].

Blanket düzgünlüğü

Tek blanketlerdeki toleranslarda baskı işlemi sürecinde önemli bir rol oynar. Açıklıkla 44x46cm’lik bir blankette bulunan kalınlıklardan farklılıklar gösterecektir. Bu durumlar alt ve üst limitleri oluştururlar.

Uluslararası standartlara göre 1m2 sıkıştırılabilir bir blanket içindeki kalınlık toplamı 0.03 mm bir değişiklik kabul edilebilir [4].

post thumbnail

Kalıp Kalitesi

3.2.5. Kalıp kalitesi

Ofset kalıbının çekiminde en önemli iki faktör poz süresi ve banyodur. Pozlandırma işlemi kalıp poz şaselerinde yapılır. İdeal bir kalıp poz şasesi poz süresini lambadan gelen ışığın şiddetine göre otomatik olarak dengeleyebilmelidir. Işığın şiddeti lambanın tozlanmasından dolayı, eskimesinden dolayı veya gerilim dalgalanmalarından dolayı değişebilir. İdeal bir kalıp pozlandırma şasesi bahsedilen sebeplerden dolayı ışık kaynağının şiddetinde oluşabilecek değişimleri bir elektronik göz (fotosel) ile algılayarak ışığın zayıfladığı durumlarda pozu arttırmalı veya güçlendiği durumlarda da pozu azaltmalıdır.

Kalıp banyosu ise banyo makinelerinde yapılır. Banyo makinesine konan banyonun su ile seyreltilme oranı banyonun bidonu üzerinde yazmaktadır. Kesinlikle bu orana uyulmalıdır. Ayrıca banyo sıcaklığı da üreticinin tavsiyelerine uygun olarak ayarlanmalı ve hep aynı ısıda sabit tutulmalıdır. Banyo tazeleme oranı da kullanılan kalıp miktarına göre ayarlanmalıdır.

Doğru kalıp çekimi kalıp poz testi ile sağlanabilir. Bu test sırasında banyo makinesinin hızı ve banyo sıcaklığı sabit tutulur ve kalıp farklı sürelerde kalıp poz testi skalası ile pozlandırılır. Bu skalanın üzerindeki bölgeler yardımı ile doğru poz tespit edilir [4].

Ugra 1982 kalıp kontrol şeridinin genel tanımı

UGRA 1982 kalıp kontrol şeridi ofset baskı kalıbı hazırlama işleminin kontrolü için hazırlanmıştır. Bu şerit yardımıyla aynı zamanda provaların ve baskı işlemlerinin testleri de yapılabilir.

Baskı kalıplarında aşağıdaki kriterler değerlendirilir:

  • Poz süresi
  • Pozlanma aralığı
  • Optimum rezolüsyon (çözünürlük)
  • Gradasyon
  • Tram noktaları ile ilgili hesaplar.

Provaların alınması ve baskı ile ilgili olarak:

  • Kayma ve çiftleme
  • Tram noktalarının baskı kalitesi.

Ölçüler;

Uzunluk: 174 mm

Baskı uzunluğu: 164 mm

Genişlik: 14 mm

Kalınlık: 0.10 mm

Resim 3.8: Ugra Kalıp Kontrol Skalası [46]

Yapısal özellikleri:

UGRA 1982 kalıp kontrol şeridi beş temel bölümden oluşur.

  • Yarımton skala: 4 x 5 mm ebatlarında 13 basamaktan oluşur.
  • Mikro çizgili kademe: pozitif ve negatif yarım daireler olmak üzere, 4,5 mm çapında 12 adet dairesel bölüm
  • 60’ lık tramlı skala: 5 x 5 mm ebadında 10 kademeden oluşur.
  • Kayma ve çiftleme hatalarını gösteren kademe: 5 x 5 cm ebadında 4 kademeden oluşur.
  • Işık ve gölgede – nokta yoğunluğu kademeleri: 60 çizgi (lines)/cm, 5 x 5 mm ebadında 45 ° ‘lik açıya sahip 12 kademeden oluşur.

UGRA 1982 kalıp kontrol şeridi yüksek çözünürlüklü tire film ve yarım ton film olmak üzere iki ayrı özellikli filmin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuştur. 13 yarımton kademeden oluşan bölüm tire filme oluşturulan bir pencerenin içine şeffaf bant ile sabitlenmiştir. [4]

Yarımton bölümü

Yarımton kademelerinin üst kısımlarında densite değerleri yazmaktadır. Bu değerler densitometre ile ölçüldüğünde doğru olduğu görülecektir. Densitometre film kullanmadan sıfırlanmalıdır. Ölçüm sonucu yoğunluk değerlerinden sapma ± 0,02 dir. İki ton kademesinin arası ise 0,15 ± 0,02 kadardır.

Yarımton skalanın kalıp üzerinde elde edilmesinin, poz süresi ile ilişkisi;

Yarımton skala şekildeki kurala göre, ışığa hassas malzemenin (kalıp – film) pozlanmaya karşı gösterdiği değişkenliği belirler.

İki Test Arasında                                            Poz Süresindeki

İleri – Geri Gidilecek                                     Değişim Faktörü

Basamak Sayısı

1 Basamak                                                                 1.4

2 Basamak                                                                 2.0

3 Basamak                                                                 2.8

4 Basamak                                                                 4.0

5 Basamak                                                                 5.6

6 Basamak                                                                 8.0

7 Basamak                                                                 11.2

Bu kural kademelerinde 0.15 fark olan bütün yarımton skalalar için geçerlidir. Skala kalıba pozlandırıldıktan sonra eğer daha üst bir kademe elde edilmek isteniyorsa yukarıdaki tablodan bakarak poz süresi değişim faktörü ile çarpılarak yeni poz süresi bulunur.

Skaladaki basamaklar arasındaki fark 1,4 değerinde olacak şekilde yapılmıştır. Daha yüksek veya daha düşük poz basamaklarının reprodüksiyon filmini oluşturmak için poz süreleri 1,4 ile çarpılır veya bölünür.

Poz Kontrolü: Doğru poz sadece yarımton skalaya bakılarak elde edilmez. Bunun için değişik poz süreleri ile birçok test çekimi yaparak mikro çizgilerin durumları değerlendirilmelidir. Öncelikle kalıbın doğru poz süresi belirlenir, ancak bundan sonra yarımton kademesinin ne olduğu kararı verilmelidir.

Genellikle kalıba optimum poz süresi verildiğinde şu değerler elde edilmelidir.

  • Fabrikasyon hassaslaştırılmış pozitif kalıplarda 4 – 5 kademe elde edilmelidir.
  • Fabrikasyon hassaslaştırılmış negatif kalıplarda 3 – 5 kademe elde edilmelidir.

Bu özellikler kalıp banyo yapıldıktan sonra elde edilen değerlerdir. Emülsiyon kalktıktan sonra (multi metal kalıplarda) bir anlam ifade etmez.

Gradasyonunun Değerlendirilmesi: Kalıbın emülsiyonunun gradasyonu banyo sonrasında elde edilen kademe adedi ile belirlenir. Sayılması gereken kademeler ne tam basacak özellikte, ne de hiç basmayacak özellikte olan bölgeler olmalıdır.

  • Fabrikasyon hassaslaştırılmış pozitif kalıplarda 4 den 7 kademeye kadar.

Fabrikasyon hassaslaştırılmış negatif kalıplarda 5 den 8 kademeye kadar. [4, 28]

Mikro çizgili kademe

12 adet pozitif ve negatif dairesel çizgilerden oluşmaktadır. Çizgi kalınlığı 4µm ile 70µm arasında değişir. Pozitif çizgi alanlarının ton değerleri %10 ile %17 arasında, negatif çizgilerde ise %83 ile % 90 arasındadır.

Optimum Rezolüsyonun Bulunması: Kalıbın veya filmin rezolüsyonunun bulunması için değişik sürelerde pozlandırma yapmak gerekir. Verilecek poz süreleri hep bir önceki sürenin iki katı olmalıdır. Örneğin; 10 – 20 – 40 – 80 sn gibi

İlk amaç doğru poz süresin bulunmasıdır. Seri olarak yapılan pozlandırma işlemlerinde aynı kalınlıktaki negatif ve pozitif çizgilerin kaybolduğu poz süresi doğru poz süresidir. Bundan sonra bakılacak yer ise aynı kalınlıktaki negatif ve pozitif çizgilerin her ikisinin de kayıpsız olarak ve en ince çizgilerin bulunduğu yerdir. Bu bölgenin değeri o kalıbın rezolüsyonudur. Bir bölgedeki çizgilerin üçüncüsünden sonraki çizgiler kayıpsa o bölge şeffaf veya zemin olarak değerlendirilir.

Direkt baskı kalıpları genel olarak 4 – 6 mikron arasındadır. Bu değer fotopolimerler ve fabrikasyon hassaslaştırılmış ofset kalıpları için geçerlidir. Multi metal kalıplar için bu değer 9 – 14 mikron arasıdır. Bu değerler kullanılan ışığa hassas emülsiyonun cinsine bağlıdır.

Pozlandırma Toleransının Bulunması: Optimum pozlandırma, gerekli olan minimum poz süresi anlamına gelir. Daha fazla pozlandırma pozitif çalışan kalıplarda nokta kaybına, negatif çalışan kalıplarda nokta kazancına neden olur. Pozlandırma toleransı gerekli minimum poz ile minimum poz süresinden daha az olan fakat kaliteye belirgin bir şekilde yansımayan süredir. Tolerans 5 mikron çizgilerinin kırılmaya başladığı süredir.

60’lık Tramlı Skala: 5 x 5 cm, ebadında ve 60 çizgi/cm yoğunluğunda Fogra zincir form noktalarından oluşmaktadır. Tram açı derecesi 45° dir. Düzenli şekilde dizilmiş tram noktalarının avantajı, nokta alanı ile nokta çapı arasında matematiksel bir ilişkinin olmasıdır. Boyutsal bir ölçüm ile ton değerlerindeki değişimi gösteren bir sonuç çıkartılabilir (Tram noktaları kağıda basıldığında ışığın difüzyonu göz önüne alınmalıdır). [2, 28]

Tramlı bölüm 60 lines/cm

Bu bölgenin kullanım amacı ton reprodüksiyonunu değerlendirmektir. Mikro çizgiler ve yarımton skala tramlı bölgeye göre kalıp hazırlanışının rutin kontrolü açısından çok daha uygundurlar. %40, %50, %70, %80 lik tramlı bölgeler nokta kazancı özelliğini değerlendirmek için kullanılır. Bu bölgeler baskı kontrol şeridinde de bulunur [2].

Kayma ve çiftleme bölümleri

3 farklı açıdaki 0°, 45°, ve 90° çizgilerden ve ayrıca görsel olarak kolaylık sağlayan D bölümünden oluşur. Bu kademede nokta yoğunluğu %60 ve 48’lik tram kullanılmıştır.

Özellikleri:

Tram Sıklığı: 481/cm

Tram Yoğunluğu: %60

Çizgi Kalınlığı: 124 mikron

Beyaz Alanlar: 84 mikron

Kayma: İki silindirin dönüş hızlarının farklı olmasından dolayı meydana gelir (kauçuk – kauçuk veya kauçuk – baskı silindiri). Silindirlerin dönüş yönüne dik olan çizgilerin birbirine girmesi, dağılması ile anlaşılır. Dönüş yönüne paralel olan çizgilerde bir değişiklik olmaz. Paralel olan çizgilerde bir koyulaşma görülür.

Çiftleme: Çok üniteli baskı makinelerinde rehberlerin iyi oturmamasına neden olur. Çeşitli çizgilerde koyulaşma görülür. Kaymanın aksine bu koyulaşma her yönünde olabilir.

Kayma ve çifleme şu iki kritere göre değerlendirilir:

  • Çiftleme olduğunda iki adet kaymış görüntü vardır. Bunlardan birisi diğerinden daha zayıftır. Kayma probleminde ise çizgiler bir miktar kalınlaşır. Çiftlemede yaşanan ikili görüntü en iyi, açık tonlu bölgelerdeki tram noktalarından anlaşılabilir (%5, %10 gibi).
  • Çiftleme her doğrultuda oluşabilir. Kayma ise sadece baskı yönünde diğer bir deyişle silindirlerin dönüş yönünde oluşur.

D Bölgesinin Kullanımı: Bu bölgenin kullanım amacı, kayma ve çiftlemenin görsel olarak tayin edilmesidir. D bölgesi FOGRA baskı kontrol şeridinde de bulunmaktadır.

0°/90°/45° lik Çizgilerin Kullanımı: bu çizgiler zemin densitesi ölçümlerinde kayma ve çiftlemenin olup olmadığının değerlendirilmesi için tasarlanmışlardır. Bu değerlendirme ayrıca farklı cinslerdeki kauçukların test edilmesi sırasında da yapılır [4, 28].

Ufak tramlı bölge

Özellikleri:

Tram sıklığı: 60 l/cm

Nokta şekli: dairesel

Tram açısı: 45°

Prensip olarak küçük noktalar mikro çizgiler gibi değerlendirilir. Değerlendirme hangi kademedeki pozitif nokta uçmuş veya hangi kademedeki negatif nokta, zemin olmuş şeklinde yapılır. Buna ek olarak da küçük noktalar basılabilecek maksimum ve minimum büyüklükteki noktaların tespit edilerek basılabilecek tram yüzdesi aralığını verir. Ayrıca küçük noktaların pozlandırma sırasında aynı çapa sahip mikro çizgiler gibi davranış göstermezler. Bunun nedeni:

  • Küçük noktaların aralarındaki mesafe aynı çaptaki mikro çizgilerin aralarındaki mesafeden daha fazladır (Bunlara ek olarak, küçük noktaların çapları aynı olsa bile noktaların arasındaki mesafeler aynı olmadığı sürece diğer kontrol şeritlerindeki noktalarla mukayese edilmemelidir).
  • Tram noktaları pozlanma sırasında her yönden kırılırlar. Mikro çizgiler ise sadece iki yönden kırılırlar.

Bu tür nedenlerden dolayı küçük noktalar aynı çaptaki mikro çizgilerden daha hassastırlar [4].

Ugra 82’nin negatif çalışan kalıplara uygulanması

Pozitif çalışan kalıpların aksine negatif kalıplarda tram noktaları poz süresi arttıkça büyür. Ugra 82 hem pozitif hem de negatif kalıplara uygun olarak tasarlanmışlardır. Mikro çizgiler ve yarımton kademeli gri skala her iki tip kalıba da uygulanabilr. Yapılması gereken tek şey tramlı skalanın tram yüzde değerlerindeki rakamların 100’den çıkartılarak değerlendirilmesidir.

Kayma – çiftleme bölgesini basarken nokta yüzdesi %40 değil %60 olacaktır. Bu sadece pozitif kalıba göre biraz daha düşük bir hassasiyet demektir [4].

Kalıp çekiminin standardizasyonu

Optimum rezolüsyonu elde etmek için gereken poz süresi, “gerekli minimum poz süresi” olarak adlandırılabilir. Eğer bu poz süresi aşılırsa, pozitif tram noktaları küçülür. Tabiî ki istenmeyen bir durum oluşur. Bununla beraber negatif noktalar açılacak ki bu istenen bir durumdur. Artan poz ile filmin kenarlarından izleri de azalacaktır. Bu sebeple doğru poz süresi orta noktanın bulunması şeklinde olmalıdır. Basılan görüntüye bağlı olarak şu kriterlere göre poz ayarlanabilir:

  • Koyu alanlardaki tramlar yeteri kadar açık,
  • Aydınlık, parlak bölgelerdeki tram noktaları çok fazla kırılmamış,
  • Film kenarlarının izleri çok fazla değil, çok az retüş gerekiyor

UGRA, FOGRA’nın tavsiyeleri doğrultusunda şu kriteri ortaya koymuştur;

Kalıp çekme işlemini standartlaştırmak için seçilecek poz süresi, optimum rezolüsyon olarak tespit edilen değerin 4 mikron yukarısı olarak alınmalıdır. Bu işlem yapıldığında orta tonlardaki tram noktaları %2 – 4 daha büyük olmaktadır. Negatif kalıplarda ise yaklaşık %3 – 5 büyümektedir [4].

post thumbnail

MATBAACLIKTA KALİTE SİSTEMİ

2. MATBAACLIKTA KALİTE SİSTEMİ

2.1. Kalitenin Tanımı

Kalite kavramı insanların ve sistemlerin ”hata yapmaması” ve “mükemmele ulaşma isteği” gerçeğinden ortaya çıkmıştır. Latince nasıl oluştuğu anlamına gelen “Qualis” kelimesinden türemiş ve Qualitas” kelimesiyle ifade edilmiştir. Kalitenin standart bir tanımı yoktur. Kalite anlayışı tüketicinin karakteristikleri, sosyal konumu ve ekonomik durumuna bağlı olarak değişebilen, farklı gereksinim ve beklentileri doğrultusunda şekillenebilen, subjektif bir kavramdır.

Kalite işletmelerin varlıklarını sürdürebilmelerinin, büyüyüp gelişebilmelerinin temel koşulu olarak görülmektedir. Bu anlayış, “bugünün kalitesi yarının güvencesidir” ya da “kaliteyi teşvik etmek geleceği güvenceye almaktır” gibi özdeyişlerle çarpıcı şekilde ifade edilmektedir.

Kalite odaklı olmanın amacı, üretimde kalitesizliği önlemektir. Kalitesizliğin getireceği prestij kaybı, kusurlu ürünlerin iadesi vb konular işletmenin pazar kaybına neden olabilecektir.

Kalite, tasarım kalitesi, uygunluk kalitesi ve kullanım kalitesi gibi üç unsurla tanımlanabilir. Tasarım kalitesi; bir ürün ya da hizmetin istenilen özelliklere sahip olması demektir. Uygunluk kalitesi; tasarım kalitesi ile belirlenen spesifikasyonlara üretim esnasında uyma derecesine denir. Kullanım kalitesi ise; koruyucu, ambalajlama, taşıma, yerleştirme, bakım ve onarım işlerinde kalite gereklerine uyulması olarak tanımlanır.

Kalite Konusuyla ilgilenen önemli kurum ve kuruluşlar kaliteyi sonuçta hemen hemen aynı anlama gelen aşağıdaki şekillerde ifade etmişlerdir

  • Kalite; bir mal ya da hizmetin belirlenen veya olabilecek gereksinimleri karşılama yeteneğine dayanan özelliklerin toplamıdır. (ISO 8402)
  • Kalite; bir mal ya da hizmetin belirli bir gerekliliği karşılayabilme yeteneklerini ortaya koyan özelliklerinin tümüdür.(Amerikan Kalite Kontrol Derneği)
  • Kalite; bir malın ya da hizmetin tüketicinin isteklerine uygunluk derecesidir. (Avrupa Kalite Kontrol Organizasyonu)
  • Kalite; ürün ya da hizmeti ekonomik bir yoldan üreten ve tüketici isteklerini karşılayan bir üretim sistemidir. (Japon Sanayi Standartları)
  • Kullanıma uygunluktur. Dr. J.M.JURAN
  • İsteklere uygunluktur. P.B.CROSBY  [1, 7].

2.2. Kalitenin Sürekli Geliştirilmesi

Bu kavram en güzel Deming Çevrimi ile şu şekilde açıklanmaktadır;

Planla + Uygula + Kontrol et + Düzelt

KALİTE

1- Planla.

2- Uygula.

3- Kontrol et.

4- Düzelt.

Şekil 2.1: Deming çevrimi

Burada kontrol etme ve düzeltici faaliyetlerde bulunma eylemleri sistemi dinamik hale getirmektedir. Planlanan ve uygulamaya konulan bir iş kesinlikle kontrol edilmeli performansı değerlendirilmeli aksayan yönleri varsa düzeltilmelidir. Düzeltilen yerler ayrıca denetlenmeli ve alınan önlemlerin yeterli olup olmadığı kontrol edilmelidir. Kalite geliştirmede rehber olarak şu kuralları uygulayabiliriz:

1.İşin nasıl yapılacağı (Yöntem/prosedür) üzerinde tam bir mütabakat var mı?

Proses çıktılarının (baskıların) istenen özellikte olması için hangi kontrollerin (densite, nokta kazancı, kayma, çiftleme, suyun pH’ı ve sertliği gibi) nasıl yapılacağı prosesi kontrol eden tarafından yeterince biliniyor mu? Uygulanacak yöntem konusunda prosesi tasarlayanla, uygulayan tam bir mütabakat içinde mi?

2.İşin başarılı bir şekilde yapılmasını sağlayacak şartlar mevcut mu?

Prosesin istenen şartlarda sürdürülmesi için gerekli donanım var mı? (pH metre, baskı densitometresi; bunlar çalışır durumda mı; kalibrasyonları yapılmış mı?)

3.Yapılan işin belirlenen prosedüre uygunluğunu ölçecek kriterler belirlendi mi?

Proses değişkenlerinin hangi kontrol değerlerinde olması ve bunların hangi tolerans aralığında tutulacağı belirlenmiş mi? (CMYK renklerinin densite değerleri, bu renklerin nokta kazancı değerleri ve toleransları, suyun pH’ının kaç olması gerektiği ve toleransı gibi).

4.Bu kriterler doğru verilerle ve istatistik kurallarıyla değerlendiriliyor mu?

Proses değişkenlerinin belirlenen spesifikasyonlara uygunluğu bilimsel yöntemlerle ve istatistik metodlarla (örneğin, kontrol diyagramları ile) değerlendiriliyor mu?

5.Uygulamada karşılaşılan aksaklıklar incelenip sebepleri bulunuyor mu?

Spesifikasyon sınırları aşıldığında, bunların nedenleri araştırılıyor mu? Kontrol limitleri sürekli izleniyor mu? Kontrol değişkenlerindeki anormal gelişmeler inceleniyor mu? (Nokta kazancında anormal fazlalıklar oluyorsa, bunun nedeni araştırılıyor mu?)

6.Bu aksaklıkların tekrarlarını engelleyen önlemler alınıyor mu?

Örneğin, nokta kazancının nedeninin araştırılması için densitometrik ölçümlerin yapılması, grafiklerin çizilmesi ve çözüme yönelik çalışmaların yapılaması

7.Elde edilen deneyim ve bilgilerin ışığında prosedürde yeni bir gelişme en kısa zamanda planlanıyor mu?

Prosesin kontrolü sırasında derlenen istatistikler ve araştırmalar sonucu elde edilen bilgiler ışığında proses yeterliliği yeni değerlendirmeye tabi tutuluyor mu? Değerlendirmeler sonucu ürün kalitesindeki gelişmeler kalıcı bir düzeye oturtuluyor mu? Bu düzeyin gerektirdiği prosedür ve yöntem eğitimlerle destekleniyor mu? Yeni bir gelişme için plan yapılıyor mu? [2, 39]

2.3. Kaliteli Bir Matbaa Mamulunun Tanımı

Matbaalar standart ve sipariş üzerine iki türlü üretim yapmaktadırlar. Gazeteler, bilgisayar form üreticileri, dergiler standart türde üretim yapan matbaa işletmelerine birer örnektirler. Sipariş üzerine çalışan matbaa işletmeleri ise miktarı, malzemesi, hacmi değişen çeşitli türdeki basılı evrak üreten işletmelerdir.

Bir matbaa mamulünün kalitesini belirleyen özelliklerine bazen siparişi veren müşteri müdahale edebilmekte standart dışı talepler sonucunda kalitesizliğe veya üretimde sorunlara neden olabilmektedir. Bu nedenle müşterinin bilinçlendirilmesinde üretimle müşteri arasındaki temsilcilerin mesleki bilgi ve tecrübelerinin önemi büyüktür.

Basılı ürünlerin kalitesinde bazen ekonomik nedenler ve ürünün nihai kullanım yeri ve amacı büyük etken olmaktadır. Örneğin, amacı bir gün için okuyucu kitlesine yeni haberleri yazılı olarak aktarmak olan bir gazetenin pahalı kuşe ve 1. Hamur kağıda çok pahalı mürekkep ile basılması onu kaliteli yapmaz ve kalite amaca uygunluktur tanımıyla bağdaşmaz. Gazete baskısında aranan mevcut kağıt ve mürekkebi en iyi görüntü özelliklerinde basmaktır [2].

2.4. Matbaacılıkta Kalite Sistemi

2.4.1. Üretim kontrolü

Matbaa, müşterinin isteklerini karşılamak amacı ile bir kalite sistemi kurmalıdır. Bu kalite sisteminin nasıl çalışacağı prosedür ve talimatlarla dökümante edilmelidir. Matbaa standartlara uygun olarak “bir kalite el kitabı” hazırlamalıdır. Kalite el kitabı matbaada uygulanan kalite sistemini açıklamalı sistemde kullanılan prosedür ve talimatları bulundurmalı veya bunlara atıfta bulunmalıdır. Kalite el kitabı matbaada üretilen bir ürünün nasıl kaliteli elde edildiğini açıklayıcı nitelikte olmalıdır.

Matbaa alacağı kalite güvence sistemi belgesi için; kendi belirlediği kalite politikasına uygun prosedür oluşturur ve dökümante eder. Matbaa kurmuş olduğu kalite sistemini ve hazırlamış olduğu prosedürleri etkin olarak uygular.

Kalite sistemi için hazırlanacak prosedürler ve bunları destekleyecek talimatlar tek bir kişi tarafından değil konu ile ilgili ve yeterli eğitimi almış kişilerden oluşan çalışma grupları tarafından hazırlanmalıdır.

Kalite planlaması matbaanın kalite sistemi ile uyumlu olmalı ve matbaanın çalışma metodlarına uygun bir yapıda dökümante edilmelidir. Matbaa, ürünler, projeler veya sözleşmeler için şartları yerine getirirken, uygun olduğu sürece aşağıdaki faaliyetleri dikkate alınmalıdır:

  • Kalite planlarının hazırlanması,
  • İstenilen kaliteyi gerçekleştirmek içim gerekli olabilecek tüm kontroller, prosesler, teçhizat (muayene ve deney teçhizatını kapsar), sabit donanımlar, kaynaklar ve niteliklerin belirlenmesi ve sağlanması,
  • Birbirine uyumlu tasarım, üretim prosesi, tesis, servis, muayene ve deney prosedürlerinin ve uygulanabilir dökümantasyonunun sağlanması,
  • Gerektiğinde, kalite kontrol, muayene ve deney tekniklerinin teçhizatta yenileme ve geliştirmeyi kapsayacak şekilde güncelleştirilmesi,
  • İhtiyaç duyulan yeterliliğin zamanında geliştirilmesi için, bilinen en iyi teknolojinin de ötesindeki yeterliliği hedefleyen her türlü ölçüm şartlarının tamamlanması,
  • Üretim sürecindeki gereken şemalarda uygun doğrulamaları sağlayacak tanımlamaların belirlenmesi,
  • Kalite kayıtlarının tamamlanması ve hazırlanması.

2.4.2. Ürün kalitesinin oluşturulması

Bir ürünün kalitesinin yaratıldığı üretim sürecini önem sırasına göre özetlersek;

  1. Üretim öncesi aşama; Ham madde araştırması, mamul araştırması ve geliştirme, provaların ve maketlerin hazırlanması, muayene ve kontrol işlemlerinin hazırlanması. Bu aşamada tüketici tarafından istenen özellikler belirlenmiş kalite karakteristikleri dizayn, dökümantasyon, imalat spesifikasyonları, muayene ve kontrol işlemleri, satın alınan malzeme ve parçaların özellikleri belirlenir. Bu teknik dökümantasyon, ürünün istenen özelliklerini doğru olarak yansıttığı sürece dizayn kalitesinden söz edilebilir. Dizayn kalitesi veya tasarım kalitesi üretilecek mamulün müşteri ihtiyaçlarına cevap verme kabiliyeti ile ölçülür.
  1. Üretim Aşaması: İmalat giderlerinin denetimi, üretim, süreç (proses) kontrolü, son kontrol ve test, depolama, ambalaj. Bu kısımda ürünün matbaayı terk etmeden önce teknik dökümantasyonda belirlenen kalite karakteristiklerinin ne şekilde gerçekleşeceği tespit edilir. Şüphesiz ki, büyük oranda teknolojik durumun kalitesi dizayn, imalat ve kontrol işlemine bağlıdır. Katkısı olan diğer bir faktör de satın alınan ham madde ve malzemenin kalitesidir. Üretim aşamasında sözü edilen uygunluk kalitesi, üretilmiş olan ürünün tasarladığı gibi üretilip üretilmediğidir.
  1. Üretim Sonrası Aşama: Nakliyat, yerleştirme, işletme ve ürün garantisi kapsamındaki hizmetlerdir. Diğer iki kalite yeterli olsa bile dizayn, uygulama veya kullanım kalitesinin yetersizliği nedeniyle düşük kaliteli bir ürün ortaya çıkabilir.

Bütün bu kriterlere maddi alım gücünü de eklemek gerekir. Kaliteli bir ürünün hem tasarım kalitesi hem de uygunluk kalitesi tam olmalıdır, aynı zamanda da ürün ihtiyacı olanların yani alıcıların maddi alım güçlerinin yeterli olacağı fiyatta satılabilmektedir. Ancak bu kriterler sağlandıktan sonra bir ürün veya hizmet için kalitelidir diyebiliriz.

Kalite kontrol

Belirli bir mamulün istenilen kalite düzeyinde imal etme amacına yönelik teknik ve yönetsel faaliyetlerden oluşan bir sistemdir.

Tablo2.1: Kalite Kontrol Sisteminin Ana Elemanları [2]

Teknolojik Olanaklar
Mamul Dizaynı
Proses Kontrolü
İmalat İşlemleri
Muayene
Tasarım Kalitesi
Mamul Kalitesi
Uygunluk Kalitesi

Girdi                           İşlem                                      Çıktı

Girdi bölümündeki tüketici istekleri, matbaaya gelen müşterinin ihtiyaçlarının belirlenmesi olarak açıklanabilir. İşletme politikaları, matbaanın ne tür işler yaptığını, çalışma prensibi, siparişin teslim şekli ve süresi, ödeme şekli olarak açıklanabilir. Teknolojik olarak ise o matbaanın içinde bulunan makinelerin özellikleri, kapasiteleri, teknik elemanların bilgi ve becerileridir.

İşlem bölümünde mamul dizaynı, imalat işlemleri, proses kontrolü ve muayene yer almaktadır. Girdi bölümünde müşterinin istekleri belirlenir ve bu istekleri karşılamak üzere mamul dizaynı yapılır. Tasarım yapılırken dikkat edilecek en önemli noktalar tasarımın müşterinin ihtiyaçlarını karşılayacak özelliklere sahip olması ve çok önemli bir nokta da bu tasarımın matbaanın işletme politikalarına uygun olarak ve matbaanın teknik olanakları ile tasarıma uygun olarak üretilebilmesidir.

Tasarım işlemi tamamlanıp onaylandıktan sonra imalat işlemlerine geçilir. Örneğin, baskının yapılması ve mücellit işlerinin yapılması gibi…

İmalat işlemlerinin doğru yapılması proses kontrolü ve muayene ile mümkündür.

2.4.3. Muayene

Üretim sırasında yarı mamulden veya üretim sonrası mamulden numuneler alarak daha önceden belirlenmiş standartlara uyup uymadığının kontrolü işlemidir.

2.4.4. Proses kontrolü

Üretimde kullanılan işlemlerin belirlenen standartlar ve toleranslar içinde yürütülüp yürütülmediğinin kontrolüdür. Üretilen ürünün özellikleri onu üreten prosesin bir fonksiyonudur. Prosesle ürün arasında bir sebep-sonuç ilişkisi vardır. Eğer tüm proses değişkenleri (ve proses girdileri) kontrol altına alınabilirse, ürünün özellikleri de kontrol altına alınmış olur. Kontrol altına tutmaktan kasıt, proses değişkenlerini belli sınırlar içinde tutmalıdır. Böylece ürün spesifikasyon limitlerinden proses spesifikasyon limitlerine geçilmiş olur. Proses kontrolü siparişin özelliklerine bağlı bir kontrol değildir. Örneğin, ofset baskı sisteminde sağlıklı bir kalıp çekimi için hazırlanan filmlerin densitesi 3,5-4 olmalıdır. Bu değer yalnızca tek bir sipariş için değildir. Sağlıklı kalıp çekimi için bu değerlerin her zaman sağlanması gerekir. Bu değerlerin elde edilebilmesi için düzenli olarak, örneğin her sabah film çıkışların ölçülmesi gerekir. Bu ölçüm prosesin yolunda gidip gitmediğinin kontrolü içindir. Banyo makinesinin banyo sıcaklığının istenen ısıda olup olmadığının kontrolü, tazeleme oranının kontrolü proses kontrolüdür. Ofset baskıda hazne suyunu pH’ının kontrolü sadece bir sipariş için değil baskıda problem olmaması ve kaliteli baskıların yapılabilmesi için yapılan proses kontrolüdür. Baskı sonrasından bir örnek vermek gerekirse, kapak takam makinesinin sıcak tutkalının ısısının belli bir derecede tutulması bir proses kontrolüdür. Proses kontrolünün amacı üretim değişkenlerinin sürekli olarak düzenli aralıklarla ölçülmesi ve aynı değerde tutulmasıdır.

Çıktı bölümündeki tasarım kalitesinin oluşması için tüketici isteklerinin doğru anlaşılması, işletme politikaları ve teknolojik olanaklar doğrultusunda tüketicinin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayacak tasarımın yapılması gerekir. Uygunluk kalitesinin oluşması için ise tasarımın özelliklerine uygun üretimin yapılması gerekir. Tasarıma uygun üretim için; imalat işlemlerinin yapılması, imalat prosesinin değişkenliklerinin kontrol altına alınması ve yarı mamuller ile mamullerden numuneler alarak tasarıma uyup uymadığının kontrolü için muayene yapılmalıdır.

Uygunluk kalitesini değerlendirirken iki gösterge söz konusudur;

a)      Nominal (Hedef Değer)

b)     Tolerans

Nominal değer hedeflenen değerdir. Örneğin nokta kazancı için belirlenmiş olan büyüme değeri nominal değerdir. Veya film banyosunun sabit tutulması gereken sıcaklığı nominal sıcaklığıdır. Kabul edilebilir en küçük değer Alt Spesifikasyon Limiti, en yüksek değerde Üst Spesifikasyon Limiti’dir [2]

post thumbnail

Kitap

Kitap

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Git ve: kullan, ara

Kitap

Kitap, bir kenarından birleştirilerek dışına kapak takılmış yani ciltlenmiş, (kâğıt, parşömen vb. malzemeden üretilmiş) üzeri baskılı sayfaların toplamıdır.

Bir “yapıta” ya da yapıtın bir bölümüne de kitap dendiği olur. Elektronik ortamda yayınlanan kitaplara ise e-kitap yani elektronik kitap denir. Kütüphanecilik ‘te, dergi, bülten ya da gazete gibi süreli yayınlardan ayırdetmek için monograf olarak da adlandırılır.

Konu başlıkları

[gizle]

Sözcüğün Kökeni [değiştir]

Kitap sözcüğü Arapça bir sözcüktür.Aslı ketebe (yazmak) ‘tan kitab (yazılı olan, yazılan)’ dır.Türkçesi ise bitig diğer yazılışlarıyla bitik ya da betiktir. Kaşgarlı Mahmudun Bağdatta 10721074 yılları arasında yazdığı Türkçe Arapça sözlük olan Divânu Lügati’t-Türk adlı yapıtında kitap sözcüğünün karşılığı Türkçe bitig olarak geçmektedir. Göktürklerden kalan Orhun Yazıtlarında da kitap sözcüğü bitig olarak geçer.

Kitabın yapısı ve unsurları [değiştir]

Kitabın türü ya da amacına bağlı olarak (örn. ansiklopedi, sözlük, ders kitabı, vb.) yapısı değişse de kitabın genel unsurları şunlardır:

  1. Kapak (sert ya da karton cilt, tasarım)
  2. Biyografiler (Özgeçmişler)
  3. İç kapak sayfası (kitabın adını, yazarını, bazen ayrıca yayıncısı, yayın yeri ve tarihini içerir)
  4. Künye sayfası
  5. (bazen) İthaf sayfası
  6. İçindekiler
  7. Kısaltmalar
  8. Harita, resim vb. listesi
  9. Takdim
  10. Önsöz
  11. Giriş
  12. Ana içerik, kısımlar ve bölümler
  13. Sonuç
  14. Ek(ler)
  15. Tablolar
  16. Notlar (dipnotları sayfalı değilse)
  17. Kaynakça
  18. Dizin daima sonda yer alır.
  19. Kronoloji

Kitapların korunma ve bakımı [değiştir]

19. yüzyıldan itibaren, Sanayi Devrimi‘nin doğal sonucu olarak, selüloz esaslı endüstriyel kâğıt üretimi yaygınlaştı. Bu tür kâğıt, dokuma-lif esaslı kâğıttan çok daha ucuz olduğu için her türden kitabın genel okuyucuya büyük miktarlarda ve ucuz sunulmasını sağlamakla birlikte, asit içerdiği için zamanla bozulur.

Dolayısıyla, ancak 1950‘lerde ortaya çıkan asitsiz (acid-free) ya da alkalin kağıda basılmamış kitaplar yok olma tehlikesi altındadır ve asitten arındırma işlemi gereksinirler.Kitaplar tercihen fazla ışık, özellikle de doğrudan güneş ışığı almamalıdır. Normalin üstünde ısı ve nem de kitaplara zararlıdır.

post thumbnail

Matbaa Tarihi

Başlangıç: Doğu Asya [değiştir]

Matbaanın ilk kez kullanılması Uzakdoğu’da başlamıştır. İlk matbaa, ağaç oyma tekniği kullanarak, M.S. 593′te Çin’de kurulmuş, ilk basılı gazete de M.S. 700′de Pekin’de çıkmıştır. 8. yüzyılda Japonya’da baskı yapıldığı, İmparatoriçe Shotoko‘nun Budizm’in kutsal metinlerini Sanskrit dilinde Çin alfabesiyle bastırdığı bilinmektedir. Bilinen en eski eksiksiz basma kitap olan Tianemmen ruloları Çin’de 868′de basılmıştır. İlk kez tek tek harfler dökerek baskı yapmayı da 1040 yıllarında Pi Sheng adında bir Çinlinin porselenden harfler kullanarak denediği söylenmişti.

Batıya doğru yayılma [değiştir]

Tun-Huang mağarasındaki buluntular, matbaayı Çinlilerden alan Uygurların 9. yüzyıldan itibaren baskı yaptığını göstermektedir. Öte yandan, Çin’den mi geldiği yoksa bağımsız mı geliştirildiği bilinmese de, Mısır’da 4. yüzyıldan itibaren kumaş üzerine ağaç oyma kalıplarla baskı yapılmaktaydı. Aynı teknikle Arapça metinlerin basılması 9. ve 10 yüzyıllarda gene Mısır’da başlamıştır.

Avrupa ve modern matbaacılığın doğuşu [değiştir]

Avrupa‘da matbaacılık ağaç oyma kumaş baskısını İslam dünyasından alarak başlamıştır. Özellikle 15. yüzyılda Avrupa’da matbaacılığın üssü olan Hollanda‘da basım tekniği çok gelişmiştir. O dönemde hattatlarca yazılan ve hakkaklarca kazılan tahta kalıpların yanısıra Harlem kentinde ilk kez tek tek harflerle baskı denemelerini 1430 yılında Lourens Janszoon Coster’in yaptığı sanılmaktadır.

Nihayet 1450′de Johannes Gutenberg, ortağı Fust ile birlikte Almanya’nın Mainz şehrinde metal harflerle basım tekniğini bulmuş ve matbaa uygulamıştır. Gutenberg’in üretimi, özellikle de 1455′de bastığı İncil, yüksek kalitesi ve ucuz fiyatıyla kısa sürede başarılı olmuş, yeni buluş Avrupa’dan başlayarak tüm dünyada yaygınlaşmıştır. Daha sonra tipo baskı olarak adlandırdığımız bu teknik sanayi devrimiyle doğan modern baskı makinalarının ve matbaacılık endüstrisinin temeli olmuş ve 20. yüzyıl sonlarına kadar gelmiştir.

Teknikler [değiştir]

Baskı yüzeyinin düz tabaka ya da rulo kağıt (rotatif) olması dışında, matbaacılıkta kullanılan temel baskı yöntemleri şunlardır:

  • Ofset baskı
  • Tipo baskı ya da yüksek baskı (günümüzde işlevini yitirmiştir)
  • Tifdruk ve flekso baskı (ambalaj özellikle fotopolimer yüzeylerin baskısı)

Bunlardan başka

  • Serigrafi baskı (kâğıt, seramik, tekstil vb. yüzeyler)
  • hologram
  • tampon
  • anagram baskı

gibi baskı çeşitleri de bulunmaktadır.

Modern matbaacılıkta iş akışı [değiştir]

Kısaca matbaacılık denilen karmaşık süreç, farklı teknolojilere ait çok sayıda işlemden oluşur. Uluslararası bir sektörel konsorsiyum olan cip4 tarafından hazırlanan JDF (Job Definition Format) iş tanımlama standardı kapsamında yüzden fazla işlem tanımlanmış, bunlar da geleneksel eğilime uygun olarak baskı öncesi, baskı ve baskı sonrası şeklinde üç alt süreçte toplanmıştır.

Baskı öncesi [değiştir]

Öncelikle basılacak işin tasarımı yapılır. Bu aşamada yazıların ve fotoğrafların bilgisayara aktarılması gerekir. Bilgisayara aktarılan görsel öğeler mizanpaj yazılımında bir araya getirilerek baskıya uygun tasarım oluşturulur. Bilgisayar yardımıyla yapılan bu işleme masa üstü yayıncılık da denir. Sonrasında, yapılan çalışmanın film çıkışları alınır. Film, baskı için kullanılan kalıbı oluşturmak için kullanılır. Filmden sonra da prova alınabilir. Filmden alınan provaya anolog prova (Dupont firmasının Cromalin sisteminden dolayı sektörde “cromalin” adı ile bilinir) denmektedir. Analog provanın dışında baskıyı taklit eden yazıcılarla dijital prova da alınabilir.

Baskı [değiştir]

Film çıkışları alındıktan sonra alüminyum plakalar (kalıp) üzerine tasarımın görüntüsü çıkarılır. Kalıp çekme denilen bu işlem iki aşamada gerçekleşir: film kullanarak kontakt baskı yani pozlandırma ve banyo. Günümüzde tasarımlar bilgisayardan direk kalıba alınabilmekte, CTP adıyla anılan bu sistem ile film ve montaj işlemlerini ortadan kalkmaktadır. Kalıp çekildikten sonra baskıya geçilir.

Baskı sonrası [değiştir]

Baskı sonrasında selefon, lak gibi malzemelerle yüzey kaplama (laminasyon) uygulanabilir. Mücellithane makinaları kullanılarak da çok sayfalı ürünlerde katlama, harmanlama, iplik dikiş, tel dikiş gibi işlemler, kitap ve dergiler için kapak takarak ciltleme gibi, ambalajlar için kalıplı kesim gibi gibi işlemler uygulanabilir.

sayfa 7 - 7« İlk...34567
Matbaa Eğitim Merkezi Theme Plugin XHTML Eğitim ve Ögretim