Archive for Ocak, 2010

post thumbnail

Web Ofset Baskı Mürekkepleri

Web Ofset Baskı Mürekkepleri

Web ofset sisteminde ısı ile kuruyan Heat-Set mürekkepleri geliştirilmiştir. Aynı zamanda baskı makinelerinde de hızlı gelişme olmaktadır. Web ofset makinelerindeki hız günümüzde 70.000 forma/saat sürate ulaşmıştır. Web ofset baskı sistemini diğer baskı sistemlerinden ayıran en önemli özellik suyun bulunmamasıdır. Baskı kalıbına hem mürekkep hem de su verilmekte, mürekkebin suyu itmesi prensibinden yararlanılarak kalıp üzerinde işli alanların mürekkeple, işsiz alanların ise ince bir su filmi ile kaplanması sağlanmaktadır. Bu nedenle ofset mürekkebinin su ile ilişkisi ve hazne suyunun özellikleri baskı kalitesini direkt etkiler.

Web ofset mürekkebi suyu bünyesine belirli oranda kabul ederek bir “mürekkep-su” emülsiyonu oluşturur.

Bir mürekkebin ofset mürekkebi olarak vasıflandırması için belli bir akışkanlık özelliğinde olması gerekir. Mürekkebin akışkanlık özelliklerini anlatmak için genellikle Tiksotropi ve Yapışkanlık terimleri kullanılır. Durgun haldeki ofset mürekkebi çok kalın olmasına rağmen, karıştırılınca akmaya başlar.

Mürekkep karıştırıldıktan sonra kendi haline bırakılırsa bir müddet sonra yeniden kalınlaştığı görülür. “Tiksotropi” mürekkebin bu özelliğine verilen
addır. Yapışkanlık ise mürekkebin ayrılmaya karşı gösterdiği direnç olarak
tarif edilir. Mürekkebin hazneden çıkıp merdaneler vasıtasıyla kalıba oradan da kauçuğa ve son olarak baskı yüzeyine transferinin sağlanması için mürekkep tabakasının her bir merdanede ortasından bölünmesi lazımdır. Bu olayı sağlayan mürekkebin yapışkanlık dediğimiz özelliğidir. Yapı olarak, bir ofset mürekkebi renk veren maddenin bağlayıcı içinde birleşik halidir. Renk veren madde dediğimiz pigment mürekkebe rengini vermesinin yanında, basılan mürekkep filminin transparan veya örtücü oluşunu da tayin eder. Bağlayıcı ise hem renk veren maddeyi taşır, hem de mürekkebin merdanelerde yayılmasını ve kalıba muntazam bir şekilde transferini sağlar. Fakat bağlayıcının görevi burada bitmemektedir. Kâğıda transfer olan mürekkep tabakası içindeki renk veren maddenin kâğıt yüzeyine tutunabilmesi için, sıvı durumda olan bağlayıcının katı duruma geçmesi gerekmektedir. Kuruma dediğimiz bu olay mürekkep tabakasının
kauçuktankâğıda transfer olmasıyla başlamaktadır. O anda bağlayıcının bir kısmı kâğıt tarafından emilir ki bu olaya “yerleşme” denir. Ve daha sonra
kâğıt üzerindeki mürekkep filmi, havanın oksijenini alarak, kurumaya başlar.
Ofset mürekkebinin diğer mürekkeplerden en önemli farkı su ile birlikte
çalışmak zorunda oluşudur. Bu yüzden ofset mürekkebinin suya karşı davranışının tam bir uyum içinde olması gereklidir. Baskıya geçtikten bir müddet sonra Su -Mürekkep dengesi oluşmalıdır. İyi bir ofset mürekkebi baskı anında % 10 – 20 oranında suyu bünyesine alır.

Fakat bu miktar sabit tutulamazsa, mürekkep bünyesine devamlı su alırsa, bu denge bozulur ve bunun sonucunda ton tutma, kirlenme ve çürüme gibi problemler ortaya çıkar. Mürekkep seçimi ya da yanlış kullanımlardan dolayı oluşabilecek problemlerle karşılaşılması olası bir ihtimaldir. Bu durumlarda baskıdan sorumlu kişinin bazı basit noktaları gözden kaçırmaması gerekir : 1. Mürekkepler bilindiği üzere DiN- Kodak yada Avrupa skala gibi standartlarda üretilmektedir. Her skalanın kendine göre renk şiddeti farklıdır. Bu farkı doğuran üretici firmaların kullanmış oldukları katkı maddeleri ve pigmentlerden kaynaklanmaktadır. Bu durum göz önüne alınırsa, özellikle trikromi baskılarda baskıya hangi marka mürekkeple giriliyorsa aynı markanın trikromi serisi kullanılmasına dikkat edilmelidir. Aksi halde her marka mürekkebin kuruma süresi ve renk şiddeti farklı olacağından baskı bitiminde basılan işin orijinale uygun olması söz konusu olamaz. 2. Ofset mürekkepleri üretimleri sırasında su ile temas halinde olacakları göz önüne alınarak suya karşı dayanıklı olacak şekilde imal edilirler. Yani mürekkep ideal oranlarda suyla temas ettiğinde çürüme yapmaz. Bu yüzden Tipo baskı için üretilmiş bir mürekkep ofset baskıda kullanılmamalıdır. Çünkü Tipo baskı mürekkepleri, ofset baskı mürekkeplerine oranla viskozitesi yüksektir ve suya dayanıklı değildirler. 3. Bu faktörlerin yanı sıra mürekkepler kuruma özelliklerine göre bazı kodlarla belirtildiği üzere kuruma zamanları farklı üretilirler. Kodları farklı mürekkep serileri ve bu kodların ifadeleri şöyledir : OB = Çok çabuk kurumayan makinenin üzerinde 2 yada 3 gün kalması halinde bile merdanelerde kurumayan seri. Bu seri mürekkepler baskı materyali üzerinde de geç kururlar. AS = OB’ ye oranlara daha çabuk kuruyan ve merdanelerde kuruması daha k/sa süre alan seri. Anında kuruyan
yani baskı materyali üzerinde çok çabuk kuruyan mürekkepler, yani trikromi mürekkepler ANKUR dur. Bu tip mürekkepler baskı bittikten sonra hemen makinenin yıkanması suretiyle merdanelerden temizlenmelidir.

Web Ofset Hazne Suyu ve pH Kavramı

Ofset baskıda işsiz alanların mürekkep almaması için bu yerlerin nemlendirilmesi şarttır. Bu görevi yerine getiren hazne suyu, genellikle zamk, fosforik asit, amonyum bikromat gibi kimyasal maddelerin su içindeki çözeltilerinden ibarettir. Bu kimyasal maddeler, suyun, kalıbın işsiz alanlarına yerleşmesine ve bir su filmi haline gelmesine yardımcı olur. Hazne suyunun kalıbın ömrü üzerinde çok büyük etkisi vardır. Kalıbın işsiz alanlarının devamlı suya karşı ilgi duyması hazne suyunun uygun olarak hazırlanmasına bağlıdır. Bu
da asitlik derecesini (pH) kontrol etmekle mümkün olur. Bilindiği
gibi bazı maddeler “asit” ve bazı maddeler “alkali” olabilir. Sirke ve limon, asitli maddelere; çamaşır sodası ise alkali maddelere örnek gösterilir. Asit veya alkali özelliği taşımayan maddeler ise “nötr” maddelerdir. Su nötr bir maddedir. Asit ve alkali terimleri birbirinin tam karşıtıdır. Bunlar uygun oranlarda karıştırıldıklarından birbirlerini nötralize ederler. Tüm asit maddelerin asit dereceleri aynı değildir. Bu farklılık pH ölçeği üzerinde gösterilir. Nasıl ki sıcaklık ölçümleri için termometre kullanılıyorsa, asit veya alkali değeri ölçümleri içinde pH ölçeği kullanılır. Bu ölçek 0-14 arasındaki sayıları gösterir. Su nötr olduğu için, bu ölçeğin tam ortasında yer alır ve suyun pH değeri 7 dir. Bu noktanın üstündeki sayılar alkali maddelere, altındaki sayılarda asit maddelere aittir. Mesela, pH değeri 2 olan herhangi bir maddenin asidik olduğu ortadadır. PH ölçeği bir logaritmik ölçektir. Yani pH değerindeki I birimlik bir değişiklik asitlik veya alkalilikte 10 kat, 2 birimlik bir değişiklik 100 kat değişmeyi gösterir. Öyleyse pH’ı 4 olan bir madde pH’ı 5 olan bir maddeden 10 kat ve pH’ı 6 olan bir maddeden de 100 kat daha asidiktir. Bilindiği gibi Ofset baskı, su ve mürekkep ilişkisine dayanmaktadır. Ofset baskıda suyun PH derecesi yani su sertliği burada (P) yoğunluğu, (H) hidrojen moleküllerini ifade eder. Ofset baskıda en ideal su sertliği yani PH 4.8 – 5,6 arasında olmasıdır. Suyun bu sertlik derecelerinden aşırı derecede sapması halinde örneğin 3 olması suyu asidik yapacağından kalıbın emülsiyonunda bozulmalar görülecek ve baskıya devam edilmesi halinde kalıbın tamamen silinmesi söz konusu olacaktır ki; buna kalıp uçması denir.

Bu duruma sebebiyet veren unsurlar ise;

- Fazla tirajlı işlerde kâğıt tozlarının su haznesine karışması. Çünkü kâğıdın yapımında kullanılan şap ve kağıdın ana malzemesi olan selüloz, asidik özellik taşımaktadır.

- Ofset yardımcı maddeleri üreten firmalar tarafından hazırlanan hazne suyu yerine, çeşme suyu tercih edilmesi, hazne suyunun asidik olmasına sebep olur. Çünkü bu suların arıtma işlemleri sırasında kullanılan şap ve klor su sertlik derecesini etkilemektedir. Karşılaşılan bir başka sorunda suyun alkali yani bazik ortam yönünde bozulmasıdır. Örneğin PH’ın 11 olması gibi. Bu durumda su sabunsu özellik göstereceğinden baskıda kalıbı yeterli oranda suya doyuramayacaktır. Bu durumda kalıbın iş dışında kalan yerleri suyu tutması gerekirken yeterli derecede nemlenemeyince mürekkebi kabul etmeye başlayacaktır ki buna ton tutma denir.

1. PH değerinin bazik ortanım yönünde bozulması,
2. Suya herhangi bir şekilde yağ karışması,
3. Su ve mürekkep ayarının doğru yapılamaması,
4. Kalıbın baskıya geçmeden önce
üzerindeki zamk tabakasının bol suyla
temizlenmesinin unutulması gibi ihtimaller başlıca ton tutma sebepleri olarak sayılabilir. Web ofsetin gelişen teknolojiye bağlı olarak pek çok mürekkebi bulunmaktadır bunlardan bazıları aşağıda detayları ile verilmiştir

HT Seri
TEKNİK ÖZELLİKLER

  • Yüksek renk şiddeti ve yoğunluğu
  • Mükemmel mürekkep-su dengesi
  • Baskıya çabuk geçebilme
  • Yüksek hızlarda dahi mükemmel mürekkep transferi
  • Çok iyi sürtünme direnci (kağıt yüzeyine ve mürekkep miktarına bağlıdır)

SPESİFİKASYONLAR

Yapısı : alkid/mürekkep reçineleri
Renk    : proses renkler
Katı madde (%): 30-50
Yoğunluk (g/ml/20 °C): 1.0-1.1
Tack (400rpm/32 °C/İnkometre): 2.8-3.5
Viskozite (Pa.s/23 °C/PK5,1/Haake): 20-45
Kuruma Şekli: penetrasyon
Kağıt cinsi : 3. hamur
Parlama Noktası (°C ): >100
Uygulama : litho ofset
Kuru film (gr/m2): 1 -2
Raf ömrü : 2 yıl (normal şartlar altında)

VOSeri

TEKNİK ÖZELLİKLER

  • Yüksek renk şiddeti ve yoğunluğu
  • Mükemel mürekkep-su dengesi
  • Baskıya çabuk geçebilme
  • Yüksek hızlarda dahi mükemmel mürekkep transferi
  • Çok iyi sürtünme direnci (kağıt yüzeyine ve mürekkep miktarına bağlıdır)

SPESİFİKASYONLARI

Yapısı:

alkid/mürekkep

reçineleri

Renk :

proses    renkler

Katı madde (%):

30-50

Yoğunluk (g/ml/20°C )

;

1.0-1.1

Tack
(400rpm/32 °C/İnkometre):

2.8-3.5

Viskozite
(Pa.s/23 °C/PK5,1/Haake):

20-45

Kuruma Şekli:

penetrasyon

Kağıt cinsi:

3.   hamur

Parlama Noktası (°C ):

>100

Uygulama:

litho ofset

Kuru film (gr/m2) :

1-2

Raf ömrü :

2 yıl (normal şartlar altında)

EV Seri
TEKNİK ÖZELLİKLER

  • Yüksek renk şiddeti ve yoğunluğu
  • Mükemmel mürekkep-su dengesi
  • Baskıya çabuk geçebilme
  • Yüksek hızlarda dahi mükemmel mürekkep transferi
  • Çok iyi sürtünme direnci (kağıt yüzeyine ve mürekkep miktarına bağlıdır)

SPESİFİKASYONLAR

Yapısı : alkid/mürekkep reçineleri Renk    : proses renkler Katı madde (%): 30-50
Yoğunluk (g/ml/20 °C ): 1.0-1.1
Tack (400rpm/32 °C/İnkometre): 2.8-3.5
Viskozite (Pa.s/23 °C/PK5,1/Haake): 20-45
Kuruma Şekli: penetrasyon
Kağıt cinsi : 3. hamur
Parlama Noktası (°C ): >100
Uygulama : litho ofset
Kuru film (gr/m2): 1-2
Raf ömrü : 2 yıl (normal şartlar altında)

VH Seri

Bobinden beslemeli, süretli, ısı kurutmalı makinalar için geliştirilmiş heat-set mürekkepleridir. Heat-set mürekkepleri, her çeşit fırın kurutmalı veb ofset makinaları ve çeşitli kağıt cinsleri için standart trikromik üç temel farklı seriden oluşmaktadır. (VH-1000, VH-2000, VH-4000)

TEKNİK ÖZELLİKLER

  • Yüzey parlaklık (VH-4000, VH-1000)
  • Yüksek renk şiddeti ve yoğunluğu
  • Mükemmel mürekkep-su dengesi
  • Yüksek hızlarda dahi mükemmel mürekkep transferi -110-180 °C kurutma sıcaklığında iyi bir kuruma (kağıt özelliğine ve mürekkep miktarına bağlıdır.)
  • Düşük tack ve minimum misting

Çizelge
4.1 Mürekkebin özelliklerini gösteren

Çizelge

SPESİFİKASYONLAR

VH-1000

VH-2000

Uygun kağıt cinsi

SC, LWC

1. hamur

Kuruma
şartları (°C)

110-150

110-150

Tack      (400      rpm/32
°C/İnkometre)

3-4

3-4

Viskozite           (Pa.s/23 °C/PK5,1/Haake)

40-60

30-40

Yapısı

Alkid     mürekkep reçineleri

Renk

proses renkler

Katı madde (%)

60-75

Yoğunluk
(g/ml/20 °C)

1.0-1.1

Parlama noktası (°C)

>100

Uygulama

litho ofset

Kuru
film (gr/m2)

1.0-1.5

Raf
ömrü

2
yıl(normal şartlarda)

Aqua-web VO-0910

Web Ofset Baskılarında mükemmel bir mürekkep-su dengesi için hazne suyu konsantresi.Günümüzün modern kağıt teknolojisinin ve süratli baskı makinalarının taleplerini karşılayacak özelliklerde AquaWEB, VO-0910 hazne suyu konsantresi geliştirilmiştir. Merdaneden su beslemeli veb ofset baskı makinalarında, sert ve orta sert sular için kullanılmaktadır.

TEKNİK ÖZELLİKLER

  • İdeal ıslatma yoluyla daha verimli baskı alınmasını sağlar; hazne suyu konsantrelerimiz sayesinde baskı  kalıbının işsiz alanlarının optimum ıslanması, çok az su ile süratle mükemmel bir mürekkep-su dengesi kurularak sağlanır.
  • Baskı kalıbını korur; kısa duruşlarda baskı kalıbının üzerinde ince bir sentetik kolloidal film tabakası oluşturarak kalıbı korur ve bu sayede problemsiz, hızlı bir şekilde baskıya devam edilebilir.
  • Daha iyi baskı kanstrantı; mürekkebin dengeli su almasını sağlar. Bu özellikle baskı kalitesinde kendini gösteren daha iyi mürekkep taşınması, nokta keskinliği ve transfer özelliklerini de beraberinde getirir.
  • Daha az korozyon riski; yapısında bulunan korozyon önleyici maddeler sayesinde temas ettiği metallerde oluşacak korozyon riski minimuma iner.
  • Daha aza kağıt tozu; kalıp ve merdanelerdeki toz birikmelerini önler.
  • En az seviyede bozuk verme; temiz baskıya çabuk geçebildiği için fire oranı azalır.
  • Bakteri ve yosun oluşumunu önler; formülasyonundaki bakteri önleyici katkı maddeleri sayesinde bakteri ve yosun oluşumunu önler.
  • Ton yapmayı ve mürekkep çürümesini önler.

Önerilen Karışım Oranları

Çizelge
4.2 Mürekkebin karışım oranlar

Karbonat sertliği(dH)

6

12

>18

Hazne suyu konsantresi (%)

1

2

3

.Alman sertlik derecesi 1 dH=17.8 mg/l CaC03


SPESİFİKASYONLAR pH : 4.4+0.2

İletkenlik : (mS7cm, 23°C): 12-15
Yoğunluk (g/ml, 20°C): 1.04+0.1

Raf Ömrü : 2 yıl (normal şartlar altında)

Baskı Makinesindeki Hazne Suyunun Değerleri

Ph aralığı: 4.1-5.1
iletkenlik aralığı (23°C ): 800-1500

Aqua WEB bileşenlerinin tümü doğa ile uyumlu, kendi kendine yok olabilen maddelerdir. Aqua WEB, Kimyasal Madde Düzenlemeleri (Zararlılık Bilgileri ve Paketleme) çerçevesinde zararlı sınıfına girmemektedir.

Aqua-web VO-7000

Ofset Baskılarında mükemmel bir mürekkep-su dengesi için hazne suyu Konsantresi Günümüzün  modern  kağıt teknolojisinin  ve  süratli  baskı  makinelerinin taleplerini  karşılayacak özelliklerde AquaWEB,   hazne suyu  konsantresi geliştirilmiştir.

TEKNİK ÖZELLİKLER

  • İdeal ıslatma yoluyla daha verimli baskı alınmasını sağlar; hazne suyu konsantrelerimiz sayesinde baskı kalıbının işsiz alanlarının optimum ıslanması, çok az su ile süratle mükemmel bir mürekkep-su dengesi kurularak sağlanır.
  • Baskı kalıbını korur; kısa duruşlarda baskı kalıbının üzerinde ince bir sentetik kolloidal film tabakası oluşturarak kalıbı korur ve bu sayede problemsiz, hızlı bir şekilde baskıya devam edilebilir.
  • Daha iyi baskı kanstrantı; mürekkebin dengeli su almasını sağlar. Bu özellikle baskı kalitesinde kendini gösteren daha iyi mürekkep taşınması, nokta keskinliği ve transfer özelliklerini de beraberinde getirir.
  • Daha az korozyon riski; yapısında bulunan korozyon önleyici maddeler sayesinde temas ettiği metallerde oluşacak korozyon riski minimuma iner.
  • Daha aza kağıt tozu; kalıp ve merdanelerdeki toz birikmelerini önler.
  • En az seviyede bozuk verme; temiz baskıya çabuk geçebildiği için fire oranı azalır.
  • Bakteri ve yosun oluşumunu önler; formülasyonundaki bakteri önleyici katkı maddeleri sayesinde bakteri ve yosun oluşumunu önler.
  • Ton yapmayı ve mürekkep çürümesini önler.

SPESİFİKASYONLAR

Çizelge
4.3. Mürekkep spesifikasyonları

PH

4.8+0.1

İletkenlik
(mS)

17+1

Yoğunluk
(g/ml)

1,06+0,02

Raf Ömrü

2 yıl
(normal şartlarda)

Aqua WEB bileşenlerinin tümü doğa ile uyumlu, kendi kendine yok olabilen maddelerdir.

Aqua WEB, Kimyasal Madde Düzenlemeleri (Zararlılık Bilgileri ve Paketleme)
çerçevesinde zararlı sınıfına girmemektedir.

post thumbnail

Web Ofset Baskı Tekniği

WEB OFSET BASKI TEKNİĞİ

Yüksek kalitede dört renk baskı yapabilen ofset baskı makineleri 50 li yılların sonları ile 60 lı yılların başında yaygınlaşmıştır. Web ofset baskı, prensip olarak tabaka ofset baskıya benzemekle beraber baskı konfigürasyonu geliştirilmiştir. Bu yeni sistemde kağıdın her iki yüzü aynı anda basılabilmektedir.

Basılacak renkler yapışkanlık esasına göre baskıya alınır burada yapışkanlığı en fazla olandan en aza olana doğru olur. Günümüzde en yaygın ofset makineleri; üzerinde dört veya daha fazla baskı ünitesinin bulunduğu ve kağıda bu üniteler arasından tek geçişte baskı yapılabilen makinelerdir. Bu makinelerin bazılarında dört üniteden sekiz üniteye kadar baskı ünitesi bulunur.  Kurutma işleminden geçtikten sonra otomatik olarak toplanır.

Baskı üniteleri, modüler konstrüksiyon ile üretilmiş ve çeşitli sayfalama seçeneklerine ve kırım olanaklarına sahiptir. Baskı üniteleri Mono (Tekli), 2-Hi (2-Kule), 3-Hi (3-Kule) ve 4-Hi Tovvers (4-Kule) olarak sınıflandırılabilir.

Baskı üniteleri, ergonomik dizayn ve özel “yan pencere” konsepti ile üretilmiştir. Böylece silindir sonu ile yan duvarlar arasında minimum mesafe bırakılmış ve daha sağlam silindir konstrüksiyonu sağlanmıştır. Bu sayede baskıda daha iyi bir dinamik denge garantiye alınmıştır.

4+4 RENK WEB OFSET BASKI MAKİNELERİ

Şekil 3.3. Web ofset baskı sistemi şeması

Tek Renkli Web-Ofset Baskı Makinesi:

70 cm eninde bobin kağıda arkalı önlü baskı yapabilen ve tek renkli bir baskı makinesidir. Aynı anda azami 96 sayfa baskı yapabilir. Baskı sürati 18.000 adet/saattir.

Dört Renkli Harris Marka  Web-Ofset Baskı Makinesi:

70 cm kesim boylu 100 cm bobin genişliğinde ve saatte 25.000 baskı süratinde 4 renk baskı yapabilen 17 x 25 cm. kırım yapabilen bir makinedir. Basılmış bir gazetenin ebatları 76.5 x 56.2 olmaktadır.

Web ofset baskı makinelerinde kullanılan kağıt kaplamasız ise, mürekkebin kuruması absorpsiyon yolu ile olacağından ayrıca bir kurutma işlemine gerek duyulmaz. Mürekkebin kuruması, yapısında bulunan solventin buharlaşması ile gerçekleşir. Baskı hızı yüksektir.

Web ofset Baskıda Kullanılacak Kağıdın Özellikleri

Ofset baskı sistemlerinde kuşe kağıt kullanımında büyük bir artış gözlenmektedir.  Kuşe kaplaması, mürekkebi kağıt yüzeyinde tuttuğundan ve mürekkep en yüksek parlaklığını kağıdın yüzeyinde iken verdiğinden kuşe kağıtlarla çok parlak baskılar elde edilebilir.

Ofset baskı mürekkeplerinin yapısı dolayısıyla viskozitesi ve buna bağlı olarak yapışkanlığı son derece yüksektir.Baskı sırasında kağıt yüzeyine, baskı mürekkebi tarafından uygulanan çekme kuvvetine karşı kağıdın yeterli mukavemet göstermesi, kabarmaması ve kuşesinin yolunmaması gerekir. Kağıdın enine ve boyuna profillerinde kalınlık, nem ve kaplama gramajının homojen olması özellikle ofset baskılarda çalışabilirlik açısından oldukça önemlidir.

Parlaklık ve yüzey düzgünlüğünün de homojen olması, baskı kalitesini önemli ölçüde etkilemektedir.

Web Ofset Baskıda;

Baskı sırasında kağıt yüzeyine uygulanan çekme kuvveti aynı zamanda baskı forsası ve baskı hızının bir fonksiyonudur. Hızın ve forsanın gereğinden fazla artması veya forsanın makine eninde farklı olması baskıda kabarma sorununa yol açabilir.

Ofset baskı mürekkebinin viskozitesi ve yapışkanlığının yüksek olması dolayısıyla, baskı sırasında kağıt yüzeyine uyguladığı çekme kuvveti yüksektir. Diğer taraftan baskı mürekkebinin bu özelliği sıcaklığa son derece bağlıdır ve sıcaklığın azalmasıyla viskozitesi ve buna bağlı olarak kağıt yüzeyine uyguladığı çekme kuvveti çok fazla miktarda artar. Baskı mürekkebinin belirli bir sıcaklıktaki viskozitesi ve yapışkanlığının düşürülebilmesi için, yumuşatıcılar ve incelticiler kullanılmaktadır. Baskı sırasında herhangi bir nedenle kabarma sorunu yaşandığında, bu katkı maddelerinin kullanılmasıyla sorunun çözümü mümkün olabilmektedir.

Web Ofsetin Avantajları

  1. Bir geçişte, önlü arkalı 4 renk baskı ( bir geçişte birden fazla forma basan web ofset baskı makineları mevcuttur.)
  2. Katlama.yapıştırma, kesme işlemleri otomatik ve süratli yapması
  3. Bobin baskı yapması nedeniyle çok ince gramajlı kâğıtlara baskı yapabilmesi
  4. Web ofset baskı makinelarındaki fırın ünitesinden geçerek fırınlanan kağıt yüzeyine basılan boyanın renk şiddeti yüksektir. Bu yüzden daha az boya ile daha canlı renkler oluşur.
  5. Boya maliyeti tabaka ofsete göre düşüktür.
  6. Daha az işgücü kullanır.

Web Ofset ile Tabaka Ofset Arasındaki Farklar

  1. VVeb ofsetin sürati yüksektir ( 35.000 devir/ saat) , tabaka ofsetin baskı sürati düşüktür (15. 000 devir/saat)
  2. VVeb ofsetle bir derginin formalarını basan, katlar istif eder. Tabaka ofset ise sadece basar, formalar ayrı bir katlama ve kırma makinesinde kırılır.
  3. VVeb ofsette , tabaka ofsete göre daha düzenli boya ve su dağılımı olur.
  4. VVeb ofsette kullanılan bobin kağıt tabaka kağıda göre daha ucuz olduğundan web ofsette üretilen işler tabaka ofsete göre daha ucuzdur.
  5. VVeb ofsette çok ince kağıtlara baskı yapılabilir buna karşılık tabaka ofsette bu kağıtlarla baskı çok zordur.
  6. VVeb ofsetin baskı ebatları tabaka ofset makinelerinden daha küçüktür. Baskı ebatları sabittir, değiştirilemez.
  7. VVeb ofsetin baskı fire oranı tabaka ofsetlere göre çok yüksektir.
  8. VVeb ofsetlerde 120 gr/m2 den daha ağır gramajlı kağıtlar kullanılmaz. Tabaka ofsetlerde 400 gr/m2′ye kadar basılabilir.
post thumbnail

Web ofset baskı sistemi

Web Ofset (Rotasyon) Baskı Tekniği 1912 Yılında Casper Herman (Vomag) ilk rotatif makineleri üretmeye başlamıştır. Ofset baskı sisteminin gelişmiş bir şeklidir. Günümüz dünyasında tirajı büyük olan basılı işler için bu sistemden faydalanılır. Bugün baskı sahasında tirajlı işler için sağladığı avantajlar çok fazladır. Web ofsetin (rotasyon baskının) en büyük özelliği BOBİN halinde sarılmış olan kağıda baskı yapma özelliğinde olmasıdır. Baskı sistemi olarak, web ofset makinelerin tabaka halinde baskı yapan düz ofset makinelerinden kağıdı kullanış yönü (tabaka/rulo) hariç pek farkı yoktur.VVeb ofsetin en büyük özelliği hem teknik hem de ticari oluşudur. Ancak, bazı rotasyon uzmanları tabaka ofsetten daha iyi sonuçlandığına inanmaktadır. Boya transferi yapılan kağıt 110-140 dereceden geçerek birden +13 dereceye düşen bir ısıyla inen şoklanmakta ve sonunda kağıt, boyanın ani kuruması neticesinde parlaklık kazanmaktadır. Katlama hunisine gelmeden önce silikon haznesinden kağıt emisyonu silikondan geçmektedir. Dolayısıyla parlama bu noktada + değer kazanmaktadır. Bu makineler muayyen işleri yaptıkları için ve de bu işler için imal edildikleri için işin icabına ve niteliğine göre tertibatlarda ilave edilmektedir. (Örneğin; Katlama, kesme, harmanlama, paketleme, kurutma vb. gibi cihazlar ilave edilmektedir) Web sisteminde her ünite iki kalıp ve iki kauçuk kazandan ibarettir.

Baskı kauçuktan kauçuğa olur. Bobin halindeki kağıt iki kauçuk arasından geçerek bir kauçuk üst, diğer kauçuk alt tarafın baskısını gerçekleştirir. Böylece kağıdın her iki yüzü de basılmış olur. Web ofset mürekkeplerinin en önemli özelliği kurumadır.

Demek ki, sıcakta sabitleşen mürekkep kullanılmalıdır. Bunun için son baskı ile katlama arasında kurumayı sağlamak için fırın veya tüneller kullanılmalıdır. Web ofset (rotasyon) makinelerindeki bazı teknik özellikler Merkezi kumanda sistemi Bir veya birden fazla baskı üniteleri Bobin standı Kağıt gerginliği Kurutucu Soğutucu Katlama Kesme Harmanlama İstenilen adette iş sayımı Her ünite için geçerli olmak üzere bu makinelerde merkezi kumanda sistemi ile makinenin uzaktan kontrolü ve baskı ayarları yapılabilmektedir.

Rotasyon baskı tekniğinde 2 çeşit sistem görmekteyiz.Coldset (Kurutmasız) Heatset (Kurutmalı)Biz şu ana kadar Heatset baskısından bahsettik. Coldset baskı ise sadece 3. Hamur veya 1. Hamur basılabilir gibi üzeri kaplanmamış kâğıtlara baskı yapan (Gazete gibi) kurutma tüneli bulunmayan makinelerde baskı yapılamaz. Bu makinelerin silindir sistemleri genellikle 3 tipte karşımıza çıkar:

Üç silindir sistemi: Her baskı ünitesinde ayrı bir baskı kazanı mevcuttur. Bu makineler kâğıdın bir yüzüne baskı yapar.

Beş silindir sistemi: İki kauçuk kazanın ortasında bir baskı kazanı bulunur. Bu sistemle çift renk ön veya arka baskı yapılır. Ancak kağıt yolu uzatılmış olacağı için artık pek fazla kullanılmamaktadır.

Satelit sistem: Dört kalıp ve kauçuk kazan üniteleri büyük bir baskı kazanı etrafında toplanır. İki ünitenin birleşimi ile dört renk ön-arka baskı yapılmış olur. Bu sistemle çok iyi ayar hassasiyeti sağlan ir. Rotatif Ofset Baskı Makinelerinin

WEB OFSET ÜNİTELERİ
Ofset baskı sisteminin gelişmiş bir şeklidir. Günümüz dünyasında tirajı büyük olan basılı işler için bu sistemden faydalanılır. Bugün baskı sahasında tirajlı işler için sağladığı avantajlar çok fazladır.

• Web ofsetin (rotasyon baskının) en büyük özelliği BOBİN halinde sarılmış olan kağıda baskı yapma olmasıdır.

• Baskı sistemi olarak , web ofset makinelerin tabaka halinde baskı yapan düz ofset makinelerinden kağıdı kullanış yönü (tabaka/rulo) hariç pek farkı yoktur.

• Web ofsetin en büyük özelliği hem teknik hem de ticari oluşudur. Ancak, bazı rotasyon uzmanları tabaka ofsetten daha iyi sonuç alındığına inanmaktadır. Boya transferi yapılan kağıt 110-140 dereceden geçerek birden +13 dereceye düşen bir ısıyla inen şoklanmakta ve sonunda kağıt, boyanın ani kuruması neticesinde parlaklık kazanmaktadır. Katlama hunisine gelmeden önce silikon haznesinden kağıt emisyonu silikondan geçmektedir. Dolayısıyla parlama bu noktada + değer kazanmaktadır.

• Bu makineler muayyen işleri yaptıkları için ve de bu işler için imal edildikleri için işin icabına ve niteliğine göre tertibatlarda ilave edilmektedir. (Örneğin; Katlama, kesme, harmanlama, paketleme, kurutma vb. gibi cihazlar ilave edilmektedir)

• Web sisteminde her ünite iki kalıp ve iki kauçuk kazandan ibarettir. Baskı kauçuktan kauçuğa olur. Bobin halindeki kağıt iki kauçuk arasından geçerek bir kauçuk üst, diğer kauçuk alt tarafın baskısını gerçekleştirir. Böylece kağıdın her iki yüzü de basılmış olur.

• Web ofset mürekkeplerinin en önemli özelliği kurumadır. Demek ki, sıcakta sabitleşen mürekkep kullanılmalıdır. Bunun için son baskı ile katlama arasında kurumayı sağlamak için fırın veya tüneller kullanılmalıdır.

Web ofset (rotasyon) makinelerindeki bazı teknik özellikler

• Merkezi kumanda sistemi
• Bir veya birden fazla baskı üniteleri
• Bobin standı
• Kağıt gerginliği
• Kurutucu
• Soğutucu
• Katlama
• Kesme
• Harmanlama
• İstenilen adette iş sayımı

Bobin standı: Makinenin cins ve kapasitesine göre tek , çift veya üç bobin kapasitelidir. Bobinin biri biterken, diğeri otomatik olarak boşalan bobine yapıştırılarak bağlanır. Bunun için makinenin durdurulmasına gerek yoktur. Bu ünite sayesinde zamandan tasarruf edilir ve işler aksamadan devam eder.

Gergi ünitesi: Kâğıt gerekli gerginliği birçok merdane arasında geçerken kazanır ve standart gerginliği sağlar. Hassas ve ayarlı baskı için çok önemli olan bu ünitenin bir başka ödevi ise , kağıdın tam ortadan akmasın ı sağlar.

Baskı üniteleri: İki yan duvarın iç kısmına yerleştirilmiş olan kalıp ve kauçuk kazanları ve bunlara bağlı mürekkep – su merdane topluluklarından oluşur. Bazı baskı üniteleri dikey bir kibrit kutusu biçiminde olurken bazıları köprü şeklindedir, her bir ünite asgari iki, azami dört renk baskı yapar. Bu makinelerde baskı ünitelerinden birçoğu yan yana dizilidir ve gergi ünitesinden gelen kağıtlar sıra ile bu baskı ünitelerinde ön ve arka yüzleri basılarak geçerler. Kauçuklar, kazana iki kenarından gerilerek takı I ir. Böylece yüksek hızda dönen kauçuk kazanı düzgün baskı yapar. Kauçuk kazanlar, kızaklar üzerinde hareket ederler.

Mürekkep üniteleri: Birkaç sentetik kaplama çelik vargel ve bir o kadar da kauçuk vargel, boyanın ezilmesini sağlarlar. Bunların çapları değişiktir. Çelik vargellerin içindeki soğutucular. mürekkep ünitesindeki ısınmayı önler. Aksi halde çok hızlı dönen silindirler aşırı derecede ısındığı için, çabuk kuruma özelliğinde olan mürekkep, merdane üzerinde kuruyabilir. Kalıp ile temas halindeki verici mürekkep merdaneleri iki veya üç adettir. Bu merdanelerin çapları değişiktir.Hassas ayarları el ile yapılır.. Kalıba temas ettirilmesi veya kalıptan çekilmesi merkezi kumanda tablasından otomatik veya hidrolik olarak yapılır. Mürekkep haznesi içindeki ana verici silindirin hızı ayarlanabilir Burada mürekkebi alarak vargellere veren mürekkep silindiri bu işi ileri-geri hareket edererek yapmaz. Çünkü bu tür taşıma tabaka ofsete ait bir sistemdir ve hızı düşürdüğü için baskı hızı yüksek olan web ofsete uygumdur. Bu bakımdan ana verici silindirle, mürekkep taşıyıcı silindir, vargeller ve diğer merdaneler birbiriyle bitişik olarak çalışırlar

Kurutma üniteleri: Baskıdan çıkan kâğıt kurutma ünitesinden, kuruyarak geçer. Kurutma, çeşitli usullerle yapılır.

a) Gaz alevi ile kurutma ( en iyi sonucu verir)
b) Sıcak hava ile kurutma
c) Gaz alevi-sıcak hava sirkülasyonu ile kurutma
d) Ultraviyole ışınları-Gaz alevi ile kurutma e)Ultraviyole ışınları ile kurutma

Kağıdın fırından geçişi makinenin baskı sürati kadar çabuk olur. Aksi halde kağıt fırında kavrulur. Kurutma ünitesinde kuruyan boya sertleşir, parlaklık kazanır. Böylelikle kağıdın katlama ünitesinde katlanması kolaylaşmış olur Kurutma ünitesi iyi cins ve komple teşkilatlı web ofset makinelerinde bulunur. Basit makinelerde basılan gazete kağıtlarında boyanın kuruması, yalnızca boyanın kağıt içinde derinlemesine yayılması ile ve havanın yardımı ile olur. Kurutma fırınından çıkan kağıt bir grup soğutma silindirinden geçerek normal ısıya kavuşur. Silindirler geniş çaplıdır ve içlerinden soğuk su geçerek silindir yüzeylerini soğuturlar.

Soğutucu silindir: Kurutma ünitesinden çıkan kağıt bir grup soğutma silindirlerinden geçerek normal ısıya kavuşur. Silindirler geniş çaplıdır. İçlerinden soğuk su geçerek silindir yüzeyini soğuturlar.

Katlama ve kesim ünitesi: Soğutucu silindirden geçen kağıt bir dizi silindir arasından daha geçerek tam merkeze gelecek şekilde yönlendirilir ve atlama ünitesinde diğer rulolarla birleşir, katlanır, kesilir ve istif asansörü yardımı ile pakete gönderilir. Katlama ünitesi kendine göre özellikleri olan, web ofsetle entegre çalışan, bir, iki, üç, dört kata kadar katlama yapabilen üniteler mevcuttur. Daha sonrakiler ise cep biçimindedir.

Her ünite için geçerli olmak üzere bu makinelerde merkezi kumanda sistemi ile makinenin uzaktan kontrolü ve baskı ayarları yapılabilmektedir. Rotasyon baskı tekniğinde çeşit sistem görmekteyiz.

Coldset (Kurutmasız) Heatset (Kurutmalı)

Biz şu ana kadar Heatset baskısından bahsettik. Coldset baskı ise sadece 3. Hamur veya 1. Hamur basılabilir gibi üzeri kaplanmamış kağıtlara baskı yapan (Gazete gibi) kurutma tüneli bulunmayan makinelerde baskı yapılmaz.

post thumbnail

Renk Yönetimi

Renk Yönetimi

Renk Yönetimi

Muhtemelen pek çok insan dijital fotoğraf makinesi, renkli tarayıcı veya bu türden cihazlarla Adobe Photoshop üzerinden yakaladıkları görüntülerde ve bunların sayfa yapım yazılımlarıyla (page layout software) alınan çıktılarında beklentilerinden farklı tonlama veya gölgelendirmelerle karşılaştıklarında hayal kırıklığına uğramışlardır. Bu durum her bir dijital fotoğraf makinasının, tarayıcının, monitorun ve yazıcının üretebileceği renk aralığı farkından kaynaklanmaktadır.

Renk yönetimi sistemi bu tür problemleri çözmek için geliştirilmiştir. Önceki renk yönetim sistemleri bize beklenilen sonuçları vermemiştir ve büyük oranda çok zamanda düşük verimle sonuçlanması nedeniyle çoğu insanda düş kırıklığına neden olmuştur.  Bunların nedeni çoğu durumlarda renk yönetim sisteminin akıllıca kullanılmamış olabileceği gibi, renk karşılaştırma mekanizmasının yanlış anlaşılmalar nedeniyle hatalı kurulmuş olması gibi olasılıklar da vardır.  Yinede, güçlü renk yönetimi ortamı en son Apple ColorSync ile veya bunun tam-ölçülü renk yönetimini destekleyen Adobe Photoshop ile kombinasyonuyla sağlanır.

Ayrıca, InDesign ve QuarkXpress renk yönetimi mekanizmasını son baskıda bile çok güçlü yapabilmektedir. Bunlar uygun renk karşılaştırması için doğru ortamı daha önce sağlamışlardır.  Kullanım kolaylığı olan Gretag Macbeth şirketi tarafından yapılan Eye-One gibi  yüksek hassasiyetteki (doğruluktaki) colorimetre (renk ölçer) ve kalibrasyon kapasitesine sahip ColorEdge gibi LCD monitorlar’da donanım olarak ortaya çıkmıştır.

Dijital ortamlar tamamlandıkça, kullanıcılara bağlı çalışmalar artmaktadır.  Gerekli gözlem ve kontrol altında dikkatli bir şekilde giden, çıktıya doğru renkli veri hareketi sağlandıktan sonra, kullanıcılar sadece beklenen sonucu gerçekleştirmektedir (renk yönetimi).  Renk yönetimini böylece açıkladıktan sonra, gelin önemli noktaları ve şu anki çalışma akışındaki renk yönetiminin amacını özetleyelim.

Renk Yönetimi ve Çalışma Akışı

Renk yönetiminin amacını ve baskı çalışma akışı değişiminin etkisini ele alalım.

DTP kurulumu nedeniyle baskı işleminin değişimi, Renk yönetiminin hayati rolü!

Baskı çalışma akışındaki renk yönetiminin amacını ele almak için, DTP (Desk Top Publishing – Masa Üstü Yayını) kurulumundan dolayı baskı işleminin nasıl değiştiğini ele alalım. Bu günlerde, baskı çalışma akışı hemen hemen tamamıyla dijitalleşmiştir.

Baskı çalışma akışının dijitalleşmesinden dolayı, işlemin simplifikasyonu daha önce kullanılana oranla daha da gelişmiştir. Müşteriler ve tasarımcılar baskı verisiyle daha çabuk temasa geçmekteler. Bu durumlarda, eğer renkli DTP işleminde son baskının kalitesi bahsedilen işlemle çok iyi olmuşsa, daha verimli çalışma akışı yapılabilir ve hatta baskı maliyetide daha aşağı düşürülebilir.

Şu anki şartlarda, renkli verinin son çıktısı ön baskı baskı aşamalarında onaylanmazsa veya çalışma akışında garanti altına alınamazsa, müşterilerle ile tasarımcılar arasında bir uzlaşma (gerçeğiyle beklenilen renklendirme arasındaki farkı kabul etme) veya baskıdaki renk provalarında plate-maker (plaka yapımcı) ve yazıcılar tarafından ince ayarlar (artwork’ları değiştirme, mürekkep ayarlarını değiştirme vs) yapma sağlanabilir. Bu problemlerle karşılaşıldığında en son olarak, genellikle renk örnekleriyle orijinaller artwork’lara gönderilir.

Renk yönetim sistemi; renkleri kontrol etmek ve birleştirmek için  ve baskı hazırlamadaki ilk aşamalardan itibaren farklı durumları asimile etmek  (çeşitli çevrelerdeki, müşteri cihazlarındaki, tasarımcılardaki, plaka-yapım ve baskıdaki farkları) ve her zaman aynı dijital renk veri ortamını içindir. Bu nedenle, sadece renk yönetim sistemi tam olarak çalıştıktan sonra, simplifikasyondan ve renkli DTP’deki baskı işleminden yüksek verim elde edebiliriz.  Önemli olan nokta yazıyı dijital hale getirmek ve bilgiyi layout yapmaktır fakat aynı aynı zamanda  dijital hale getirilen renkten asıl baskıda beklenilen sonucu almaktır.

Renk yönetim kurulumu DDCP, CTP ve on-demand baskısı için zorunludur!

Renk yönetimi son zamanlarda popüler olan DDCP (Direct Digital Color Proofer) (Doğrudan Dijital Renk  Proofer) veya CTP (Computer to Plate) (Bilgisayardan plakaya) ile çok yakından bağlantılıdır. CTP ilk analok film çıktısı olmadan doğrudan dijitasyon (dijital hale getirme) için kullanılır.

Dijital renk Proofer olarak son zamanlarda popüler olan DDCP renkli provaları dijitize etmek için kullanılır. Önceleri renkli provalar filmden flatbed proofing press olarak yapılırdı, fakat şimdiki eğilim dijital veriden doğrudan renkli prova çıktıları alarak simplifikasyon ve yüksek verimli baskı işlemi şeklindedir (herhangi bir film ya da flatbed proofing press olmadan). Bu günlerde daha çok,  göreceli olarak daha kalıcı çıktı sağlayan inkjet yazıcılar renk yönetimiyle renkli provalar için kullanılmaktadır.

CTP (Bilgisayardan Plakaya), bilgisayardan aldığı renkli DTP verisini doğrudan alüminyum plakalara tutarak plakalar hazırlayan cihazdır. Bu cihaz filmle önceki plaka işlemini silebilmekteydi. Böylece film ile aynı tonlarda  (halftone) çoğaltım yapabiliyordu. Renkli provalar ve plaka denetim işlemi göz önüne alındığında,  plakaların sapmasının (diversion) mümkün olmadığı söylenebilir. Çünkü PS plakaların oleophilicity ve hidrofil özeliği oluşturulan plakadan flatbed proofing press yapımından sonra değişir. Bununla birlikte, eğer renkli provalar ve plaka incelemesi renkli DTP verisiyle yapılabilirse, bu işlemler silinebilir ve son çıktı kalitesi garanti edilebilir.  Bu da çalışma akışının simplifikasyonunda ve işlemden yüksek verim elde edilmesinde bir aşamadır.

Bu nedenle, renk yönetim sisteminin tam-ölçülü kurulumu CTP için zorunludur.

Baskı çalışma akışında renk yönetimi nedir ?

Baskı çalışma akışında renk yönetiminin amacı her ne zaman, herhangi bir yerde renkli veri  hemen hemen aynı gözlendiğinde, işlenmesi, hazırlanması ve düzeltilmesidir. Bunun için tüm çalışma akışında tam bir renk yönetim ortamının kurulumu gereklidir. ColorEdge temel olan ortam oluşumuna kesinlikle katkıda bulunur.

Şu anda,  renk yönetimi uygulaması için ortamın hazırlanması tasarımcılar tarafından bile kolayca yapılabilmektedir.  Diğer yandan, baskı iş dünyasında JAPON rengi gibi standart hazırlanır. Reklam ve gazete baskısı gibi iş dünyalarınında kendilerine göre çeşitli standardizasyonları vardır. Bununla beraber reomte proofing ortamıda hazırlanabilir. Şu anda baskı şirketlerinin çoğu OS X ve Açık Tipte hazırlanan embedded profil’li artwork’ları kabul edememektedir.

Gelecekte yapılacak işlerden biri; geliştirilmiş OS, kullanımı kolay yazılım, uygun font ve yüksek fonksiyonlu donanım  kullanarak şu ankinden bir adım ileri çalışma akışı oluşturmaktır.

Renk Yönetim Mekanizması

Şimdi de girişten çıkışa kadar renkli veri akışı boyunca renk yönetim sistemi (CMS) mekanizmasının açıklamasına bakalım. Renk yönetimi; her bir üretilen renk performansındaki farklılığı tanımlayan bir profil ile renk karşılaştırma fonksiyonudur. Renk yönetim sistemini oluşturma her bir cihazın çok hassas profilini elde etmeyi gerektirir.

Artwork girdisi : renkli tarayıcı ile fotografik Artwork’lardan  veri elde etme olayı veya dijital fotoğraf makinesinden renkli veri alma.

Profil her bir donanım üreticisinden sağlanır, veya Eye-one gibi kalibrasyon aleti ile yapılır.

Veri alımı : Telif hakkı olmayan ücretsiz resim, internet, dış kaynak veya diğerlerinden renkli resimler alma olayı.

Cihazın veya renkli imajın yapıldığı ortamın karşılaştırmalı belirsizliğinden dolayı bir profil elde etmek bazan zor olabilir.

Veri yapımı : Adobe illustrator gibi bir uygulamayla veri yapım olayı.

Uygulamanın renk ayarına dayanır. Hangi renkten yapıldığı ve kullanımdaki monitorun profili gereklidir.

Monitor çıktısı : renkli monitor ile imajların gösterimi olayı.

Profil her bir monitor üreticisi tarafından dağıtılır, veya ColorNavigator gibi bir kalibrasyon cihazı ile yapılır.

Çıktı alma : renkli yazıcı veya imaj oluşturucu ile renkli imajlar çıktısı olayı.

Renkli yazıcı profili genellikle yazıcı üreticilerinden sağlanır. İmaj oluşturucu (setter) ise servis bürosu veya baskı şirketinden sağlanır. Ayrıa profil kalibrasyon aleti ilede yapılır.

Renk yönetimi sisteminde, girilen imaj  tek uygulama yönünden her bir profil ile normal renk değerlerine (L*a*b*) dönüştürülür (önceki sayfada figürdeki mor alan, yani Adobe Photoshop veya benzeri). Bir imajın çıktısında, her bir çıktı cihazında (monitor için RGB, renkli yazıcı için RGB veya CMYK) çıktı profili ile çıktı verisine dönüştürülür

Yazıcı sürücüsünün renk karşılaştırma fonksiyonunun kullanımında (beige), veya Adobe Photoshop ile işlenmiş bir imajın baskıya gönderilişinde  ve diğer böyle uygulamalarda, imaj verisi her bir çıktı cihazında çıktı profili ile baskıya veya yazıcıya gönderilecek şekilde çıktı verisine dönüştürülür.

Daha sonra, renk yönetim sisteminin prensipleri aşağıdaki şekilde gösterildiği gibi tipik ekspresyonda gösterilir.

Renk yönetim sistemi; renk karşılaştırma modülünü (CMM) ayarlayan uygulama ara yüzlü sistem ve uygulamalı renk karşılaştırma modülünün karşılıklı iletişimi için kullanılan bir sistemdir. Renk karşılaştırma modülü belirli bir renkteki farkları orijinal cihaz profilinden ve karakteristik tanımlı hedef cihazdan  renk-karşılaştırma tablosu yaparak ayarlayan sistemdir.

Renk yönetimi kurulumunda dikkat edilecek noktalar

Renk yönetiminin başarısı öncelikle onun tam olarak çalışmasından ve kontrolünden kaynaklanır. “Renklere bakma” da epey fazla sayıda faktör önemlidir,  font yada resim gibi bir “şekil” e bakmaktan farklıdır.  Örneğin, sizde buna benzer bir tecrübe yaşamışsınızdır;  butikten rengi hoşunuza giderek aldığınız bir elbise, evinize geldiğinizde butikte gördüğünüz renk tonundan tamamen farklı renk tonuyla karşılaşırsınız. Bunun nedeni renklere bakılan butik ortamıyla ev ortamının (ortamın ışıklandırılması) birbirinden farklı olmasıdır. Eğer aynı şey müşteriler, tasarımcılar, plaka-yapımcıları ve yazıcılar arasında olsaydı, her birinde meydana gelecek olan renk empresyonu farkı nedeniyle “renk provaları” defalarca tekrarlanacaktı. Bu durumda tüm renk yönetiminin uygulanabilir seviyede olmadığı söylenecekti.

Renk yönetimi kurulumuyla ilgili dikkat edilmesi gereken noktalarda vardır. Bunların önemli olanları burada açıklanacaktır.

Renklere bakma ortamının hazırlanması

Renk yönetim sistemi kurulumunda en önemli faktör renklere bakma ortamıdır.  Renklere bakma ortamında, iki önemli faktör grubu vardır (seçme, gözleme, iç mekan ışığı ve monitor şartlarını ayarlama)

İç mekan ışığına dikkat etme

Renk yönetim sistemi kurulumunda ilk adım ışıktır.  Artwork’lar, monitor görüntü sonuçları ve baskı sonuçlarında renklere kesin olarak bakmada iç mekan ışığı önemlidir. Kapalı ortama da bir miktar dikkat edilmelidir (yani, çalışma akışının tamamı son kalite onayı alınana kadar aynı yerde yapılmalıdır). Renklere bakmada birleştirilmiş bir ortam  (ideal ortam) hazırlama  bize bölünmüş çalışmaların (müşteri, tasarımcı,  plaka-yapımcı ve yazıcı ile farklı zaman ve yarlarda yapılan çalışma) renk tonlarının aynı empresyonuna sahip olmayı sağlar ve DTP ile renkli veri değişimini çok uzaklardan bile yapılmasını sağlar.

İdeal iç mekan ışık ortamı bir çok renk standartlarının olduğu ortamdır. İdeal ortam renklere güneş ışığında bakmaktır.  Bununla beraber,  güneş ışığında; hava durumu, zaman dilimi, yön, mevsim ve mevki’deki değişiklikler önemlidir.  Bu nedenle,  normal ışık ortamı endüstriyel standartlarla sağlanır.  Işık şartlarının “D50”  olması baskı için en uygundur. Bu  nedenle ortamı “D50” ışık kaynağı şartlarına mümkün olduğunca yaklaştırmak önemlidir. Bu maçla, aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir.

Işıtma için ışık kaynağı seçme

Bakmak için (fotografik artwork’a  veya bir baskı sonucuna) kullanacağınız odanın içini “D50” ışık kaynağı olarak “renk değerlendirme floresan lambası” olarak adlandırılan floresan lambayla aydınlatın. Çeşitli tiplerde üretilen  aynı standartlarda renk değerlendirme floresan lambaları vardır. Örneğin, “renk değerlendirme N-EDI. Renk rendering indeksi AAA” floresan lambası oldukça iyidir.

Özel bir yapımcı tarafından sadece artwork’ları ( fotografik artwork’ları veya baskı sonuçlarını) ışıklandırmak için  bir cihaz satışa sunulmuştur. “color viever” (Renk göstericisi) olarak adlandırılan ve son zamanlarda birkaç yüz Euro civarında satılan bu cihazında kurulumu göz önünde bulundurulabilir.

İç mekan ışığının parlaklığına dikkat etme

İç mekan ışığı hazırlandığında, “D50” ışık kaynağı sadece artwork’lara ( fotografik artwork’lar veya baskı sonuçlarına) odaklanmalı ve çevresi  “karanlık oda” şartlarına getirilmelidir.  Bunun nedeni,  karanlık odada çevreden yansıyabilecek ışığın  tamamen kesilmesidir. Bununla birlikte, karanlık odada çalışma zor olduğundan, iç mekan ışığı mümkün olduğunca karanlık hale getirilmelidir.  Örneğin, bir kaç tane floresan lamba kurulmuşsa, bunların sayısını azaltma iyi bir yol olabilir.  Eğer mümkün olursa floresan lambayı louver ile birlikte ayarlama monitordaki  yansımayı azaltacaktır.

İç mekan mobilyası, duvarlar ve çalışanların elbiselerine dikkat etme

İç mekan ışığı parlaklıkta ayarlanmasına rağmen, eğer çevrede ışığı kuvvetli şekilde yansıtan mobilya veya duvarlar (parlak renklerdeki) varsa, veya pencereden ışık geliyorsa, bu ışıklar bakmayı düşündüğünüz renkle karışacaktır ve rengin gerçek tonunu gözlemeyi imkansızlaştıracaktır. Bu tür durumlarda, mobilya koyu renkle kapatılabilir ve gelen ışığı kesmek için perde çekilebilir. Dahası, renklere bakan kişinin elbiselerinin rengide etkili olabilir.  Örneğin, kızıllaşan monitordaki bir ışık gözlemleyicinin elbiselerine yansır  ve tekrar monitora döner. Buda bazen renkte önemli değişikliklere neden olur. Eğer hassaslık sizin için önemliyse,  elbiselerin rengine bile dikkat etmelisiniz. Bu kadar sıkılık içinde çalışmak, gerekli olsun yada olmasın çoğu zaman sıkıcıdır, bu nedenle duruma göre hareket edilmelidir.

Işıma Şartlarının uygun olup olmadığını nasıl kontrol edeceğiz?

“D50” yerine floresan lamba kullandıktan sonra, ortamın uygun olup olmadığı kontrol edilmelidir. Bu amaçla, monitor yüzeyi üzerindeki renk sıcaklığını ölçmek için bir yol vardır veya artwork’a bakılacak olan yerde  profesyonel fotoğrafçıların kullandığı ve pahalı olan “color temperature meter”  (renk sıcaklığı ölçen cihaz) kullanılmalıdır. “D50” ortamı için 4900 ile 5100 K aralığı iyidir. Bununla birlikte eğer pahalı olan “color temperature meter”  alınamıyorsa, DTP cihazları üreticileri, büyük fotoğrafçılık materyalleri satıcıları veya tasarımcı materyalleri satıcıları  vb tarafından sunulan ve kullanımı kolay olan “ışık kaynağı renk rendering özellikleri kartı”  kullanılabilir. Bu kart renk sıcaklıklarının her bir standart numarası için yapılmıştır. Örneğin, GATF tarafından üretilen RHEM ışık indikatörü standart içindeki birbirini takip eden renk yamalarını eşit olarak gösterir, birbirini takip eden yamalardaki renk tonu değişiklikleri standart dışıdır.

 

Monitör Seçimi

Monitor seçimi

Renk yönetim sisteminde monitor önemli bir cihazdır. Son baskıya kadar monitor tarafından gösterilen renk tonları  ideal olarak muhafaza edilmelidir. Bununla birlikte, en uygun monitoru seçme, monitorun gözlenme ortamı ve ayarı, monitorda  görünüm ve renkleri hassa olarak gözleme için çok önemlidir. Renk yönetimi sistemi kurulumunda, hassas monitor ayarı renk yönetimi fonksiyondan bile daha önemlidir desek abartmış olmayız.

Monitor seçimi şartları

Monitor cihazı seçim zamanlarında, gösterilebilen renk sayısı (16.777 bin renk) ve bunların stabilitesi önemli noktalardır. Son zamanlarda popüler olan LCD monitorlar, ColorEdge gibi son kalibrasyonlu monitorlar renk yönetiminde kullanılmak üzere tavsiye edilmektedir.

Az önce bahsedilen LCD monitor  tam gama eğri ölçümünde  düzgün bir eğri oluşturmaz ve renklerde kısmi atlama gösterir, fakat ColorEdge 10 bit işlemli iç renk sinyaliyle CRT monitora en akın performansa sahiptir. Dahada ötesi, LCD panellerindeki olabilecek farklılıklara karşı her biri fabrikada  cihazlarla ayrı ayrı ölçülüp, ayarlandığını gösteren sertifika kağıdı ile satışa sunulmuştur.

Renk yönetiminde en uygun monitor  için yaklaşık 5 bin Euro ile birde kalibratör  gereklidir.  Fakat bunun yerine yaklaşık yarı fiyatına Eye-One (kalibratör) içeren ColorNavigator ile ColorEdge size en iyi monitor ortamını sağlar.

Monitor gözleme ortamı

Monitor hazır olduktan sonra şimdide gelin monitor gözleme ortamını hazırlayalım. Monitorun cam yüzeyindeki iç mekan ışığı karışımı kontrastta önemli değişikliklere neden olur. Eğer karanlık oda şartları  yoksa, iç mekan ışığından korunabilmek için  “shading hood” kullanımını tavsiye ederiz. Bu nesne piyasada vardır. Ama ışığı az yansıtan siyah bir tahtayla kendinizde yapabilirsiniz. Bunu kendiniz yaparken, önden arkaya 30 cm olmasına ve renkli veri kullanımı dışında kolayca çıkarılabilir olmasına  dikkat ediniz. Bu fikirler üzerinde düşünmeye değer. ColorEdge size katı ve metalik olan  harici başlığı opsiyon olarak sunmaktadır.

Monitor ayarı

Son olarak, monitor üzerinde renklerin tam olarak görünümü için ayarlama, yada diğer bir ifadeyle kalibrasyon gereklidir. Monitor kalibrasyonu 3 ana yolla yapılabilir. Birincisi; kalibratör denilen bir donamım ve haricen yazılımı kullanılarak. Bu yolla en uygun ayarlamalar ve kontrol yapılabilmektedir, fakat bunun için birkaç bin Euro’nun üzerinde maliyeti olan mekanik cihaz ve  materyal gereklidir. Diğer yol ise Adobe Photoshop ile Apple ColorSync veya monitor ayar yazılımı (Adobe gamma) kullanmaktır. Eğer baskılar ve dijital veriler eldeyse,  Adobe gamma monitor üzerinde görünen görüntüde oldukça hassas renk ayarlaması  yapmanızı sağlar(Not : Adobe gamma OS X’te kullanılmaz.).Bu yol göreli olarak kolaydır. Bununla basit profilde yapabilirsiniz.

Üçüncü yol ise monitor içerisindeki ayarlama fonksiyonlarını kullanmaktır. Bu yolla çok hassas monitor ayarları yapabilirsiniz fakat profil yapamazsınız.

Ortamın bu şekilde a hazırlanması hassas renk yönetiminin gerçekleştirilmesinde çok önemlidir. Renk verisini, yani renk bilgisini değiştirirken, eğer ortam bazı yerlerde tam değilse, imaj verisini alma çabası doğru şekilde onaylanmayabilir. Şu anda, daha az yatırımla ve daha basit yolla belirli bir seviyede çalışan Eye-One’lı ColorEdge kullanımı size tavsiye edilir.

Profil mak için fotografik tablonun doğal  bozunumu (degradation) dikkat etme

Profilin kalitesi renk yönetiminin kalitesini belirler.  En önemli nokta mevcut cihazın karakteristikleriyle profilde tanımlanan karakteristiklerin tam olarak olarak karşılık gelmesidir. Bununla beraber, her bir cihazın  ve materyallerin karakteristikleri her zaman şartların ayarlarına ve geçen zaman göre değişir. Profillerin değişimleri sağlayacak şekilde güncellenmesi ve çalışması önemlidir. Renkli tarayıcı profilinin kontrolüne dikkat edilmesini gerektirir. Özellikle renkli tarayıcı için,  profil yapımından kalibrasyon için olan örneğin IT8 fotografik tablo kullanılır. Zaman geçtikçe cihaz değişirken, fotografik tabloda depolama durumuna göre (sıcaklık, nem ve depolama alanın çevresindeki ışık miktarı) bozunmalar oluşur. Bozunma fotografik tablonun kendisinin rengiyle renki tanımlayan ölçüm versi arasında farklılıklara neden olur. Bunun sonucunda da tam bir ölçüm yapmak imkansız olur. Ayrıca eğer zamanla renkli tarayıcının kendisinde de değişiklikler olursa, profilin hassaslığı büyük oranda azalır.

Görüldüğü gibi, kalibrasyon için fotografik tablo gibi ek cihaz gerekirse, cihazın zamanla değişeceğine dikkat edilmelidir. Bu nedenle yeni tabloların ve karşılaştırma verilerinin set olarak düzenli olarak satın alınması ve profillerin düzenli olarak güncellenmesi tavsiye edilir.

Monitor profillerini düzenli olarak güncelleme

Monitor, şartların ayarlanmasına bağlı olarak ve zamanla değişen özelliklere sahip olan bir cihazdır. Renk yönetimi ortamında monitor profili en önemli veridir.   Profiller ortam şartları her nezaman değişirse, güncellenmelidir. Profillerin ayda bir güncellenmesi uygundur. Ayrıca,  eğer monitorun kontrastı veya parlaklığının ayarı değiştirilirse, profilinde güncellenmesi unutulmamalıdır.

Monitor profilleri  her zaman için monitor açıldıktan 30 dakika sonra yapılmalıdır. Çünkü monitorun karakteristikleri açıldıktan hemen sonra istikrarsızdır. Aksi halde, profile hassas kompozisyon yazılamayabilir.

Renkli yazıcı için kağıt veya mürekkebi değiştirirken profilide değiştirin

Eğer renk yönetimi hazırlanmış ve hassas şartlarda (renkli yazıcının hasas profilinin elde edildiği şartlar) muhafaza ediliyorsa, pahalı olmayan bir renkli yazıcı  (renkli inkjet veya benzeri) ile basit renkli provalar almak mümkündür.  Bununla birlikte, dikkat edilmesi gereken bir nokta var ki, eğer mürekkep seti yapımcı tarafından belirlenmemiş  bir diğeriyle değiştirilmişse veya kağıt değiştirilmişse, profil kompozisyonu ile çıktı sonuu arasında bir boşluk kaçınılmaz olur. Lütfen kullanılan kağıt ve mürekkep için uygun profili hazırlamayı unutmayın.

Baskı profili hakkında plaka-yapımcısı ve yazıcı ile uzlaşma

Eğer son baskı makinesinin karekteristikleri, fotografik baskı kağıt çıktısı ve film çıktısı profil olarak elde edilebiliyorsa ve bu profil imaj yakalama aşamalarında ve layout yapımında kullanılabiliyorsa, renk tonunun onaylanması erken aşamada mümkündür. Bununla birlikte, hazırlayanlar çıktı ihazının karakteristiklerini son aşamada profil olarak elde etmeyi umuyorlarsa, bu profilleri kendi kendilerine Eye-One gibi cihaz ve materyalle yapabilirler. Eğer yapamıyorlarsa,  bir plaka-yapımcıya veya baskı şirketine yaptırmaları tavsiye edilir. Plaka-yapımcı veya baskı şirketi  her zaman artwork verilerini ve kullanılan profili (bir tarayıcı veya bir yazıcı ve bir imaj oluşturucu) almalıdır. Böylece CMYK verisinin yarıton çoğaltımını, zamandan tasarruf için son veri olarak mürekkep karakteristiğini ve renkli prova çalışmasını sürdürebilirler. Sadece bu akıştan sonr, renk yönetimi son baskı aşamasında kullanılabilir.

Bununla beraber, oluşturucunun son  bitişin kalite garantisini vermesinde, veya bir plaka-yapımcısının  ve bir yzıcının son bitişi her defasında kontrolünde  hala zorluklar vardır. Bu nedenle, en iyi öneri; profil ve renkli veri bilgisi değişikliği  sürekli uzlaşı içinde olmalıdır.

Sağlık ve Güvenlik

LCD monitorlar elektromanyetik dalgalar yaymazlar. Bu nedenle, sağlık açısından uzun zamanlı tasarım işleri için mükemmeldirler. ColorEdge fazladan olarak gereksiz olarak yansıyan ışığı kesen harici başlık opsiyonuna sahiptir. Ayrıca, baskı tasarım odasında eğer  5000k floresan lamba, sırtınızı düzgün şekilde destekleyen ofis sandalyesi, ayaklık vs hazırlanabilirse, sağlıkla ilgili kaygılarınız karşılanmış olur.

 
 

post thumbnail

Ev yapımı Light Box

EV YAPIMI LIGHT BOX

Genellikle still-life tarzı ya da close-up fotoğraflar çekmekten hoşlanıyorsanız. Light box kullanmak çok daha iyi sonuçlar verecektir. Fakat Light boxlar pahalı olduğu için, evinizde sizin de kolaylıkla hazırlayabileceğiniz bir light box yapabilirsiniz. Light box ile ışığın daha yumuşak ve dengeli bir biçimde objeye/objelere çarpmasını sağlayabilirsiniz. Ayrıca obje/objeler için çok farklı fonlar da yaratabilirsiniz. Sanırım aşağıdaki fotoğraf, ev yapımı light box için çok daha açıklayıcı bir örnek olacak.

Ev Yapımı Light Box

DİYAFRAM VE ENSTANTANE
Diyafram ayarı objektif içerisindeki diyaframın veya iris’in hangi dereceye kadar açık kalacağının belirlenmesidir. Objektifler en fazla düzeyde ışık toplayabailmek için dizayn edilmişlerdir. Diyafram gözümüzdeki iris gibidir; güçlü ya da parlak ışık altında kısılır, az ışık altında ise genişler. Objektif içinden gelen ışığın bir kısmının engellemek için diyafram kapatılabilir veya durdurulabilir. Diyafram ayarı ile aynı zamanda bir portre veya macro fotoğraflardaki alan derinliğini de değiştirebiliriz.

Ev yapımı Light Box

Macro’larda Alan Derinliği ve Diyafram Ayarı
MODE: M-Manuel Mode Alan derinliği macro’larda çok büyük önem taşımaktadır. Bir objeyi macro olarak fotoğrafını çekeceğimiz zaman zoom ayarlarını yaptıktan sonra sadece objemizin mi net olacağına yoksa obje ve arka planın mı net olacağına yani alan derinliğine karar vermeliyiz. Bunu diyafram ayarı ile oynayarak yapabiliriz. Büyük diyafram açıklığı(Ör: f:2.8-f:3.0) alan derinliğini azaltır ve objenin net arka planın blur-bulanık çıkmasını, küçük diyafram açıklığı (Ör: f:8.0-f:7.6) alan derinliğini arttırır objenin ve arka planın net çıkmasını sağlar. Burada çok dikkat edilmesi gereken bir yer daha vardır ki o da enstantane hızıdır. Diyafram ayarı ile oynadığımız zaman lens-sensor’e düşecek ışık miktarı da değişeceğinden ona göre enstantaneyi hızlandırmak ya da yavaşlatmak gerekebilir. (Bunu çekmiş olduğum örnek fotoğraflarda çok daha açık olarak görebilirsiniz.) Fakat makinenizde “A” Aperture-Diyafram Öncelikli Mode varsa onu kullanmanızı tavsiye ederim. O zaman siz diyafram ayarını değiştirdiğinizde makine otamatik olarak enstantaneyi değiştirecektir.

Örnek: 1 Burada küçük diyafram açıklığı kullanarak alan derinliğini arttırdım. Böylece hem obje hem de arka plan net olarak kadrajlandı. f:7/6 s:1sec 

Örnek 2
: Burada ise büyük diyafram açıklığı kullanarak alan derinliğini azalttım. Böylece sadece obje net, arka plan blur-bulanık olarak kadrajlandı.

f:3 s:1/4sec

ENSTANTANE (Perde Hızı – Ötrücü – Obturator) Diyafram göz bebeği ise, enstantane göz kapağının açılıp kapanmasıdır. Fotoğraf makinemizin içinde bulunan sensörün veya filmin üzerine düşen ışığın süresini ayarlayan sistem, fotoğrafın ne kadar zaman diliminde çekileceğini de belirler.

Enstantane yaprak adı verilen metalden yapılmış perdedir. Deklanşöre basıldığında seçilen zamana göre perde-enstantane açılır film ya da sensör üzerine ışık üzerine düşer ve perde kapanır. Işık koşullarına ve hareket özelliklerine göre bir fotoğraf ya çok kısa ve ya uzun zaman süresinde çekilebilir. Işığın film üzerine düştüğü süreye “Pozlandırma” adı verilir. Güçlü ışıklarda az, zayıf ışıklarda uzun pozlandırma yapılır. Yine hareketi dondurmak için az, flulaştırmak için uzun pozlandırma söz konusudur. Düşük pozlandırma sürelerinde (özellikle gece manzara fotoğrafı çekimlerinde) perde daha uzun süre açık kalacağı için, fotoğraf makinemiz titreşime karşı aşırı hassasiyet gösterir. Bu gibi durumlarda kesinlikle tripod kullanılmalıdır.

MODE: S (Shutter  Deklanşör Hızı)

Fotoğraf makinesinde bu ayar seçildiğinde, çekim yapmadan önce enstantane ayarını kendimiz yapabiliriz. . Fotoğraf makinesi limitleri dahilinde uygun diyafram ayarını kendisi ayarlayacaktır. Deklanşör  enstantane hızı düşürüldükçe hareketli nesneleri dondurabiliriz. Deklanşör hızını düşürdükçe yani daha hızlı bir çekim modu seçtikçe ışık yeterli olmadığı taktirde, kadraj kararacaktır.

Burada enstantane hızı 1 saniye olarak ayarlandı. Fotoğrafa bir hareket hakim durumda

Burada ise enstantane hızı 1/250 sn olarak ayarlandı. Su damlacıklarında bir uzama gözlenmekte. 

Burada ise, enstantane hızı 1/1000 sn olarak ayarlandı. Su damlacıkları rahatlıkla seçilebiliyor.
Son olarak, burada ise enstantane hızı 1/2000 olarak ayarlandı. Su damlacıkları çok daha net.

Kaynak: http://forum.donanimhaber.com/m_1304283/tm.htm
post thumbnail

Genel Fotoğraf Çekim Teknikleri

Genel Fotoğraf Çekim Teknikleri

-Fotoğraf çekerken öncelikle fotoğraf makinesini iki elimiz ile tutmalıyız. Ayrıca kollarımızın dirseklerimizden vücudumuza yapışık olmasını sağlamalıyız. Deklanşöre basmadan önce derin bir nefes almalıyız. Bunlar fotoğraf makinemizi titretmeden ya da titretmeyi minimuma indirerek fotoğraf çekmemizi sağlayan temel önlemlerdir. Mümkünse bir duvar ve benzeri bir yere yaslanmak suretiyle, duvardan destek alarak da çekimlerimizi gerçekleştirebiliriz.

-Özellikle portre fotoğrafları çekerken, arka planın sade olmasına özen göstermeliyiz. Böylece hem konuyu ön plana çıkartmış, hem de fotoğraf makinemizin doğru yere odaklanmasında büyük kolaylık sağlamış oluruz. Arka planda kadraj içerisine giren, ilgi odağının dağılmasını sağlayan objeler varsa ve başka bir şekilde kadrajlamamız mümkün değilse, bu sefer de net alan derinliğini kısarak (diyaframı açarak f:2,8 ya da f:4 gibi) çok daha etkileyici fotoğraflar çekebiliriz.

-Bazı fotoğrafların göze çarpan ve onları çarpıcı kılan yanları vardır. Bu sebeplerden biri de fotoğraftaki güçlü kompozisyondur. Fotoğraftaki kompozisyonun basit tanımını; Kadraj içerisindeki objeleri, göze hoş şekilde seçmek ve düzenlemek şeklinde yapabiliriz. Öyleki bazı anlarda fotoğraf makinemizin küçük hareketleriyle çok değişik kompozisyonlar yakalayabiliriz.

Genel olarak çoğumuzun, fotoğraf çekerken yaptığı bir hataya değinmek istiyorum, o da konuyu kadrajın tam ortasına yerleştirmektir. Bu şekilde çekilen fotoğraflar daha az hareketli ve çok daha az dikkat çekici olurlar. Bunun önüne geçmek için, çekeceğimiz kareyi aklımızdan yatay ve dikey olarak üç eşit parçaya bölelim. Bu çizgilerin kesiştiği noktalar iyi bir kompozisyonda ilgi merkezinin yerleşeceği en doğru dört noktayı gösterir. Bu noktalra fotoğrafçılıkta dört altın nokta denir. Manzara fotoğrafları çekerken de ufuk çizgisinin bu çizgilere paralel ve kadrajın üçte birini dolduracak şekilde yerleştirmeliyiz. Ufuk çizgisinde oluşacak eğrilik kesinlike istenmeyen bir durumdur.


1.1.Iso-Asa Ayarı
Şimdi de ISO – ASA ayarları hakkında biraz bilgi vermeye çalışayım;
ISO: fotoğraf filmlerinde, ışığa duyarlılık derecesini belirleyen standart ölçüm sistemidir. Kullanımından örnekler verecek olursak:

-Uzun pozlama yapmayacağımız ve alan derinliğini kaybetmek istemediğin zaman ISO ayarlarını yükseltebiliriz.

-Akşam üzeri az ışık altında dışarıda çekim yapmak istiyoruz, 1/125 enstantanenin altına da inmek istemiyoruz, çünkü titreşime karşı hassasiyet artabilir. Bu sebeple enstantaneyi 1/125 ayarlayıp diyaframı sonuna kada açıyoruz (f:2,8 f:3,7 gibi) ve ISO’yu 50 olarak ayarlıyoruz. Fakat sonuç bize karanlık geliyor, o zaman aynı enstantane ve diyafram ayarıyla ISO’yu 200′e getirip çok daha iyi sonuç alabiliyoruz. (Verdiğim değerler ortam şartlarına göre değişiklik gösterebilir)

-Yine dışarıdayız ve öğle vakti 50 ISO ile bir kuş fotoğrafı çekeceğiz, diyafram f:4 ya da f:5 enstantane ise 1/1000. Çekimiş olduğumuz fotoğrafa baktığımızda kuşun net, hareketli kanatlarının ise flu/blur olduğunu görüp enstantaneyi 1/2000′e çıkartmak istiyoruz ama ışık yeterli değil, işte o zaman ISO’yu 400 olarak ayarlayıp enstantaneyi 1/2000′e çıkartabiliriz ve istediğimiz sonuca ulaşmış oluruz.

ISO ayarlarını yükseltmenin avantajları olduğu gibi dez avantajları da vardır. ISO yükseldikçe grain ya da noise (fotoğrafta kirlilik/kumlanma) da artar, bunun sebebi CCDye fazla voltaj giderek CCDnin ısınmasıdır. Gece yapılan çekimlerde düşük iso ve kısık diyafram kullanılır, bunlar detayları ortaya çıkartmak için gereklidir. Fakat bu esnada hızlı enstantane ayarından ziyade düşük enstantane ayarı ve kesinlikle tripod+self timer kullanmak gerekir.

Kar Fotoğrafları
Kar fotoğrafları çekerken en çok pozlama konusuna dikkat edilmesi gerekir. Makinelerin ışık ölçerleri %100 beyaz üzerinden değil de %18 gri üzerinden ışık ölçerler. Bu sebeple makinein otomatik poz değerleriyle bir kare çekildiğinde, kar genellikle gri ya da açık mavi (griye yakın) çıkabilir. Karın beyaz çıkmasını sağlmak için en az bir ya da iki stop fazla pozlamak gerekir.

1 ila 1.5 stop fazla pozlarsak, kar üzerindeki detaylar da alınır. Ancak gölgeler ve koyu nesneler üzerindeki detaylar kaybedilir.

2 stopluk ilave pozlama tam anlamıyla beyaz , ancak detaysız bir kar görüntüsü verir. Bu defa da koyu alanlardan daha fazla detay alınır.

Kar için yapılacak manuel beyaz ayarı ise; normalde Kodak’ın %18′lik gri renk kartı üzerinen yapılır. Fakat yanımızda bu kart yoksa  elimizin üst kısımından alacağımız değer bizi doğru sonuçlara götürür. Elimizden değer alırken, elimizin kadrajı tam anlamıyla doldurmasına ve elimzin üzerine kendi gölgemizin düşmemesine de dikkat etmeliyiz.

Kar üzerindeki bir yaprağı ya da çiçeği çekerken de spot ölçüm yapmakta fayda vardır. Lapa lapa yağan kar için de flash kullanmak yağan kar tanelerini arka plandan ayırıp keskin çizgiler ile net bir şekilde yakalamamızı sağlar. Tipi şekline yağan kar için düşük enstantane ve flash ile çok farklı etkiler yaratabiliriz

Kaynak: http://forum.donanimhaber.com/m_1304283/tm.htm

post thumbnail

Grafik Tasarımcı Eğitimi

Reklâm sektörünün önemli beklentilerinden biri yetişmiş, hem de iyi yetişmiş piyasa elemanıdır. Bu elemanların eğitim öncesi seçimlerine bakıldığında ciddi bir sorun görülür. Daha orta öğretim kurumlarındayken “Ben grafik tasarımcı olacağım” diye önceden hedefini belirleyip üniversiteye gelen bilinçli ve istekli öğrenci sayısı çok azdır. Ne yazık gereken puanı tutturamayıp, istediği fakülteye giremeyen, yetenek sınavı dönemlerinde yoğunlaştırılmış desen kurslarından geçtiksen sonra şansını denemeye kalkan öğrenci sayısı çok daha fazladır. Bu öğrencileri sınava alan kurumlar, yaptırdıkları desen ya da renkli çalışmayla sadece, gördüğünü algılamayı ve onu doğru yansıtmayı değerlendirip seçim yapmaya kalkarsa; kendini doğru ifade eden, özgür düşünen, yaratıcı, problemi anlayan-çözen, tahlil ve sentez yapma yeteneğine sahip olmak.

Sürekli değişen, gelişen, yenilenen dünyamızda grafik tasarım eğitimi veren kurumlar ile eğitici kadrolar ne kadar kendilerini yenileyebiliyorlar? Bu kurumlar, insan kaynakları, finanssal kaynaklar, fiziksel kaynaklar ve bilgi kaynakları yönünden yeterli mi? Yöneticiler rasyonel çözümler üretebiliyor mu? Çözüm üretilemiyorsa yönetilenler ne yapıyor? Seyirci mi kalıyor yoksa sorumluluk duyup gücü oranında gayret mi gösteriyor?

Mevcut müfredat programlarının günümüz koşullarına uyup uymadığına, gereksinmeleri karşılayıp karşılamadığına bakmak gerekir. Geleneksel eğitim anlayışları yerine, çağdaş, akılcı, özgür, araştırmacı, denemeye ve sorgulamaya yatkın anlayışların yer aldığı programlara ve bunların uygulayıcılarına yer verilmelidir. Eğitim kurumlarında; yakından tanıma ve kullanma zahmetine katlanamadıkları teknolojilerin, yaratıcılığı engellediği düşüncesine sahip, öğrencilere salt beceri eğitimi veren, sadece kendi görüş ve anlayışlarını dayatmaya kalkışan eğiticiler hâlâ varsa işimiz zordur. Eğer araştırmaya, denemeye ve sorgulamaya yönelik akılcı iletişim problemleri yerine, hayali projelerle zaman geçiriliyorsa bu sefer de kaynaklar boşa harcanıyordur.

Grafik tasarım eğitimi veren kurumlar, piyasayla çok yönlü bir işbirliği içinde olmalıdır. Bu işbirliği, karşılıklı görüşme, tartışma ve çözüm önerileri getirmeden öteye, bir dayanışma ve yardımlaşma olgusu yaratabilmelidir. Reklam ajansları, eğitim kurumlarını kendileri için iyi yetiştirilmiş, nitelikli piyasa elemanı üreten fabrikalar olarak görmemelidirler. Bu kurumların sorunlarına sahip çıkarlarsa, kendileri için yararlı olacak elemanın niteliğinin o ölçüde artacağını unutmamalıdırlar. Eğitim kurumlarına devletin katkısı ortadadır. Bunun yeterli olmadığı da bir gerçektir. Grafik eğitimi için iyi bir alt yapının gerekliliği herkesçe bilinmektedir. Eğer doğru teknolojilerle iyi donatılmış kurumlar artarsa, reklam sektörünün iyi bilen, … Kullanabilen grafik tasarımcı aranıyor diye verdikleri ilanlara daha az rastlanacaktır.
Eğitim kurumlarının, kendi kabukları içinde, gelişmelerden habersiz bir devinimle kalmayıp, dışarıya açılmaları gerekir. Özellikle programlarında yer verdikleri konular, öğrenciyi hayata hazırlayıcı, gerçek iletişim projeleri olmalıdır. Gerektiğinde ajanslar ile ortak proje çalışmalarına girebilmeli, kuruma katkısı olacak sponsorlarla çalışabilmelidir. Ve en önemlisi bu kurumlar, uzun ajans deneyimine sahip, alanında özgün ürünler yaratmış, gelişmeleri, çağdaş yaklaşımları takip eden, gençlerin geleceğe hazırlanmasında önemli katkıları olabilecek tasarımcıların, ajans sahiplerinin, deneyimlerinden yararlanmalıdır. (Bazı üniversiteler bu uygulamayı başarıyla sürdürmektedir.) Ayrıca öğrencilerin “İnsan Psikolojisi, Felsefe, Sosyoloji, İletişim, Pazarlama, İşletme Yönetimi, Ekonomi” gibi konularda bilgi birikimine sahip olmaları sağlanmalıdır.

Grafik tasarım eğitimi almak için üniversiteye gelen öğrencilerin iyi yetişmesi, geldikleri kurumun olanakları, eğitimcilerin çabaları yanında biraz da kendi sorumluluklarına bağlıdır. Geleceğini kurma aşamasında olan bu gençlerin, önce kendilerine, ailelerine ve ülkelerine karşı sorumlulukları olduğunu bilmeleri gerekir. Her öğrenci, isterse dört yıllık süreyi iyi değerlendirerek, alanında gerekli bilgi ve becerilere sahip, kendine güvenen bir tasarımcı olarak hayata atılabilir. Önceliklerini iyi saptamaz, zamanı ve olanakları doğru kullanmazsa, öğrenmek için gerekli çabayı göstermezse, üretici değil, sürekli tüketici kalmaya ve ne yazık diplomalı bir işsiz olmaya mahkumdur. Öğrencinin, sadece kendi alanına yönelik disiplinlerle donanması yetmez, yaratıcılığını olumlu yönde etkileyecek müzik, edebiyat, felsefe gibi alanlara da ilgi duyması gerekir. Etkili mesajlar yaratabilmek, Reklam sektörü, grafik tasarımcı adayları için ikinci bir okuldur. Geleceği şekillendirecek bu gençlere, sektörün düzenli staj olanağı vermesi, burs ve benzeri katkılarda bulunması önemli bir gereksinmedir. Öğrencinin ise piyasa sorunlarını kavraması ve hayata hazırlanması için staj sürecini verimli geçirmesi gerekir. Bu süreç, vakit öldürmek ya da formları doldurtmak için harcanmamalıdır. Öğrenci, bir tasarım ürününü her kademesinde dikkatle izlemeli, ajans çalışanlarının sorumluluklarını iyi gözlemelidir. Gerektiğinde sorunları paylaşmalı ve katkıda bulunmalıdır. Ajans yöneticilerinin ise çalışma ilkelerini önceden söylemesinde, bilgilendirme yapmasında yarar vardır. Belirsizlik, bilgisizlik ve ilgisizlik, disiplinli çalışma alışkanlığını daha başından yok eder. Bu da verimsizliğe neden olur.

Her meslekte olduğu gibi, grafik tasarımcının da başarısı, kendini iyi yetiştirmesine, yaptığı işi sevmesine bağlıdır. Tasarımcı, gelişmesini, ilerlemesini sağlayan kaynakları kurutmamalıdır. Üzerinde yaşanılan dünya, estetik değerlere sahip, yaratıcı, sorun çözücü tasarımcıların katkılarıyla daha güzel görselliklere sahip, daha yaşanılır olacaktır. Bu konuda herkese görev düşmektedir.

*Erzurum Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dergisi, 2000, Sayı: 2, Sayfa: 7 – 9.

post thumbnail

Logo ve Amblem

Logotype ve Amblem – Evrensel Anlatımın En Kısa Yolu

Logo (Logotype) ticaretin başladığı yıllardan beri ürünleri, kuruluşları ya da hizmetleri birbirinden ayırt etmeyi sağlayan bir ya da birkaç tipografik karakterden meydana gelen bir nevi işaretlemedir. Amblem ise tipografik karakterlerin henüz bilinmediği zamanlarda kullanılmaya başlanan ve günümüzde okuması yazması olmayan insanları göz önünde bulundurarak hala kullanılmaya devam edilen daha çok sembollerle yapılan işaretlemedir. Bu iki kavram sık sık birbirine karıştırılmak ile birlikte her iki kavramında beraber kullanıldığı durumlarda artık ismi logo olarak adlandırılır. Hatta Simge ve Ticari Marka kavramlarının da logo ve amblem ile birlikte karıştırıldığı da ayrı bir gerçektir. Onlara da başka bir yazımda (özellikle simge) geniş yer vereceğim.

Kurumsal Kimliğin temelini oluşturan amblem ya da logonun günümüzde kullanım şekilleriyle ilgili birçok örneği ve birçok stili bulunmaktadır. Bu yazıda logo ve amblem tekniklerinden, çeşitliliğinden bahsedeceğim, tabi bunu yaparken kimseyi sıkmamak için az laf bol örnek ilkesine sıkı sıkı sadık kalacağım. Ne de olsa tasarımcının gözü çenesinden daha çok çalışır .

1.1.Amblem
Amblem, çizgi ve resimle yapılan işaretlerdir ya da daha geniş tanımıyla “Ürün ya da hizmet üreten kuruluşlara kimlik kazandıran, sözcük özelliği göstermeyen; soyut ya da nesnel görüntülerle ya da harflerle oluşturulan simgelerdir”.

1.1.1.Amblem Çeşitleri

Harflerden Oluşan Amblemler: Eğer tek harften oluşan bir amblem söz konusuysa o zaman o harfin farklı olması kaçınılmazdır. Amaç farklılık olduğunda tasarımcı yeni bir harf formu arayacaktır. Birden fazla harften oluşan amblemlerde ise en önemli özellik dengeli kullanımları ve yine farklı olmalarıdır. Biçimleriyle

Firma Hakkında Bilgi Veren Amblemler: Bu tür amblemlerde sembollerden yararlanılır. Kimi sembollerin yüklendiği anlamlar vardır. Bu anlamlar çoğu sektör tarafından kendilerine mal edilmiştir. Dolayısıyle bir firmaya ait amblem tasarımı yapılırken firmanın ait olduğu sektöre özgü sembollerden yararlanılır. Örneğin Baykuş akıl, bilim bilgelik demektir ve eğitim kurumlarınca kullanılır. Bir de firmaların isimlerinden yola çıkılarak sembolik amblemler tasarlanır ki buna da örnek vermek istersek Pelikan markasının ambleminin Pelikan kuşu olmasını söyleyebiliriz.

Harf ve Resimsel Biçimlerin Bir Arada Kullanıldığı Amblemler: Formlarını harflerden alan ve firma hakkında imaj veren biçimlerden oluşan amblemlerin kombinasyonlarıdır. Bu tür amblemler, firma hakkında bir imaj verirken firma adının baş harfi ile de diğer firmalardan ayrılmasını kolaylaştırır ve akılda kalma yüzdesini artırır.

1.2.Logo (Logotype) Logo, bir ürünün, firmanın ya da hizmetin isminin, harf ve resimsel öğeler kullanılarak sembolleştirilmesidir. Amblemden farklı olarak ayırt edici özellikler yanında firmanın ismini de yansıtır. Logo yaratmak için kullanılan fontlar yeni tasarlandığı gibi mevcut fontlarda olabilirler. Logo yaratmak için belli başlı bazı kurallar işin uzmanları tarafından şöyle sıralanırlar.

  • Sade, kolay anlaşılır, hatırlanması kolay, mümkün olduğunca az sayıda renkten oluşmalıdır. Her çeşit baskı ve kesim tekniği ile sorunsuz kullanılabilir olmalı, çok küçük ölçülerde ayrıntılar kaybolmamalı, çok büyük ölçülerde dağınık görünmemelidir. Her türlü ölçüde ve yüzeyde okunabilir olmalıdır.
  • Özgün olmalıdır. Başka firma ya da ürünlere ait logolar ile karışıklığa sebep vermemeli, hatta çağrıştırmamalıdır. Kopyalanan ya da esinlenen logolar o ürün ya da firmaya büyük zarar verir.
  • Logo tasarımcıyı değil ürün yada firmayı yansıtmalıdır. IBM logosunun tasarımcısı Paul Rande göre logoyu üreten tasarımcıdır ancak oluşturan firmanın kendisidir. İlgili kuruluşun ya da ürünün özelliklerini yansıtmalıdır. Seçilen ya da tasarlanan font şirketin içeriğine uygun olmalıdır. Ayrıca kurumun kendisini nasıl tanımladığı ve kurumu yansıtan kavramların neler olduğunu bilmek logonun tasarım aşamasında önemli unsurlardır.
  • Logo sadeliğinin yanısıra gerek rengi gerek şekli itibariyle farklı koşullarda görüldüğü zaman bile akılda kalıcı olmalıdır.
  • Farklı bir ülkeye ait ürün ya da firma için logo tasarlanacağı zaman o ülkenin renklere yüklediği anlamlar ve kültürleri hakkında bilgi sahibi olunmalıdır. Özellikle bir simge kullanılacağı zaman simgenin taşıyacağı anlam bakımında bu bilgi çok önemlidir.

1.2.1.Logotype Çeşitleri
Logolar yukarıda da söylendiği gibi bilinen bir fontun kullanımıyla ya da deformasyonuyla oluşturulabileceği gibi yeni bir font tasarımıyla da oluşturulabilir. Bilinen yeni typografik logo tipleri ise örnekleriyle birlikte aşağıdaki gibidir.

San Serif Sitili Logolar: Bu sitilde hazırlanan logolarda amaç basit ama güçlü bir ifade sağlamaktır. Derli toplu, zarif, keskin hatlı ve güç dolu bir görünüşleri vardır. Bu sitil logolar genelde modern tasarımcıyı yansıtır.

Tek Karakterden Oluşan Logolar:

Çoğu yerde logonun tanımı yapılırken en az iki karakter olmasından bahsedilir ama işin aslı tek karakterden de logo olabileceğidir. Tek tipografik karakterden oluşan logolar güçlü, modern karaktere sahip fikirler ve işaretleri temsil eder. Dünya da çok güzel örneklerini bulmak mümkün.

Çok Karakterden Oluşan
Logolar:

Birden fazla tipografik karakterden oluşan bu logoların en sık kullanım şekli 2 karakterden oluşanıdır. Çok klasik bir kullanım şekli olmasına rağmen bazen basit ya da son derece karışık sonuçlara ulaşmak mümkün olabiliyor.

Kombinasyon Tipi Logolar:

Kombinasyon tipi logolar genelde iki ya da daha fazla farklı etkileşimli logo tipinin kullanılmasından oluşurlar. Harflerin parçaları, gölgeler, deforme edilmiş karakterler, el çizimlerinin bilgisayarda bir araya getirilip manipule edilmesinden oluşurlar. Ortaya çıkan logolar genelde enerji doludurlar.

Geleneksel Olmayan
Logolar:

Bu tip logolar genelde bildik karakterlerden yararlanarak alışılmışın dışında logolardır. Büyük harf kullanımı, tekrardan kaçınma yeni güçlü bir tarzı oluşturur. Sanki eski tarz ile yeni tarzın bütünü gibidir. Ya da başka bir deyişle geçmişi kullarak geleceği tasarlamak da denilebilir.

Yeni Tipografik Formlar:
Bilgisayarların logo tasarımında kullanılması ve yeni fontların da hızla gelişiminden sonra tasarımcılara birçok imkan sağlanmış oldu. Yaratmak, bozmak, bükmek, deforme etmek, eğmek gibi sonsuz seçenek tasarımcıların elinde olunca ortaya da mevcut fontların üzerinde oynanarak elde edilen yeni logo formları çıktı.

Kaligrafik Logolar:
El yazısı, el çizimi ve süslü çizgiler kullanarak yaratılan logolar. Klasik bir yöntem olarak görünmesine rağmen çok modern ve etkileyici sonuçlar doğurabilen bu yönteme ait şu örneklere göz atmak yeterli olacaktır.

Rebus – Karmaşık Formdaki Logolar:
Kelimeler, objeler ve sembollerin biraraya gelmesinden oluşan karmaşık yapıdaki logolar genelde anlaşılması güç logolardır. Ama hayal gücünün son noktasına doğru da harika birer yolculuktur da…

Numaralardan Oluşan Logolar:
Sadece rakamlardan ya da hem rakamlarda hem de harflerden oluşan logolardır. Bu numaralar farklı formlarda kullanılabileceği gibi genelde ölçü, mesafe, uzaklık gibi rakamsal değerleri olan anlatımlar için de kullanılabilir.

Katmanlı, Gölgeli, Merkezi Olmayan Logolar:
Farklı formlar yaratmak isteyenlerin tercih ettiği belli bir merkezi bulunmayan, biraz sıradışı, katmanların (arkaplan kullanımı), gölgelemelerin kullanıldığı logolar. Bu şekilde hem derinlik hem de algı farklılığı sağlanan, taze ve hareketli logo yaratmak isteyenlerin logo tipi…

Çatlak, Kırılgan ve Agresif Logolar:
Tipografik karakterlerin ya da kullanılan sembollerin deforme edilerek, kırılarak, çizilerek, bükülerek oluşturulduğu logo tipi.  Anlatılmak istenene, bu tür hareketler vererek farklılık yaratmak isteyenlerin kullandığı bu logo tipine çok farklı sektörlerde rastlamak mümkün…

post thumbnail

Matbaa Kimyasalları

1.Her Türlü Suda Kullanılan Hazne Suyu

İşlevi:

Hazne Suyu piyasada kullanılan her türlü nemlendirme sistemine uyum sağlayabilen bir katkı maddesidir.

Özellikleri:

Optimal kaplama özeliğinden dolayı baskı kalıbını hızlı temizleme ve az su ile çalışabilme özelliği

Özel bir kalıp koruma sistemi sayesinde, kalıplar uzun bekleme sürelerinde bile oksidasyona uğramazlar

Sudaki sertlik yapıcı maddeler nötralize edilir.

Ayarlanan 4.9  5.3 lük pH değeri sabit tamponlanır

Dengeli bir Mürekkep / Su dengesi ayarlanır

Antimikrobik etkin maddeler, su sistemindeki yosunlaşmayı veya birikmeleri önler.

• Hazne Suyu biyolojik arıtılabilir

Karışım: % 24

2.Hazne Suyuna Katılan Mürekkep Kurutucusu

İşlevi:

Hazne suyu içerisine karıştırılabilen bir yüzey kurutucudur. Baskı daha hızlı kuruyarak tutulabilir hale gelir. Kobalt kurutucu, önce kağıt üzerine etki eder.

Özellikleri:

Sulu baskıda (wet in wet) süratli yüzeysel kuruma

Mürekkebin sürtünme mukavemeti daha da artar

Blanketlerdeki kurumuş mürekkep artıkları azalır

Kağıdın ters yüz baskısı daha süratli gerçekleşir.

Karışım: % 13

Kullanım Şekli:

Hazırlanmış olan hazne suyuna, kullanılan kağıdın cinsine ve gerekli olan kuruma hızlandırıcısının derecesine göre yardımcı madde katılır. Özellikle emiciliği az olan veya olmayan malzemeler için kullanılır. Çok kaygan yüzeylerde, folyo kaşeli kağıtlarda ve etiket baskılarında kullanılır.

3.Hazne Suyu Tanklarındaki Mürekkep ve Yağ Artıklarını Toplama Pedi

İşlevi:

Su itici elyaflardan meydana gelmiştir. Ped formunda olan bu elyaflar sudaki yağı ve mürekkep artıklarını yakalar.

Özellikleri:

Su haznesinde ve sisteminde artık mürekkep atıkları ve yağlar barınamazlar

Suyun içindeki pisliklerden kaynaklanan sorunlar elimine edilmiştir

Temizleme ve önleme fonksiyonları

Kullanım Şekli:

Pedler su sistemi geri dönüşüm tankı içerisine bırakılır. Pedler pislikleri emmeye başlar. Ömrü dolan pedler dibe doğru batarlar ve artık değiştirilmeleri gerekir.

4.Tabaka Ofsetlerinde Otomatik ve Manuel Banket Temizleyici

İşlevi:

Tabaka Ofsetlerinde Otomatik ve Manuel Blanket Temizleyici tabaka ofset makinaları için hazırlanmış özel bir temizlik maddesidir. Mükemmel temizlik özelligi ve malzemelere dayanıklılığı sayesinde, otomatik yıkama sistemlerinde mükemmel netice elde edilir. FOGRA tarafından test edilmiş ve tüm otomatik kauçuk yıkama sistemleri için tavsiye edilmektedir.

Özellikleri:

Piyasadaki tüm otomatik temizleme sistemleri için uygundur.

Mükemmel temizlik etkisi

Klorlanmış hidrokarbon, fluokarbon ve aromatlar içermez

1:1 Su ile karıştırılabilir

Korozyondan koruyucu özelliğe sahiptir

Baskı kalıplarına hasar vermez

Kullanım Şekli:

Manuel temizlik için 1:1 su ile karıştırılabilir. Otomatik yıkama sistemlerinde yıkama aralıklarına göre, ihtiyaç doğrultusunda ayarlanır.

5.Merdane Temizleme Pastası

İşlevi:

Merdane temizleme pastası merdanelerdeki mürekkep artıklarını derinlemesine temizler. Koyu renkten açık renge mürekkep değiştirirken artık sorun yaşamamanızı sağlar. Merdaneler, mürekkep kabulünü süratle sağlar, üzerlerinde parlaklık kalmaz.

Özellikleri:

Mürekkep merdanelerinin derinlemesine mükemmel temizliği

Koyudan açığa hızlı geçiş

Merdanelerin mürekkep alım gücünü yükseltir

Ekonomik kullanım

Yıkama maddelerinde tasarruf

Cildi tahriş etmez

Kokusu rahatsız etmez

Çevre ve kullanıcı dostudur

Tehlikeli maddeler sınıfına girmez

Kullanım Şekli:

Merdane temizleme pastası bir spatula ile merdanelere yayılır ve birkaç dakika içinde etkisi görülür. Pastalı mürekkep merdanelerde temizlik maddesi ile tekrar yıkanır.

6.Mürekkep Kusturucu

İşlevi:

Mürekkep Kusturucu, bakterilerle ayrışabilen, kurumuş mürekkebi iz bırakmadan ortadan kaldıran, su ile karıştırılan özel mürekkep kusturucusudur.

Özellikleri:

Yoğun temizlik

Su ile karıştırılabilir 1:3

Korozyona karşı

UV temizleyici olarak kullanılabilir

Bakterilerle ayrışabilme özelliği

Kullanım Şekli:

1) Kurumuş mürekkebin üzerine dökünüz, bir süre bekledikten sonra bir bez ile temizleyiniz.

2) Kauçuk merdanelerinde 1:1′den 1:3 oranı arasında kullanılır.

7.Korumalı El Temizleme Jeli

İşlevi:

Korumalı el temizleme jeli özellikle matbaacılar için üretilmiş deri korumalı el temizleme jeli

Özellikleri:

Derinlemesine ve hassas temizleme

Deri bakım ve koruma maddeleri içerir

Kum tanecikleri içermez

Kullanım Şekli:

Korumalı el temizleme jeli kuru ele bir miktar alınarak ovuşturun akabinde su ile yıkayın

8.Mürekkep Tazeleyici ve Start Spreyi

İşlevi:

Oksidatif kurumayan baskı mürekkepleri bile, baskı makinasının bekleme süresince kalınlaşabilir. Bu kalınlaşma uzun depolama sürelerince, iş araları, makina hazırlık sürelerinde kalınlaşabilir. Mürekkep tazeleyici ve Start spreyi ve Mürekkep tazeleyici ve Start spreyi Mürekkebin baskı özelliklerini tekrar kazandırarak sorunsuz çalışılabilmesini saglar.

Özellikleri

Baskı mürekkebi, renk derinliği kaybolmaksızın tekrar süratle istenilen kıvama ulaşır.

Baskı başlangıcında kağıdın kauçuğa yapışması önlenir.

Mürekkebin fiziki özelliklerini değiştirmez.

Kullanım Alanı

Mürekkep merdaneleri, Blanketler, Mürekkep hazneleri.

Kullanım Şekli:

1. Mürekkep Haznesi: Mürekkep tazeleyici ve Start spreyi mürekkebin üzerine püskürtülüp bir spatula ile Karıştırılır.

2. Mürekkep Merdaneleri: Üzerine Mürekkep tazeleyici ve Start spreyi püskürtülen merdaneden birkaç tabaka kağıt geçirin, akabinde mürekkebi açın

3. Blanketler: Mürekkep tazeleyici ve Start spreyi yi makina durduktan sonra, başlama yardımcısı olarak blanket yüzeyine uygulayınız ve birkaç tabaka kağıdı geçiriniz.

9.Mürekkep Koruyucu

İşlevi:

Mürekkep koruyucu Ofset baskı mürekkebinin kurumasını ve üzerinin kabuk bağlamasını önler. Üzerine püskürtüldükten sonra, mürekkebin üzerinde hava geçirmeyen bir tabaka oluşturarak mürekkebin üzerinde kabuklaşmayı ve mürekkebin kurumasını önler.

Kullanım Alanı

Mürekkep merdaneleri, Mürekkep hazneleri, Mürekkep kutuları

Özellikleri:

Mürekkebi kabuklaşmaktan ve kurumadan korur

Mürekkebin kimyasal yapısını etkilemez

Yağ içermez

Kayma, yapışma ve sararma yapmaz

Makina bekleme sürelerinden sonra hazne temizliği gerektirmez

Gece beklemelerinde kullanılabilir

Kullanım Şekli:

Mürekkep koruyucu  25 cm uzaklıktan mürekkep üzerine püskürtülür.

1. Merdaneleri korumak için yavaş dönen merdaneler üzerine püskürtüp makinayı durdurunuz.

2. Mürekkep haznelerini ve kutularını korumak için, mürekkep yüzeyine eşdeğer miktarda püskürtülür. Böylelikle yüzeyde bulunan hava kabarcıkları patlar. Yüzeye bir kere daha püskürtülerek kutunun kapağı kapatılır.

10. Boya Kurutucu Pasta

İşlevi:

Boya kurutucu pasta ofset baskı mürekkebi için bir katkı maddesidir. Mürekkebin içerisindeki su ile reaksiyona girerek oksijeni dışarı atar ve mürekkebin kurumasını saglar. Oksijen oranı % 2 civarındadır.

Özellikleri

Kuruma prosesi içeri doğru olduğundan süratli bir şekilde gerçekleşir

Kapalı kağıt balyasında bile tam kuruma sağlanır

Mürekkebin sürtünme sağlamlığı daha da iyileştirilmiştir.

Ekstra havalandırmaya gerek yoktur

Özellikle üflemesiz makinalar için uygundur.

Karışım % 0.5  3

Kullanım Şekli:

Boya kurutucu pasta bir ıspatula ile Mürekkebe karıştırılır

11.Baskıda Su ve Mürekkep Dengesini Düzenleyici Pasta

İşlevi:

Baskıda su ve mürekkep dengesini düzenleyici pasta, uzun süreli ve süratli dönen mürekkep merdanelerinde mürekkebi dengeler ve çıkıştaki ürünün birbirlerine bulaşmamalarını güçlendirir.

Özellikleri:

Mürekkebi mükemmel şekilde dengeler

Nokta büyümesini en aza indirir

Mürekkep daha süratli kurur

Sürtünmeye karşı mukavemet sağlar

Karışım Oranı: % 24

Kullanım Şekli:

Baskıda su ve mürekkep dengesini düzenleyici pasta mürekkebe iyice karıştırınız.

12.Mürekkep Yapışkanlığını Azaltıcı Pasta

İşlevi:

Mürekkep Yapışkanlığını Azaltıcı Pasta, az miktarda kullanımda dahi mürekkebin yapışkanlığını azaltır. Mürekkebin renk derinliğinde, parlaklığında, kurumasında v.s. herhangi bir değişiklik olmaz.

Özellikleri:

Kağıdın yolunması azalır

Az kullanımla yüksek viskozite gücü

Madeni yağ içermez

Renk derinliğinde bir değişiklik olmaz

Özellikle küçük ofset makinaları için üretilmiştir

Kullanım Şekli:

% 24 kadar mürekkebe karıştırınız.

13.Bitkisel Bazlı Ofset Baskı Pudrası

İşlevi:

Tabaka kagıt üzerine yapılmış olan baskının kurumasını sağlar ve bir sonra gelen tabakanın yüzeysel kurumasını sağlayarak bulaşmaları önler. Özel oval yapıya sahip pudra tanecikleri, baskı sonrası işlemlerde herhangi bir rahatsızlık yaratmaz.

Özellikleri:

Pudranın optimal akışkanlığı, geniş açılı alanda en az pudralamayı mümkün kılar

Taneciklerin yüzeysel düzgünlüğü zımpara etkisini önler

Baskı sonrası işlemlerde sorun çıkartmaz

İnsan sağlığına bir zararı yoktur

14.Film temizleyici

İşlevi:

Film temizleyici, Folyo, Film, Foto kağıdı ve cam yüzeyler için özel bir temizlik maddesidir. Özellikleri

Gölgesiz ve parlak temizleme

Yapışkan izleri ve cila izleri yok olur

Kullanım Şekli:

Film temizleyici Temiz ve tüysüz bir beze sürülür ve temizlenecek alan silinir.

15.Kalıp Korrektör

İşlevi:

Kalıp Korrektör, pozitif kalıplar için thixotroph bir hata düzeltici maddedir.

Özellikleri:

Noktasal hassas düzeltme imkânı, akmaz.

Çok iyi sürülebilir

Alüminyum tabakaya zarar vermeksizin saniyede etkisini gösterir

Her türlü pozitif kalıplar için uygundur

Şişede kurumaz

Yakıcı değildir

Depolanabilir

Zararsızdır

Kullanım Şekli:

Kalıp Korrektörbir fırça ile kalıbın hatalı bölgesine sürülerek kısa bir süre etkimeye bırakılır. Daha sonra su ile yıkanır.

16.Film Ve Kalıp Banyo Makineleri Temizleme Kimyasalları

İşlevi:

Film ve kalıp banyo makinaları temizleme kimyasalları, film banyo ve baskı kalıbı banyo makinaları için üretilmiş özel bir temizlik maddesidir.

Özellikleri:

Banyo makinaların derinlemesine temizler

Merdane yüzeylerinde ve hazne çeperlerinde biriken gümüş ve kristal artıklarını temizler

Merdane yatakları ve yüzeyleri tekrar ilk günkü temizliğine kavuşur ve parlar.

Kullanım Şekli:

1. Developeri (banyoyu) boşaltın

2. Film ve kalıp banyo makinaları temizleme kimyasalları yi 1:2 veya 1:3 su ile karıştırdıktan sonra developer deposuna doldurunuz.

3. Makinayı pislikler çözülene kadar (2 saat) çalıştırınız

4. Temizleyici sıvıyı depodan boşlatmız, makinayı su ile yıkayınız ve yeni developerinizi doldurunuz.

5. Film banyo makinelerinde fixer bölümü içinde aynı işlemler uygulanır.

post thumbnail

Tipografi

Tipografi

Tipografi terimi ilk kez, Gutenberg’in metal harflerini tanımlamakta kullanıldı. Bugün ise bütün baskı yazıları ve noktalama işaretlerinin sanatsal ve tasarıma dayalı özelliklerini ve üretim teknolojilerini konu alan bir uzmanlık alanı olarak kabul edilmektedir.

Önceden tasarlanan, kalıbı hazırlanarak dökülen ve genel olarak yazılı iletişimin bütün alanlarında kullanılan harf, sayı, sembol, çizgi ve noktalama işaretleri, tipografik karakterler olarak anılırlar.

Günümüzün tipografik karakterleri, el yazılarıyla başlayan uzun bir evrim sonucunda oluşmuşlardır. Harfin temel unsuru çizgisel vuruş ve darbelerdir, fırça, kamış ve keski gibi yazı araçları, harf biçimlerini doğrudan etkilemiştir. Sonraları Eski Yunanlı ve Romalılar, harfleri temel geometrik konstrüksiyonlar üzerinde biçimlendirmeye başlamıştır.

Tipografik karakterler, optik olarak hayali bir yatay çizgi (satır çizgisi) üzerine dizilirler. Küçük harflerin gövde yüksekliklerini belirleyen yatay çizgi ile satır çizgisi arasındaki uzaklık “x yüksekliği” olarak adlandırılır. Bu, küçük harflerin standart yüksekliğidir ve en net ölçülebildiği harf, küçük “x” harfidir. Harfleri oluşturan ana hatların alt ve üst bitim yerlerinde bulunan tırnak biçimindeki küçük uzantılar ise serif olarak adlandırılır.

Tipografik karakterler et kalınlıklarına göre beş kategoriye ayrılabilir :

l – Tam beyaz (Extralight)
2 – Beyaz (Light)
3 – Yarım siyah (Medium)
4 – Siyah (Bold)
5 – Tam siyah (Extrabold)

Bir tipografik karakterin harfler, sayılar, noktalama işaretleri ve diğer sembollerden oluşan dizisine “Font” adı verilir. Aynı fontun bütün karakterleri yan yana dizildiğinde, optik olarak eşdeğer bir yoğunluk ve bütünsellik oluşturur. Bir fontun temel unsurları şöyle sıralanabilir:

Büyük harfler, küçük harfler, sayılar, noktalama işaretleri, matematiksel semboller, aksanlar ve logogramlar, bunlar, iki harfin birleşerek oluşturduğu tipografik karakterlerdir.

Tipografik karakterler sadece geometrik kriterlere göre tasarlanırsa, algılamaya dayalı optik sorunlar ortaya çıkar. Her tipografik karakter optik kriterler göz önüne alınarak tasarlanır. Örneğin, yuvarlak hatlar ve sivri uçlar büyük harf yada satır çizgisinin dışına taşırılır. Yatay hatlar dikey hatlardan daha ince tutulur. Siyah yoğunlaşmayı azaltmak için, iki hattın dar bir açıyla birbirlerine eklendiği bölgeler belirli bir oranda inceltilir. Tasarım bütünlüğü sağlamak amacıyla, harflerin benzer biçimsel özelliklere sahip olan parçalarında aynı formlar kullanılır.

Tipografik Karakterlerin Sınıflandırılması

l) Geleneksel Yazılar : El yazılarının yuvarlak ve organik yapısına sahip olan bu karakterlerin serifleri dirsek biçiminde ve eğimlidir. Yuvarlak biçimlerdeki incelme ekseni diyagonaldir, ince ve kalın hatlar arasında çok az bir kontrast söz konusudur. Başlıca örnekler : Bembo, Garamond, Caslon, Goudy, Palatino,…

2) Geçiş Dönemi Yazıları : Bu gruba giren yazıların ince ve kalın hatları arasında geleneksel yazılara göre daha belirgin bir kontrast vardır. Serifler yataya daha yakın bir eğimdedir. Yuvarlak biçimlerdeki incelme ekseni dikeye yakındır. Harfler, Barok döneminin etkisiyle daha genişlemiştir. Başlıca örnekler : Baskerville, Caledonia,…

3) Modern Yazılar : Modern yazılarda ince ve kalın hatlar arasındaki kontrast üst sınırdadır. İnce hatlar, çizgi haline dönüştü-rülmüştür. Yuvarlak biçimlerdeki incelme ekseni dikey konumdadır. İnce hatlarla aynı kalınlıkta ve yatay bir çizgi görünümündeki serifler, gövdeye dik bir açıyla bağlanırlar. Harflerin anatomisinde geometrik kurallar ağır basar. Başlıca örnekler : Bodoni, Didot, Torino,…

4) Kare Serifli Yazılar : Bu gruba giren yazıların ortak özelliği, seriflerinin kare ya da dikdörtgen biçiminde olmasıdır. Şerifler, harf gövdesine dik bir açıyla bağlanır. İnce ve kalın hatlar arasındaki kontrast azaltılmıştır. Bazı karakterlerde bütün hatlar aynı et kalınlığınadır. Başlıca örnekler : Rockwell, Clarendon, Playbill,…

5) Serifsiz Yazılar : Serifsiz yazılarda bulun hatlar aynı kalınlıktadır. Yuvarlak hatlardaki incelme ekseni daima dikey konumdadır. Geometrik bir anlayışla tasarlanmışlardır. Başlıca örnekler : Futura, Helvetica, Avant-Garde,…

6) Gotik Yazılar : Gotik yazı geleneğinin ilk örneği. 15.yüzyıl Almanya’sında yaygın olarak kullanılan “Textur” yazısıdır. Gotik sanatının karakteristik özeliklerini taşıyan bu dar ve uzun yazılarda, yuvarlak unsurlar yok edilmiştir. Anatomisinde kesik uçlu kalemlerin etkisi görülür. Başlıca örnekler : Gotik, Old English,…

7) El Yazıları : El yazılarındaki serbest ve akıcı biçimsel özelikler temel alınarak tasarlanan bu tür yazıların başlıca örnekleri arasında; Brush Script, Vivaldi, Mistral, Brody,… sayılabilir.

1.3.Tipografik Ölçüler

Fransız yazı tasarımcısı Pierre Simon Fournier de Jeune, 1737 yılında “Punto” birimini temel alan bir ölçü sistemi geliştirerek tipografik ölçülerin standardizasyonunu başlatmıştır. Punto, günümüzde uluslararası geçerliliği olan tipografik bir ölçü birimidir, l punto 0.37583 milimetredir. Daha çok satır uzunluğu ve metin derinliği ölçmede birim olarak kullanılan “Kadrat” (Amerika’da Pica, Almanya’ da Cicero) ise 12 puntoya eşittir.

Tipografik ölçülerin belirlenmesinde, el dizgisinde kullanılan metal harfler(hurufat) esas alınmıştır. Harfin punto değerini belirlemede esas alınan ölçü; harf rölyefinin kendi yüksekliği değil, metal harf bloğunun yüksekliğidir. Tipografik baskı yüzeyinde eşit bir düzlem oluşturmak için bütün harfler standart bir yükseklikte üretilirler.

sayfa 1 - 712345...Son »
Matbaa Eğitim Merkezi Theme Plugin XHTML Eğitim ve Ögretim